SÜNEN EBU DAVUD
ZEKAT BAHSİ
DEVAM: 44. Kadın’ın Kocasının Evindeki Maldan Sadaka Vermesi
Hemmâm b. Münebbîh dedi ki; Ebû Hureyre’yi şöyle derken işittim: Resûlullah (s.a.v.): “Kadın izin almaksızın kocasının kazancından infak ederse, ona kocasının ecrinin yarısı vardır,” buyurdu.
İzah:
Buhârî, nafakat
Bu hadiste geçen izin, sarih izindir. Yani kadın kocasının malından -rızâsına delâlet eden bir karine olduğu halde ondan açıkça izin almaksızın- infak ederse ondan ecir alır. Eğer erkeğin rızasında şüphe edilirse, kadın her hangi bir ecir alamadığı gibi günahkâr da olur. Hadisi “kadın, kocasının bilgisi dışında kendi nafakasına mahsuben erkeğin malından alır ve onu infak ederse…” diye anlamak da mümkündür. Böylece erkek, verilen mal kendi kazancından olduğu, kadın da kendi nafakasından verdiği için ecre nail olur. Böyle bir yorumla bu hadis ve 1688 no’lu hadis cem’ edilmiş olur.
Buradaki ecrin yarısı, verilecek sadakadan hâsıl olacak sevabın yarısı anlamına değildir. Çünkü 1685 no’lu hadiste; “bunlardan birisi, diğerlerinin sevabını eksiltmez” hükmü yer almıştı. O halde bu hadisteki “ecrin yarısı” ifâdesini, kadın da erkek gibi ecre hak kazanır, şeklinde te’vil etmek gerekir.
Kirmanı şöyle diyor: (1685 no’lu hadiste geçen) “Bunlardan birisi diğerlerinin sevabını eksiltmez” hükmü kadının infakı kocasının emri ve sarih izni ile olursa geçerlidir. Ama bu hadiste olduğu gibi erkeğin emri bulunmaz fakat rızasının bulunduğu samlırsa onlardan her birine hâsıl olacak ecrin yarısı vardır. Böyle bir te’ville hadis zahirine göre anlaşılmış olur.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar