Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

ZEKAT BAHSİ

DEVAM: 46. Cimrilik

Esma bint Ebî Bekr (r.anhâ); demiştir ki, Resûlullah (s.a.v.)’e dedim ki: Ya Resûllallah! Benim, (kocam) Zübeyr’in evine getirdiğinden başka hiç bir şeyim yok, ondan vereyim mi? Resûlullah (s.a.v.): “Ver, saklama, yoksa senden de saklanır.” buyurdu.

İzah:

Buhari, zekât; Tirmizî, birr; Nesâî, zekât; Ahmed b. Hanbel VI, 344, 354.

Hadiste geçen verme, israfa varmaksızın verilmesi âdet olan şeyin verilmesidir. Belki de Peygamber (s.a.v.) Esmâ’-ya kocasının izninden bahsetmeksizin “ver’* demesi, Zübeyr’in cömertliği­ni ve Esma’nın vereceği şeye ses çıkarmayacağını bilmesinden dolayıdır. Esmâ’ya -daha önceki hadislerde [Bak. 1685-1688 no’lu hadisler.] geçtiği gibi- “kötülük kastetmeksizin ver” dememesi, onun dindarlığını, yerli yerince infakta bulunacağını bil­diği içindir.

Hattâbî’nin beyân ettiği üçüncü bir yorum daha vardır. O da ev sahi­bi evine bir şey getirirse, âdeten bunun tasarrufu evin hanımına bırakılmış olur. Ev hanımı vakti gelince yeteri kadar infak eder veya ilerisi için sak­lar. Buna göre Resûlullah (s.a.v.), Esmâ’ya; “tasarrufu sana bırakılan bir şey olursa, ihtiyaç miktarını bıraktıktan sonra artanı tasadduk et. saklama” demiş olur.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD