Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

VİTR BAHSİ

DEVAM: 23. Dua’nın Fazileti Ve Âdabı

Nebi (s.a.v.)’in sahâbisi Fedâle b. Ubeyd (r.a.)’in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Resûlullah (s.a.v.) bir adamın namazında Allah (c.c.)’ya sena etmeden ve Peygamber’e salevât getirmeden dua ettiğini duyup; “Şu adam acele etti’* buyurdu.

Sonra adamı çağırıp ona -veya bir başkasına-[Şüphe râvilerden birisine aittir.]; “Sizden biriniz namaz kıldığı zaman önce Rabbi’ni ta’zim ve sena etsin, sonra Nebî (s.a.v.)’e salevât getirsin, bundan sonra da artık istediği şekilde dua etsin” buyurdu.

İzah:

Tirmizî, deâvât; sehv; Ahmed b. Hanbel, VI, 18.

Hadis-i şerifte, Hz. Peygamber’in bir adamı namazda dua ederken duyduğu belirtilmekte, fakat namazın neresinde olduğuna temas edilmemektedir. Ancak bu duanın ya selâmı verdikten sonra ya da selâm vermek için oturduğunda, tahiyyat ve salli-barik dualarını oku­madan yapmış olması gerekir. Çünkü namaz içerisinde dua edilecek başka bir yer yoktur. Şevkânî bu hadisin İbn Mes’ûd’un teşehhüd konusundaki ri­vayetinin mânâsına uygun düştüğünü söyler. Bu anlayış Hz. Peygamber’in, adamın teşehhüd için oturduğunda dua ettiğini duyduğunu kabul etmeyi ge­rektirir.

Tirmizî’nin aynı sahâbî’den yaptığı şu rivayet ise, adamın namazı bitir­dikten sonra dua etiğine işaret etmektedir:

Resûlüllah (s.a.v.) otururken içeriye bir adam girdi. Namaz kılıp, “Alla-hım, beni bağışla bana merhamet et” diye dua etti. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.):

“Ey namaz kılan adam! Acele ettin. Namazını kılıp da oturduğun za­man lâyık olduğu şekilde Allah’a hamdet, sonra bana salevât getir. Sonra da ona dua et” buyurdu. Daha sonra başka bir adam namaz kıldı. Namaz­dan sonra Allah’a hamdetti, Peygamber’e salevât getirdi. Resûlullah (s.a.v.) bu zata:

“Ey namaz kılan! Dua et, karşılık görürsün” buyurdu.

Görüldüğü üzere Tirmizî’nin bu rivayeti hadiste bahsi geçen zâtın na­mazdan sonra dua ettiğine delâlet etmektedir.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD