Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SALAT BAHSİ

DEVAM: 165-166. Namazda Selam Almanın Hükmü

Câbir b. Abdillah (r.a.)’den; demiştir ki: Nebi (s.a.v.) beni (haber toplamak için) Mustalik oğullarına gönderdi. Geldiğim zaman devesi üzerinde namaz kılıyordu. Ben kendisiyle konuştuğum halde ,o bana eliyle şöyle yaptı. Sonra kendisiyle (tekrar) konuştum. Fakat o eliyle yine şöyle yaptı. Ben kendisini işitiyordum. Okuyor, başı ile işaret ediyordu. Namazı bitirdikten sonra; “Gönderdiğim iş hususun­da ne yaptın? Şüphesiz ki, seninle konuşmama namazda bulunmamdan başka bir engel yoktu” buyurdu.

Diğer tahric: Dârimî, salât; Ahmed b. Hanbel, III, 312, 339, 446.

AÇIKLAMA:

“Ben kendisiyle konuştuğum halde” Nesâî’nin rivayetinde “selâm verdim” şeklinde geçmektedir. Müslim’in, Atâ vası­tasıyla Câbir’den naklettiği hadis-i şerifte[Müslim, mesacid] de, “selâm verdim” tabiri, geçmekte ise de, Zübeyr’in Câbir’den naklettiği hadis-i şerifte [Müslim, mesâcıd] bu cümle, açıkladığımız hadiste olduğu gibi kapalıdır. “Selam verdim” anlamına da “selâmın dışında bir söz söyledim” anlamına da gelebilen lafızlarla rivayet edilmiştir.

“Bana eliyle şöyle yaptı” tabiri ile Müslim’in rivayetinden anlaşıldığı­na göre Resûl-i Ekrem (s,a.)’in eliyle yeri işaret ettiği anlaşıldığına göre, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) eliyle yeri işaret ettiği ifade edilmek istenmiştir. Bu da gösteri­yor ki, namazda bir ihtiyacdan dolayı elle işarette bulunmak caizdir. Nite­kim Mâliki, Şafiî ve Hanbelî ulemâsının görüşü de böyledir. Ancak Resûl-i Ekrem’in yere doğru eliyle yaptığı yaptığı bu işaret selâma cevap vermek an­lamına gelmez. Eğer selâma cevab vermek maksadıyla işaret vermek istesey­di, elini yere doğru değil de havaya doğru kaldırırdı. Yere doğru olan işaretin mânâsı ise, “bekle namazdan sonra konuşuruz” anlamına gelmektedir. Ni­tekim Buhârî’nin Câbir’den rivayet ettiği hadiste, Hz. Câbir’in Resûl-i Ek­rem’in bu hareketinden, selâmının alınmadığı anlamını anladığını ve yapmış olduğu bir hatanın buna sebeb olduğunu zannederek Resul-i Ekrem namazı bitirip açıklama yapıncaya kadar üzüldüğü ifâde edilmektedir.[Buhârî, amel fis-salat]

Bu da gösteriyor ki, Resûlullah (s.a.v.)’in buradaki işareti, selâm almak anlamına gelmemektedir. Bu düşünceden hareketle Hanefî ulemâsı Bu-hârî hadisinden başka şu hadis-i şeriflere de dayanarak namazda işarette bu­lunmayı caiz görmemişlerdir.[bk. 923 no’lu hadis.] Görüldüğü gibi, açıklamakta olduğumuz Ebû Dâvûd hadisi fiilî hadistir. Oysa sözü geçen Buhârî hadisi, kavlî hadis­tir. Kavlî hadisler ise, fiilî hadislere tercih edildiğinden Hanefî ulemâsı, Bu­hârî hadisiyle amel etmişlerdir.

Namazda selâm almanın hükmü ile ilgili görüşler bir önceki hadisin açık­lamasında geçtiğinden burada tekrar etmeyeceğiz.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD