Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

CENAİZ BAHSİ

DEVAM: 26-27. Şehid(ler) Yıkanır (Mı?)

İbn Abbas’dan demiştir ki: Rasûlullah (s.a.v.) Uhud şehidlerinin (silahı, zırh gibi) demir(ler)in ve (kürk gibi) deri(den yapılmış madde)lerin üzerlerinden soyularak kanları ve elbiseleriyle defn edilmelerini emretti.”

İzah:

İbn Mace, cenaiz; Muvatta, cihad

Bu hadis-i şerifte Allah yolunda savaşırken vefat eden bir kimsenin, yıkanmadan kanıyla birlikte gömüleceğini söyleyenlerin delilidir. Allah yolunda savaşırken vefat eden kimselerin yıkanmadan üzer­lerindeki kanla gömülmelerinin hikmetini Rasûl-ü Zişan Efendimiz şöyle açık­lamıştır: “Onları yıkamayınız. Çünkü (onların Allah yolunda savaşırken al­dıkları) her yara ve (bu yaralardan akan) her kan kıyamet gününde misk gi­bi kokacaktır.”[Ahmed b. Hanbel, 111,299.] Yine mevzumuzu teşki1 eden bu Ebû Dâvûd hadisinde ifa­de edilen diğer bir husus da, Rasûl-ü Zişan Efendimizin Uhud şehitleri def­nedilmeden önce üzerlerinde bulunan deriden ve demirden mamul eşyaların soyulup çıkartılmasını emretmesidir.

Hanefî âlimleri, bu hadise ve îmam Ali (k.v)’İn “Şehidin üzerinden sa­rık, mest, fes gibi giysiler çıkartılır” mealindeki sözünü esas alarak; “şehi­din üzerinde sadece kefen vazifesi görecek giysiler bırakılır, diğerleri çıkartı­lır. Kürk, sarık, silah gibi eşyalar ise süslenmek, soğuktan ya da düşmandan korunmak için dirilere lazım olan ihtiyaç maddeleridir. Ölülerin buna ihti­yacı yoktur” demişlerdir.

Şâfiîler ise bu mevzuda “Onları giysileriyle ve kanlarıyla beraber def­nediniz. Çünkü kıyamet gününde damarlarından kan renginde, fakat misk gibi kokan bir kan fışkırır olduğu halde dirileceklerdir ” hadisine dayanarak şehidlerin üzerinden sözü gecen eşyalardan hiç birini çıkarmazlar[Bezlu’l-Mechud, XIV,102.] demişlerdir. Ha­nefî âlimlerinden îbn Abidin, Hanefî âlimlerinin bu mevzudaki görüşünü şöyle özetliyor: “Kefen olmaya yaramayan şeyler, gocuk, pamuk dolgulu elbise, külah, mest, silah ve zırh gibi eşyadır. Don bunlardan değildir. En muvafık kavle göre, o çıkarılmaz. Nitekim Hindiyye’de de Hinduvani’den naklen böyle denilmiştir.”[Davudoglu Ahmed, İbn Abidin, 111,519.]

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD