SÜNEN EBU DAVUD
HARAC – İMARA – FEY’ BAHSİ
DEVAM: 34-36. (Devlet Başkanının) Toprakları Parselle(yip Tebaasına Bağışla)ması
Safiyye bint Uleybe ile Duheybe bint Uleybe’nin haber verdiklerine göre, babalarının ninesi olan, Kayle bint Mahreme kendilerine (şöyle) demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.)’in yanına gelmiştik. Bekr b. Vail (oğulların)ın elçisi (olan) arkadaşım Hureys b. Hassan öne geçip îslârniyet(e bağlı kalmak üzere) kendi ve kavmi adına Rasûlullah (s.a.v.)’e biat etti. Sonra “Ey Allah’ın Rasûlü! Bizimle Temim oğulları arasında Dehna (mevkii) hakkında (yani) onlardan yolcuların ya da (oradan mecburen) geçenlerin dışında hiçbir kimsenin oraya girmeyeceğine dair (bir belge) yaz” (ılmasım emret) dedi. Bunun üzerine Hz. Nebi katiplerinden birisine emr edip
“Ey Oğul! Hureys için Dehna hakkında (bir belge) yaz” dedi. Ben (Hz. Nebi’in) Dehna hakkında Hureys'(in arzusuna uygun bir şekilde idare edilmesi) için emrettiğini görünce, oranın kendi memleketim ve ülkem olması cihetiyle beni bir üzüntü kapladı bunun üzerine
“Ey Allah’ın Rasûlü o sen’den istediği zaman (bu) yerlerden adaletli bir istekte bulunmadı, işte bu Dehna senin yakınında bulunuyor, (orası) Develerin ve koyunların merasıdır. Temim oğullarının kadınları ve oğulları da hemen o’nun arkasındadır” Deyiverdim. (Hz. Peygamber de)
“Ey oğul! (bu anlaşma metnini yazmaktan) vazgeç (çünkü bu) kadıncağız doğru söyledi, müslüman müslüman’ın kardeşidir. Dehna’da (bulunan) su ve ağaç her ikisi için de müşterektir, (orada) fitnecilere karşı yardımlaşırlar” buyurdu.
İzah:
Tirmizi, İstizam ve adab
Metinde geçen “es-Seviyye minelardı” kelimesi sözlükte düz yer, yani ova anlamına gelirse de, Bezi yazarı, bu kelimenin burada “iki tarafında eşit olarak hakk bulunan bir yer” anlamında kullanıldığını ve bu kelimenin geçtiği cümlenin “Hureys senden adaletli bir istekte bulunmadı. Bu isteğin getirilmesi Temimoğullarına karşı haksızlık ve zulüm olur.” manasına geldiğini söylemiştir.
Avnu’l-Mabûd yazarına göre, bu cümle “Ey Allah’ın Rasûlü Hüreys senden içerisinde verimli ve verimsiz toprakların aynı seviyede bulunduğu toprakları istememiştir. O senden develerin ve koyunların otlağı olan verimli Dehna toprağını istemiştir.” anlamında kullanılmıştır.
Metinde geçen “İşte şu Dehna senin yakınındadır” cümlesi ise “Burası senin yakınındadır. Binaenaleyh burayla ilgili olarak söylediğim sözlerin doğru ve yanlışlığını varıp kolayca görebilirsin” anlamında kullanılmıştır.
“Orası develerin ve koyunların otlağıdır. Temim oğullarının kadınları ve erkekleri onun hemen arkasındadır.” Cümlesi de “Temim*tilerin buraya son derece ihtiyacı vardır.” anlamında kullanılmıştır. \
Netice olarak, Hz. Nebi Hureys’in bu isteğini reddetmiş, Dehna’yı Bekr oğullarına vermekten vazgeçmiş oranın Bekr oğullarıyla Temim oğulları arasında müşterek bir mera olarak kullanılmasına karar vermiştir.
Bu hadisin bâb başlığı ile ilgisi Hz. Nebidin bir memleketin mirası durumunda olan bir yerin bir şahsın emrine tahsis etmesine izin vermediğini ifade etmesidir. Binaenaleyh bu hadis, hayvanların muhtaç olduğu bir merayı herhangi bir şahsa vermenin caiz olmadığına delalet etmektedir. Çünkü ot, su gibi olduğundan hiçbir kimse onu tekeline alarak başkalarını ondan faydalanmaktan men edemez.
İmam Tirmizî, bu hadis hakkında “Kayle’nin hadisini yalnız Abdullah b. Hassan’ın rivayetinden bilmekteyiz” demiştir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar