SÜNEN EBU DAVUD
CENAİZ BAHSİ
20-21. Musibet Geldiği Zaman Oturmak
Aişe’den demiştir ki: Zeyd b. Harise ile Ca’fer ve Abdullah öldürüldükleri zaman, Rasûlullah (s.a.v.) mescide oturdu, üzüntü(sü) yüzünden anlaşılıyordu.
Bu hadisi Amre vasıtasıyla Hz. Aişe’den nakleden Yahya b. Said, rivâyetine devam ederek Hz. Zeyd, Ca’fer ve Abdullah’ın ölümü ile ilgili olayı anlattı.
Diğer tahric: Buhari, cenaiz; Müslim, cenaiz Nesâî, cenaiz
AÇIKLAMA:
Hz. Zeyd ile Ca’fer ve Abdullah b. Revaha (r.a) hazretlerinin ölümüne ve Fahr-i Kâinat Efendimizin son derece üzülmesine sebep olan hadise Mute muharebesidir.
Bilindiği gibi Mute; Şam sınırlarında Belka köylerinden bir köy, Şam meşreflerinden (yaylalarından) bir yayla olup kılıçların en iyisi orada yapılır ve orada yapılan kılıca da oraya izafetle meşarif yapısı kılıç denir.[Koksal M. Asım, İslam Tarihi, VIII-47.] Mute Belka yakınındadır. Beytü’l-Makdis’e (Kudüs’e) iki merhaleliktir.
Mute, Kudüs’ün güneyinde bir yer ismidir. Bizanslılarla müslümanların yaptığı ilk harp burada olmuştur.
Hz. Nebi, hükümdarları İslama davet ettiği sırada, Busra emiri Şurahbile’de ashabtan Hars b. Umeyr’i elçi olarak göndermişti. Fakat Şu-rahbil bütün insanî ve diplomatik kaideleri bir tarafa bırakarak Hars’ı şehit ettirdi.
Hicretin sekizinci yılı idi. (Miladi 629) Bu saldırıya çok üzülen Hz. Peygamber hemen üç bin kişilik bir ordu hazırlayarak kumandanlığına Zeyd b. Harise’yi getirdi. Sonra: “Savaşta şayet Zeyd şehid olursa kumandayı Cafer alsın, Cafer de şehid düşerse, orduya Abdullah b. Revaha kumanda etsin” buyurdu. Sonra orduyu geçirmek için Medine’nin dışındaki Seniyyetu’lveda tepesine kadar gitti.
Abdullah B. Revaha’nın Ağlaması:
Abdullah b. Revaha, yanındaki kumandan arkadaşları ile birlikte vedalaştıklan sırada ağladı.
Ona “Ey Revaha’nın oğlu. Ne için ağlıyorsun?” diye sordular. Abdullah b. Revaha “Vallahi ben ne dünya sevgisinden ne de sizleri özleyeceğimden ağlıyor değilimdir.
Fakat ben yüce Allah’ın kitabından, “İçinizden cehenneme uğramayacak yoktur. Bu Rabbınin yapmayı üzerine vacip ve gerekli kıldığı bir gerçektir.”[Meryem 71] âyetine okurken Rasülullah (s.a.v.)’dan işitmişimdir.
Cehenneme uğradıktan sonra oradan nasıl geri döneceğimi bilmiyorum ve bunun için ağlıyorum” dedi.
Müslümanlar, “Allah sizin yardımcınız olsun. Sizleri her tehlikeden korusun. Sağ salim bize geri çevirsin.” dediler.
Abdullah b. Revaha ise onlara:
“Fakat ben Rahman olan Allah’dan yarhğanarak kanları fışkırtıp köpürten bir kılıç darbesiyle, yahut ciğer ve barsakları kasıp kavuran bir kargı saplamasıyla şehid olmak isterim ki, kabrime uğrayanlar (Allah bu savaşçıya doğru yolu göstermiş o da doğru yolu bulmuştur) desinler.” mealli beyitleri okudu.[Koksal M. Asım, İslam Tarihi VIII-54.]
Üç bin kişilik İslâm ordusu, karşılarında yüz bin kişilik bir düşman kuvveti buldu. Bizans İmparatoru Heraklius, ayrıca yüz bin kişilik bir kuvveti daha yedekte tutarak ŞurahbiPin yardımına koşmuştu. İlk hücumda İslâm kumandanı Zeyd şehid oldu. Onun ardından Hz. Nebiin yeğeni Ca’-fer ve ensardan Abdullah b. Revaha başkumandanlığı alıp biribirleri ardınca şehid düştüler. Müslümanlar ümitsizliğe kapılmadan derhal Allanın kılıcı Halid b. Velid’i kumandan tayin ettiler. Halid dağılan kuvvetleri topladı. Askerlerin yerlerini değiştirerek tekrar hücuma geçti. Düşmana kayıp verdirdi ve hemen düzenli bir şekilde geri çekilerek Medine’ye döndü. Düşman İslâm ordusunu takip edemedi.
Hz. Nebi Medine Mescidinde, zaman ve mesafe mefhumunu aşarak harbin safhalarını ve kumandanlarının şehid oluşlarını gözlerinden yaşlar akarak anlatmıştı. Diğer taraftan Hz. Nebi orduya deniz yoluyla takviye birlikler de göndermişti.[Debbağoğlu A. Ansiklopedik Büyük İslam İlmihali, 430.]
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar