Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

EDEB BAHSİ

64. Bir Kimsenin Ebu İsa Künyesi Almasının Hükmü

(Zeyd b. Salim’in) babasından (rivayet edildiğine göre) Ömer ibn El-Hattâb (r.a.) Zeyd İbn Sabit’in kendi kendisine Ebu İsa künyesini veren oğlunu dövdü. El Mugîre İbn Şu’be de kendisine “Ebu İsa” diye künyelenmişti. Hz. Ömer O’na: Sana Ebu Abdullah künyesini alman yetmiyor mu? diye çıkıştı. Bunun üzerine Mugîre, “Bu künyeyi bana Rasûlullah (s.a.v.) verdi” dedi. Hz. Ömer de: Onun gelmiş, geçmiş hataları affedilmiştir. (Bize gelince) biz kendi başımızayız. (Allah’ın bize nasıl muamele yapacağını bilmiyoruz)” diye çıkıştı. Bunun üzerine (Mugîre) ölünceye kadar Ebu Abdullah künyesini taşımaya devam etti.

İzah:

Bezlül-Mechud yazarı Hz. Ömer’in metinde geçen: “O’nun gelmiş geçmiş hataları affedilmiştir. (Bize gelince) biz kendi başımızayız” mealindeki sözlerini açıklarken şu görüş­lere yer veriyor: “Allah daha iyisini bilir ya, bazı işler haddizatında kera­hetten hali olmadığından bu gibi işleri yapmak aslında çirkindir. Fakat ha­ram değildir. İnsanlar bu tür işlerdeki çirkinliği anlayınca, bu işleri yap­manın haram olduğunu zannederler. Halbuki bu fiili irtikab etmek haram değil mekruhtur.

Hz. Nebi bu gibi mekruh işleri yapmanın haram olmadığını gös­termek için onları işleyebilir. Bu fiilinden dolayı da günahkâr olmaz. Bi­lakis bir gerçeği açıkladığı için sevab kazanmış olur. Bu Hz. Peygambe­rin şahsına ait Özel bir durumdur. Binaenaleyh başkaları aynı fiili işleye­cek olurlarsa günahkâr olurlar. Öyleyse bir insan birisine Ebû İsa (İsa’nın babası) ismini verecek olursa zihinlerde sanki Hz. İsa’nın bir babası var­mış gibi gerçeğe aykırı bir fikir uyandırmış olacağından çirkin bir fiil iş­lemiş olur.

1. Kendisi bu künyeyi seçtiği zaman, henüz, kendisine mevzumuzu teşkil eden bu hadis-i şerif ulaşmamış olabilir.

2. Hz. Nebiin Mugîre İbn Şu’be’ye Ebu İsâ künyesini verdiğini düşünerek bu künyeyi almanın sünnet olduğuna inandığı için bu künyeyi seçmiş olabilir.

Fakat şurasını unutmamak gerekir ki eğer bu künyeyi almak sünnet ol­saydı Hz. Ömer bu künyeye müdahale etmez ve bu künyeyi başkalarına da verirdi.”[Bezlu’l-Mechûd, XIX, 198.]

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD