SÜNEN EBU DAVUD
MENASİK BAHSİ
DEVAM: 23. İfrad Haccı (Umresiz Hac)
Âişe (r.anhâ.)’dan; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) ile birlikte (hac için yola) çıktık. Sadece hacca niyet edeceğimizi sanıyorduk. (Mekke’ye) gelince Beyt-i tavaf ettik. Resûlullah (s.a.v.) (Beyt-i Şerife) hedy kurbanı sevketmemiş olan kimselerin ihramdan çıkmalarını emretti. Bunun üzerine hedy kurbanı sevketmemiş olanlar ihramdan çıktı(lar).
Diğer tahric: Buhârî, hac; Müslim, hac; Nesâî, menâsik
AÇIKLAMA:
Veda Haccına kadar hac mevsiminde umre yapıldığı görülmemişti. Bu mevsimde sadece hac yapılırdı. Bir başka tabirle o tarihe kadar sadece ifrâd haccı bilinirdi. Kıran ve temettü’ hacları bilinmezdi. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) hac mevsiminde umrenin de yapılabileceğini öğretmek maksadıyla Zulhuleyfe’de umre için ihrama girmiş olan ashabına daha önce niyet etmiş oldukları haccı feshederek umreye niyet etmelerinde bir sakınca olmadığını söylemiştir. Nitekim bu mesele 1779 no’lu hadis-i şerifte de ifade edilmektedir. Ancak Hz. Âişe’nin ihramı konusuyla ilgili rivayetler birbirinden oldukça farklıdır. 1778 numaralı hadis-i şerifte Hz. Âişe (r.anhâ)’nın sadece umreye niyet ettiği ifade edilirken, 1782 numaralı hadiste “sadece hacca niyet etti” deniliyor. Konumuzu teşkil eden hadiste de “sadece hacca niyet edeceğimizi sanıyorduk” ifadesi vardır. Bunların hepsi de sahihdir ve aralarını şu şekilde uzlaştırmak mümkündür. Hz. Âişe önce hacca niyet etmişken, sonra Resûl-i Ekrem’in (s.a.v.) emriyle haccı bırakıp umreye niyet etmiştir. Daha sonra hayızlanınca Resûl-i Ekrem (s.a.v.)’in emri üzerine umreyi yahut umrenin fiillerini terkedip Jıac için ihrama girmiştir. Nitekim 1779 numaralı hadisin şerhinde açıklamıştık. Hz. Âişe niyet ettiği haccın tavafını yapmadığı halde, (Mekke’ye) “gelince Beyt’i tavaf ettik” demesi mecaz ifade eder. Hz. Âişe tağlîb yoluyla onlar yerine “biz” tabiri kullanmıştır. Gerçekte ise, Hz. Âişe Mekke’ye vardıkları zaman tavaf yapmamıştır.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar