SÜNEN EBU DAVUD
MENASİK BAHSİ
DEVAM: 26. Telbiye Nasıl Yapılır?
Hallâd b. es-Sâib el-Ensârî babası (es-Sâib) den rivayet ettiğine göre, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem (şöyle) buyurmuştur: “Bana Cibril aleyhisselâm gelip ashabıma ve yanımdakilere ihlâlde seslerini yükseltmelerini emretmemi söyledi.”
İzah:
Tirmizî, hac; îbn Mâce, menâsik; Dârimî, menâsik; Muvalta’, hac; Nesâî, menâsik; Ahmed b. Hanbel, IV, 55, 56.
“(Ravi Rasûlulah sallallahû aleyhi vessellem’in) iki (kelime)den birini (söylediğini) kasdederek (dedi ki); Rasûlullah; Yahut da telbiyede (seslerini yükseltmelerini öğretmemi emretti)” dedi.
Ulemânın büyük çoğunluğuna göre, Cebrail aley his selâmın, Resûl-i Ekrem’e; “ashabına yüksek sesle telbiye. getirmelerini öğretmesi” yolundaki emri farziyyet ifade eder. Çünkü bir Peygamberin Cebrail vasıtasıyla Cenâb-ı Haktan tebliğ etmek üzere aldığı emri olduğu gibi ümmetine bildirmesi kendisi için farzdır. Aldığı emri ketme-dip ümmetine bildirmemesi ise, Nebilerde bulunması vâcib olan tebliğ sıfatına aykırıdır. Yine ulemânın çoğunluğuna göre Resûl-i Ekrem’in bildirdiği bu emre uymak ümmeti için menduptur. Zahirî ulemâya göre ise, ümmeti için de bu emre uymak farzdır.
“İhlâl” ile “telbiye’* kelimeleri aynı manayı ifâde ederler. Bilindiği gibi telbiye; İhram halinde iken, “lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyk lâ şerike leke lebbeyk innelhamde venni’mete leke velmülk lâ şerike lek = Tekrar tekrar icabet sana Yâ Rabbi, tekrar icabet sana, tekrar icabet sana, senin şerikin yoktur. Tekrar icabet sana, hiç şüphe yoktur ki, ha m d ve ni’met sana mahsûsdur. Mülk de senindir, senin şerikin yoktur,” sözlerini okumaktır.
Ravî, Rasûl-i Ekrem’in aynı mânâya gelen ihlâl ve telbiye kelimelerinden hangisinin kullandığını kesinlikle hatırlaymadığından bu iki kelimeden birini söylediğini ifâde etmek maksadıyla “Yahutta telbiyede seslerini yükseltmelerini öğretmemi emretti, dedi.” demiştir.
“Ashabıma” sözüyle, her zaman resûl-i Ekrem’in sohbetinde bulunan muhacirler ve ensâr kasdedilmiş “ve yanımdakiler” sözüyle de başka zamanlarda beraberinde bulunamadıkları halde o anda hac münâsebetiyle yanında bulunan sahâbîler kasdedilmiştır. Bu emri sadece yanında devamlı kalan sahâbilere bildirmek üzere almadığını, isterse bir kere olsun Resûl-i Ekrem’le karşılaşmak saadetine erişmiş olan bütün sahâbilere bildirmek üzere aldığını ifade etmek maksadıyla her iki kelimeyi de bir arada kullanmıştır.
Bu hadis-i şerif, İbn Mâce’nin rivayetinde, “Bana, ashabına telbiyeyi yüksek sesle getirmelerini bildirmemi emretti” şeklinde geçiyor. Nesâî’de ise, bu hadis “Ey Muhammed, ashabına telbiyeyi yüksek sesle getirmelerini emret” anlamına gelen sözlerle rivayet edilmiştir. Yine bu hadis, Zeyd b. Hâlid el-Cühenî’den şu mânâya gelen sözlerle rivayet edilmiştir: “Bana Cibril geldi de; “Ey Muhammed ashabına telbiyeyi yüksek sesle getirmelerini emret. Çünkü telbiye haccın şeâirindendir” dedi.” el-Fetha’r-Rabbânî, XI, 180; Hakim Müstedrek, I, 450.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar