SÜNEN EBU DAVUD
MENASİK BAHSİ
DEVAM: 47. Ka’be’nin Rükünlerini Selamlamak
İbn Ömer’den (rivayet olunduğuna göre), Kendisine Hz. Aişe’nin; “Hıcr’ın bir kısmı Beyt’dendi (Beytin sınırları içerisine dahildi)” dediği haber verilmiş bunun üzerine (İbn Ömer de) Allah’a yemin ederim ki, Aişe’nin bunu Resullullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den duyduğuna kesinlikle inanıyorum. (Şimdi) kesinlikle anlıyorum ki Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in (Kabe’nin dört rükününden) ikisini selamlamayışı sadece bu iki rüknün (Beyt’in Hz. İbrahim tarafından atılan) temelleri üzerinde olmayışındandır ve halen (Beyt’in), Hicrin dışından tavaf edişinin sebebi de bundan başka bir şey değildir.
Diğer tahric: Buhari, hac; Müslim, hac
AÇIKLAMA:
Bilindiği gibi Kabe’nin kuzey tarafında yarım daîre şeklinde bir duvar vardır ki buna “Hatîm” denir. Kabe’nin Kuzey tarafında bir köşesine “Rükn-i Şamî, diğer köşesine de “Rükn-i Irakî” denir. Bu Hatîm’in kuşattığı ve Hatimle Ka’be arasında kalan yere “Hıcr” denir. Ka’be’nin altın oluğu bu kısmın üzerine akar. Ka’be-i Muazzama’yı tavaf ederken Ka’be ile Hatîm arasındaki açıklıktan geçmeyip bu duvarın dışından geçerek tavaf edilmesi şarttır.
Bu,duvarın yüksekliği 131 santim’dir. Yarım daire şeklinde kuşatmış olduğu kısma “Hıcr-i İsmail” denir. Çünkü İsmail a.s. buraya defnedilmiştir. Kabe ile bu duvarın doğu ucu arasında 230 santimlik bir mesafe bulunduğu gibi Kabe ile batı ucu arasında 223 santimliklik bir mesafe vardır.
Kureyş, Nebi Efendimize Nebilik verilmeden beş sene önce Kabe’yi yeniden bina etmişlerdi. Malî imkanları yetişmediği için Kabe’yi Hz. İbrahim’in yaptığı genişlikte yapmamışlar, bu sebeble Kabe’nin kuzey kısmında bulunan ve aslında Kabe’den olan bir bölüm yeni inşaatın dışında kalmıştı. Metinde geçen “Hıcr’ın bir kısmı Beyt’dendi” cümlesiyle bu gerçeğe işaret edilmek istenmiştir. Nitekim Müslim’de şu anlama gelen bir hadisi şerif vardır: “Ey Aişe! Eğer kavmin şirkten yeni kurtulmuş olmasaydı, ben Kabe’yi yıkar da yere yapışık (alçak) yapardım. Ona biri doğuda biri batıda iki kapı açardım. Hıcr tarafından da ona altı arşın yer katardım, çünkü Kureyş Kabe’yi bina ederken onu küçültmüştür.”[Müslim, hac]
Metinde geçen “ezunnu” kelimesi “eteyekkanu, kesinlikle biliyorum” anlamında kullanıldığı gibi “in” harfi de şartiyye olarak değil, “inne”den muhaffef bir harf olarak tahkik anlamında kullanılmıştır. Biz de tercümeyi buna göre yaptık.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar