SÜNEN EBU DAVUD
HARAC – İMARA – FEY’ BAHSİ
27-28. Yahudilerin Arap (Yarım) Adasından Çıkarılması
İbn Abbâs’dan (rivayet olunduğuna göre), Nebi (s.a.v.) (vefatı esnasında) üç şey’i vasiyet ederek: “Müşrikleri arap (yarım) adasından çıkarınız, gelen heyetlere benim yaptığım gibi ikramda bulununuz../’ dedi. İbn-i Abbas dedi ki: “üçüncüyü söylemedi -yahutta-onu (söyledi de) ben unuttum” (Humeydi (nin) Süfyan’dan naklettiğine göre Süleyman “Said üçüncüyü de söyledi mi, söylemedimi (pek iyi) hatırlayamıyorum” demiştir.)
İ zah:
Buhari, cihâd, cizye, megazi; Müslim, vasiyyet, Ahmed b. Hanbel 1-222 IV-371.
Hadisin zahirinden anlaşıldığına göre, Hz. Nebi vefatı esnasında ümmetine uç vasiyette bulunmuş. Bunlardan biri Hz. İsa’yı ilahlaştıran hıristiyan müşrikleriyle Hz. Üze-yir’in Allah’ın oğlu olduğunu söyleyen yahudilerin ve tüm müşriklerin arap yarım adasından çıkarılması.
İkincisi gelen heyetlerin yine eskisi gibi güzelce ağırlanması ile ilgilidir.
Üçüncü vasiyete gelince onu Hz. İbn Abbâs pek iyi hatırlayamamakta-dır. Hz. îbn-i Abbâs’ın rivayetine göre, onu ya Hz. Nebi söylemekten vazgeçmiştir. Yahutta Hz. Nebi söylemiştir de ibn Abbâs kendisi unutmuştur. Hadisin zahirinden anlaşılan budur. Avnü’l-Mabûd yazarının açıklaması da böyledir. Ancak Bezlü’l-Mechiîd yazarı bu görüşte değildir. O’na göre, metinde geçen “üçüncüyü söylemedi yahutta (söyledi ama) ben unuttum” anlamındaki sözü söyleyen Hz. Abdullah b. Abbâs değil, bu hadisi ondan nakleden Said b. Abbâs adıyla da anılan Said b. Cübeyr’dir. Yine Bezi yazarının açıklamasına göre, Hafız İbn Hacer (r.a) bu meseleyi açıklarken “bu sözün ravi Süleyman el-Ahvel”e ait olduğunu ve ravi Süleyman bu sözüyle hadisi kendisine rivayet eden Said b. Cübeyr’in bu üçüncü vasiy-yeti kendisine nakledip etmediğini iyice hatırlayamadığını söylemek istemektedir” diyor. Metnin sonuna ilave ettiği ta’likten musannif Ebû Davûdun da bu görüşte olduğu anlaşılıyor. Her ne sebeple olursa olsun, bize intikal etmemiş olan bu üçüncü vasiyyetin ne olabileceği konusunda da ulema çeşitli görüşler ileri sürmüşlerdir. Bu görüşleri şu şekilde özetleyebiliriz:
1- Bu üçüncü vasiyyet Kur’an’a sarılmaktır. Davûd ile İbn Tîn bu görüştedirler.
2- Bunun Usame b. Zeyd kumandasında düşman üzerine gönderilmesi planlandığı halde henüz gönderilmemiş olan ordunun hazırlanarak gönderilmesiyle ilgilidir. İbn Battal, ashabın bu ordunun düşman üzerine gönderilip gönderilmemesi hususunda ihtilafa düştüğü sırada Hz. Ebû Bekir’in “Hz. Nebi vefatı esnasında bu ordunun gönderilmesi için bizden söz aldı.” dediğini söyleyerek el-Mühelleb’in bu görüşünü desteklemiştir.
3- Kadı Iyâz’a göre ise bu üçüncü vasiyyet Hz. Nebiin “Ey Allah’ım kabrimi ibadetgâh yaptırma! Nebilerinin kabrini mescid haline getiren ümmete Allah’ın gazabı şiddetli olur.”[Muvatta, Kasr-üs-salât] sözüyle ilgili olabileceği gibi, namaz ve kölelere iyi muamele ile ilgili de olabilir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar