SÜNEN EBU DAVUD
HUDUD BAHSİ
10. Ne Olduğunu Söylemeden Bir Haddi (Gerektiren Bir Suçu) İtiraf Edenin Durumu
Ebû Ümâme (r.a) haber verdi ki: Bir adam Rasulullah’a gelip: Ya Rasulullah ben haddi gerektiren bir suç işledim. Bana haddi uygula, dedi. Rasulullah: “-Geleceğin zaman abdest aldın mı?” dedi. Evet, “Biz namaz kıldığımızda, bizimle birlikte namaz kıldın mı?” Evet “Haydi git, Allah seni affetti.”
İzah:
Buhari, hudûd; Müslim, hüdûd; Ahmed b. Hanbel, V, 262, 265.
Bu manadaki hadisi, Buhari, ve Müslim, Abdullah b. Mes’ud’dan rivayet etmişlerdir. Haddi gerektiren bir suç işlediğini ikrar eden birisine efendimizin, işlediği suçun ne olduğunu sormadan abdest ve namazını sorup, “Allah seni affetmiştir” buyurması, iki türlü değerlendirilmiştir.
1- Rasulullah’ın vahy yoluyla Allah’ın o zatı bağışladığını öğrenmiş olması muhtemeldir. Aksi halde Rasulullah ona işlediği suçun ne olduğunu sorar ve haddi uygulardı. Bu görüşü Hattabî, Askalânî’den nakletmiş-tir.
2- Nevevî ve bir grup alimin dediğine göre; adamın işlediği günah küçük günahlardandı. Hz. Nebiin namaz ve abdest sorarak günahının Allah tarafından bağışlandığını söylemesi buna delildir. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir.
3- Hadiste zikredilen had; istılahî manası olan had değil günahtır. Yani buradaki had, küçük günah manasınadır. Çünkü ulema hadlerin teybe ile düşmeyeceği konusunda müttefiktirler. Namaz da küçük günahlar için keffarettir.
4- Efendimiz, haddi düşürmek için özellikle suçun ne olduğunu sormamış, adam açıklamayınca da salıvermiştir. Nitekim Rasulullah (s.a.v.) zina ikrarında bulunan birisine: “Her halde sen Öptün, her halde sen dokundun” diyerek haddi düşürmeye çalışmıştır.
Hadisteki suç ikrarında bulunan zat; Ebu’1-Yusr Ka’b b. Amr el – Ensarî es-Sülemî’dir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar