SÜNEN EBU DAVUD
SUNNE BAHSİ
DEVAM: 15. İman’ın Artıp Eksildiğinin Delili
Ebu Hureyre’den (rivayet edildiğine göre) Rasûlullah (s.a.v.): “Zina eden kimse zina ederken mü’min olarak zina edemez. (Hırsızlık yapan kimse) hırsızlık yaparken mü’min olarak hırsızlık yap(a)maz (Şarap içen de) şarabı içerken mu’min olarak içmez ve Tevbe (kapısı) ona açıktır” buyurmuştur.”
Diğer tahric: Buhari mezalim, eşribe, hudud, Tirmizi. iman: Nesai, kasame; kat’us-sarik; eşribe; İbn Mace, fiten (3936); Darimii eşribe; Ahmed b. Hanbel, II, 243. 317, 376. 386.479; III 356: VI. 139.
AÇIKLAMA:
Bu hadis-i şerif, zina hırsızlık ve şarap içmek gibi büyük günahlardan birini işleyen kimsenin dinden çıktığını söyleyen Haricilerin delilidir.
Hattabi (r.a.)’nin açıklamasına göre. Hariciler bu hadisi, kendi inançları doğrultusunda te’vil ederek, bu hadisin kendilerini te’yid ettiğini iddia etmişlerdir. Helal olduğuna itikat etmedikçe, büyük günahlardan birini işleyen kimsenin, dinden çıkmadığını söyleyen ehl-i sünnet ulemasından bazılarına göre bu hadiste geçen: “Mü’min olarak zina etmez, hırsızlık etmez, şarap içme/” cümleleri haber cümlesi şeklinde gelmiş “inşa” cümleleridir. Yani “mü’min olarak zina etmesin, hırsızlık etmesin, şarap içmesin. Çünkü bu fiilleri işlemek müslümanlnra yaraşmaz.” anlamında kullanılmıştır.
Yine ehl-i sünnet ulemasından bazılarına göre de bu hadis-i şerifte geçen: “Mü’min olarak bu suçu işlemez” anlamındaki cümleler “Müslim, müslümanlarin elinden ve dilinden salim kaldığı kimsedir” mealindeki 2481 numaralı hadis-i şerifle, “emanete riayet etmeyenin imanı yoktur” hadisinde ve; “komşusu, serinden emin olmayan kimse, mü’inin değildir” hadisinde olduğu gibi.
Buhari, edeb; Müslim, iman: Tirmizi, kıyame; Ahmed b. Hanbel, 1. 387: II. 288, 336,373: III. 154: IV. 31. VI, 385.
Yahut da bu hadis-i şerifte büyük günah işlenirken kalmadığından bahsedilen, imanın kendisi değil kemali ve faziletidir. Yani kişi bu günahları işlerken imanın kemali kalmadığı ifade edilmek istenmektedir.
Bir başka ifadeyle “Bu suçlan işleyen kişinin imanı onları işlerken kamil değildir. Böyle bir mü’minin durumu eli, ayağı, burnu ve kulağı olmayan aciz insan gibidir.[Bk. ez-Zebidi, Şerhü’l-İhya, II. 254 vd.]
Eş’ariler ise hadisi; “Bu günahları işleyen kimse bu işi helal görerek yaparsa imandan çıkmış olur” diye te’vil etmişler ve bu te’vilin gerekli olduğunu, aksi takdirde Hz. Nebiin: “Allah’dan başka hiçbir ilah olmadığını söyleyip te bu sözü üzere ölen herkes cennete girer. Zina ve hırsızlık yapmış bile Olsa”[Buhari. tevhid; Rikak: istizan; Müslim, iman; Tirmizi, iman] hadisi ile telifinin imkansızlığını söylemişlerdir. EI-Amidi, Mutezile ve Haricilerin mevzumuzu teşkil eden hadis hakkın da yapmış oldukları te’vil için şu cevabı vermiştir:
“Bu hadisteki mü’min kelimesi, “iman”dan değil “eran” kelimesinden alınmıştır. Bu durumda hadisteki mana “zina eden kişi Allah’ın azabından emin değildir” şeklindedir. Aynı hadisi zina yapan kişi bu işi yaparken mü’min olma vasfını kaybeder, fiilden sonra mümin vasfı geri döner, şeklinde de te’vili yapılmıştır. Nitekim bir numara sonra gelecek olan hadis-i şerif bu görüşü desteklemektedir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar