SÜNEN EBU DAVUD
SALAT BAHSİ
54. Namaza Koşarak Gitmek
Ebu Hureyre (r.a.) dedi ki; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’i şöyle buyururken işittim: “Namaz için ikamet edildiğinde o’na koşarak gelmeyiniz, sükunet ve vakarla yürüyerek geliniz, Yetişebildiğinizi (imamla beraber) kılınız, yetişemediğinizi tamamlayınız”
Ebu Davud dedi ki: Zebidî, İbn Ebi Zi’b İbrahim b. Sa’d, Ma’mer ve Şuayb b. Ebî Hamze, Zühri’den yetişemediğini tamamlayınız” şeklinde sadece, îbn Uyeyne Zühri’den “kaza ediniz” şeklinde rivayet etmiştir. Muhammed b. Amr, Ebu Seleme’den; o da Ebu Hureyre’den ve Ca’fer b. Rebia, el-A’rac tarikiyle Ebu Hureyre’den “tamamlayınız” şeklinde; İbn Mes’ud Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’dan ve Ebu Katade ile Enes (r.a.) da yine Resulullah ‘tan şeklinde rivayet etmişlerdir.
Diğer tahric: Buharî, ezan; cum’a; Müslim, mesacid; Tirmizî, salat; İbn Mace, mesacid; Darimi, salat; Ahmed b. Hanbel, II, 237, 239, 270, 387, 452
AÇIKLAMA: Hadis’te Resulullah (s.a.v.); “Kamet getirilince namaza gelmeyiniz” buyurmuştur. Burada kamet lafzının zikri hüküm kamete bağlı olduğu için değildir. Kamet edilmesi farza başlanılacağına delildir .Kamet işitildiği halde cemaate yetişmek için koşmaktan menedilmesi, kamet getirilmeden evvel koşmaktan öncelikle men edilmeyi gerektirir. Gerçi bazıları nehyin kamete başlandığı ana mahsus olduğunu söylüyor ise de, Nevevî’nin de ifade ettiği gibi önceki anlayış daha uygundur. Hadisin Müslim’deki rivayetinde “Sizden biriniz namazı kastettiği zaman o namazdadır” ziyadesi ile üzerinde durduğumuz hadis-i şerifin devamındaki “yetişebildiğinizi cemaatle kılarsınız, yetişemediğinizi tamamlarsınız” ifadeleri de yukarıdaki birinci manayı te’yid etmektedirler. Camiye koşarak girmekten men ifade eden bu nehy, bütün vakitler için geçerlidir.
Bu hadis-i şerifin “Allah’ın zikrine koşunuz” ayet-i kerimesine zıt olduğu sanılmamalıdır. Çünkü ayet-i kerimedeki sa’y (koşmak) kelimesinden murad, kasttır. Ayetin devamındaki “alış-verişi bırakınız” ifadesi de buna delalet etmektedir. Buna göre ayet-i kerimeden anlaşılacak mana,”Alış-veriş işlerini bırakıp Allah’ın zikri ile meşgul olunuz” şeklindedir.
Hadisin zahirine göre koşularak gidilmesinden men edilen namaz mutlaktır. Cuma namazı veya başka bir namaz arasında fark olmadığı gibi, iftitah tekbirine yetişememe korkusu olup-olmaması arasında da fark yoktur. Zeyd b. Sabit, Enes, Ahmed, Ebu Sevr ve İbnu’l-Munzir bu görüştedirler.
“Sekinet ve vakarı elden bırakmayınız” ifadesi namaza giderken sağa-sola fazla bakılmaması, gözlerin haramdan korunması, sessizlik içinde yürünmesini gerektirir. Zira Müslim’in rivayetinde “namaza giden kişi sanki namazdadır” denmektedir. Özellikle mescid içerisinde acele etmemek gerekir. Çünkü acele eden kişi iktida esnasında tekbir getirmeden ellerini kaldırarak namaza girmektedir ki, bu giriş sahih değildir. Namaza giriş için kişinin en azından “Allahu ekber” lafzını kendisi duyabileceği şekilde sesli tekbir getirmesi gerekir. Kalben getirilen tekbirler hükümsüzdür. Bununla namaza girilmiş olmaz. Namazdaki kıraatin de aynı hükümde olduğunun bilinmesi ve dikkat edilmesi gereken hususlardandır.
İbn Mes’ud, İbn Ömer,Esved b.Yezid, Abdurrahman b. Yezid ve İs-hak b. Rahuye’ye göre iftitah tekbirine yetişememekten korkulursa koşula-bilir. Nitekim Ömer (r.a.) birgün Bakî’de iken kameti duymuş ve mescide koşmuştur.
Bu hadis-i şerifte mevzu bahs edilen hususlardan birisi de şudur:
Namazın tamamında cemaate yetişemeyen kişinin, yetişebildiği bölüm namazının başı mıdır, sonu mudur? Bu mesele ulema arasında ihtilaflıdır.
Cumhura göre bu durumda kişinin imamla birlikte kıldığı kısmı namazının başıdır. Hz. Ali, Said b. Müseyyeb, Hasan el-Basrî, Mekhul, Ata, Zührî, Evzaî, İshak ve Şafii bu görüştedirler.
Süfyan es-Sevrî, Ebu Hanife, Ahmed, Mücahid ve İbn Sîrîn’e göre bu durumda kişinin imamla kıldığı kısım, namazının sonudur. Ferd olarak kaza ettiği bölüm ise, namazın evvelidir. Şöyle ki, Ramazanda cemaatle kılınan vitre ikinci veya üçüncü rekatta uyan kişi imamla birlikte kunut yapar, daha sonra kunutunu tekrarlamaz. Buna delil olarak da, Hadis-i şerifte “geçeni ise kaza ediniz” emridir. Zira imamla kılamadığı ve kaza etmesi gerekli bölüm namazın evvelidir. Ancak hadis-i şerifin “geçeni tamamlayınız” rivayetinden, kılınan kısmın, namazın evveli olduğu anlaşılıyor gibi ise de, geçeni tamamlamak olduğundan ilk rivayetle arasında bir fark bulunmamaktadır.
Bu iki rivayetten sonuncusu daha meşhur olanıdır. Bu konudaki görüşler şöyledir:
1. Kişinin imama yetiştiği kısım namazın evvelidir. Kalan kısım söz ve fiillerde (okuma ve hareket) onun üstüne bina edilir. Şafiî, İshak ve Evzaî’-nin görüşü budur.
2. Ef’ale nisbetle namazın evveli, akvale nisbetle sonudur. Yani hareket bakımından ilk duruşu namazın evveli, okunacak kıraat ve dualar bakımından ise, sonudur. Bu Malikî’nin görüşüdür.
3. Namazının evvelidir. Ancak bu durumdaki kişi imamla birlikte fatiha ve sure okur sonradan kalanı kazaya kalktığında sadece fatiha okur. Çünkü namazın son bölümündedir. Bu, Müzeni, İshak ye Zahirîlerin görüşüdür.
4. Namazının sonudur. Hem fiillerin hem sözlerin kaza edilmesi gerekir. Bu, Ebu Hanife, Ahmed, Süfyan, Mücahid ve İbn Sîrîn’in görüşüdür.
DEVAM
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar