SÜNEN EBU DAVUD
SALAT BAHSİ
56. Namazını Evinde Kılıp Sonra Bir Cemaate Rastlayan Kişi Onlarla Birlikte Namaz Kılmalıdır
Yezid b.el-Esved’den; rivayet edilmiştir ki; o gençken Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’le beraber namaz kıldı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namazını bitirince bir de ne görsün, iki kişi mescidin bir köşesinde namaz kılmayıp oturuyorlar. Bunun üzerine Onları çağırt(t)dı, onlar titreyerek Resulullah’a getirildiler. Hz. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Sizi bizimle beraber namaz kılmaktan men eden şey nedir?” buyurdu. Adamlar, “Biz evimizde kıldık” dediler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Böyle yapmayınız. Sizden biri evinde namazı kılıp sonra da imamı namaz kılmamış bir halde bulursa onunla birlikte yine kılsın. Çünkü o (imamla beraber kılacağı namaz) kendisi için nafile olur” buyurdu.
Diğer tahric: Tirmizî, salat; Nesaî, imame; Darimî, salat; Ahmed b. Hanbel, IV, 161; Darekutnî, sünen, I, 413 – 414.
AÇIKLAMA: Şevkanî Neylü’l-Evtar’da bu iki namazdan hangisinin farz hangisinin nafile olduğu hususunda ihtilaf bulunduğunu söyleyerek bu ihtilafları şu şekilde sıralar:
Haris, Evzaî, Şafiîlerden bazılarına göre birincisi tek olarak, ikincisi cemaatle kılınmışsa, farz sonradan kılınandır. Hanefî, Şafiilerin cumhuru ve (Mugnî’nin ifadesine göre) Hanbelîlere göre önce kılınan, farz yerine geçer. Şafiîlerden bazıları, bu iki namazdan hangisi daha kamil ise farzdır, derken, bazıları da farzın hangisi olduğu belli değildir, Allah dilediğini farz, dilediğini nafile sayar, görüşündedirler.
Bu hadisin zahirinden anlaşılmaktadır ki, kişi hangi namaz olursa olsun, bir namazı tek başına kılar da sonradan cemaate tesadüf ederse, o cemaate iştirak eder. Zira Hadis mutlaktır, herhangi bir namaza işaret edilmediği gibi, hiç bir namaz istisna da edilmemiştir. Hattabî’nin bildirdiğine göre Hasan, Zührî, Ahmed, İshak ve Şafiî’nin görüşleri bu merkezdedir. Nehaî ve Evzaî’ye göre akşam ve sabah namazları kılınmışsa sonraki cemaate iştirak edilmez, diğerlerinde iştirak edilir. Malik ve Sevrî ise, akşam namazından sonra, tekrar cemaate uymanın mekruh olduğunu söylerler.
Hanefîlere göre sabah, ikindi ve akşam namazlarından birini tek olarak kılan bir kimse, sonra bir cemaate tesadüf ederse o cemaate iştirak edemez, diğer namazlarda nafile olarak iştirak edebilir. Darekutni’nin İbn Ömer’den rivayet ettiği bir hadiste Resulullah (s.a.v.) “Evinde namaz kıldığın zaman cemaate rastlarsan, akşam ve sabahın dışındakileri tekrar kıl” buyurur. Bu hadis-i şerif ile Nebi (s.a.v.)’in sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar, ikindiden sonra da güneş batıncaya kadar nafile, kılmaktan men etmesi Hanefîlerİn görüşünü te’yid etmektedir. Hattabî’nin bildirdiğine göre kılınan hiçbir namazın iadesinin mekruh olmadığını söyleyenler bu hadisleri şu şekilde te’vil etmişlerdir:
a. Bu vakitlerde namaz kılmanın nehyedilmesinden maksat, sebebsiz yere, yeni bir cemaat fiilen söz konusu olmadan nafile kılmaktır.
b. Adı geçen hadisler, bu babın hadisi ile nesh edilmiştir. Yezid b. Ca-bir’in hadisi daha sonra varid olmuştur. Çünkü o Veda Haccına iştirak etmiştir.
Bezlü’I-Mechud sahibi, sabah ve ikindiden sonra namaz kılmayı nehyeden hadislerin Yezid b. Cabir hadisi ile neshedildiğini kabul etmemektedir. Neshe delalet eden bir delil olmadığını, Yezid b. Cabir’in veda haccında bulunmasının bu hadisin sonradan varid olduğuna delalet edemeyeceğini söyler.
DEVAM
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar