SÜNEN EBU DAVUD
CENAİZ BAHSİ
4. Bir Hastayı Defalarca Ziyaret Etmek
Aişe’den demiştir ki; Sa’d b. Muaz; Hendek (savaşı) günü bir adam’ın kolundaki can damarına attığı bir okla yaralanmıştı. Bunun üzerine Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o’nu (sık sık ve daha) yakından ziyaret edebilmek için mescid de onun üstüne bir çadır kur(dur)du.
Diğer tahric: Buhari, megazi; Müslim, cihad; Nesâî, mesacid; Ahmed b. Hanbel 111,313, 386, VI.56.
AÇIKLAMA:
Sa’d b. Muaz b. en-Nu’man b. tmrü’l-Kays b. Zeyd el-Ensari, Mus’ab b. Umeyr’in delaletiyle müslüman olmuştur. Bedir mücahidlerinin ve ensarın en ileri gelenlerindendi. Muhacirler arasında Ebû Bekr es-Sıddık’ın makamı ne ise, ensar arasında Sa’d’ın makamı da o idi. Hendek savaşında, Kureyş kafilesinden Hıbban b. Arika el-Amiri’nin attığı bir ok ile kolundan yaralanmış ve bu yara’nın tedavisi epeyce uzun sürmüştü. Yara iyileşmeye başladığı bir sırada, deşilmiş bu deşme onun şehadetine sebep olmuştur.
Hibban b. Anka, oku attığı sırada arapların adetine uyarak Al sana Benim de İbnü’l-Areka olduğumu bil,demişti.Hz. Sa’d da -yahut bir rivayete göre Fahr-i Alem Efendimiz- Allah yüzünü cehennemde terletsin,buyurmuşlardır.”Arıka” “ter” manasına gelen kökünden geldiği için “müşakele” tarzında böyle dua buyurmuştur.
Hendek savaşı, sırasında Benû Kureyza yahudileri müslümanlarla olan dostluk antlaşmasını bozup İslâm düşmanlarıyla anlaşarak onları devamlı olarak müslümanlar üzerine kışkırtıp müslümanlara çeşitli zararlar vermeyi başarmışlardı. Savaş müslümanların lehine ve kâfirlerin aleyhine sonuçlandığından, Benû Kureyza da mağlub duruma düşüp kayıtsız şartsız teslime razı olmuştu. Kureyza oğullan daha önce Evs kabilesinin dostu olduklarından, harp sırasındaki ihanetlerine, verilecek hüküm için hakim olarak Evslile-rin reisi olan Sa’d b. Muaz’ın görevlendirilmesini istediler. Hz. Sa’d ise erkeklerin kati, mallarının taksim, çocuklarıyla kadınlarının da esir edilmelerine hüküm ettikten sonra, ilahi rahmete kavuştu. Rasul-ü Zişan Efendimiz bu hükümden dolayı Sa’d’e “Yemin olsun ki Allah’ın yedi kat semavat üzerindeki hükmüne muvafık olarak hüküm verdin. Bunun böyle olacağını seher vakti melek gelip hana haber vermişti.” buyurdu. Rivayete göre, yarası epeyce iyileştiği bir sırada, hatta Benû Kureyza hakkında hakemlik yapma görevi kendisine verildiği günden önceki gazada şöyle dua etmiş: “İlahi sen bilirsin ki, Rasûlünü tekzib eden, vatanından çıkaran, kavm kadar kendilerine harp ve cihad etmek istediğim hiç kimse yoktur. İlahi öyle zannediyorum ki, bizimle onların arasında artık edilecek harp kalmamıştır. Şayet Ku-reyş ile başka bir harbimiz daha kaldıysa senin yolunda onlarla cihad edebilmem için ömrümü uzat. Bir de Benû Kureyza’dan intikam alarak mü’-minlerin gözlerini aydinlatmadıkca canımı alma.” Hz. Sa’d’ın bu duası dergah-ı ilahide makbul olmuş, Allah onu bu isteklerine kavuşturmuştur.
Siyer ve hadis kitaplarında açıklandığına göre, Fahr-i Kâinat Efendimiz, Sa’d’ın vefatı esnasında yanında bulunmamışlar. Fakat vefatından hemen sonra, Cebrail aleyhisselam gelip “Ey Muhammed, bu salih kul kimdir ki, ruhunun bedeninden çıkıp alem-i ervaha yükselmesi için semanın bütün kapıları açıldı ve kudümünden dolayı arş titredi.” demiş, bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) eteklerini sürükleyerek acele Sa’d’ın yanına çıkmış fakat onu ruhunu teslim etmiş olarak bulmuştur.[Ahmed Naim, Tecrid-i sarih, 11,335, 336 hadis no: 289.]
Hicretin beşinci senesinde vefat eden, Hz. Sa’dın cenazesi, omuzlarda taşınmaya başlayınca münafıklar “Bu cenaze amma da hafifmiş ha” demeye başlamışlar. Bunun üzerine Nebi (s.a.v.) de “Onu melaikeler taşıyorlar” buyurmuştur. Bir hadisi şerifinde de, “onun ölümünden arş titredi.” demiştir.[Buhârî, menakibu’l-ensar]
Metinde geçen Ekhal; kelimesi kolda bulunan bir damardır. Bu damar kesildiği zaman, sahibi ölünceye kadar kanı durmazmış. Bu bakımdan İmam Halim, bu damarın candamarı olduğunu söylemiştir. Bu damarın vücudun her organında bir bölümü bulunduğu koldaki bölümüne “ekhal” sirttakine “ebher” uyluktakîhe “nesa” ismi verildiği söylenir. Hz. Sa’d kol damarından yaralanınca Rasûl-ü Ekrem Efendimiz, yarayı ateşle dağlamış, bunun üzerine kanı kesilmiş ama bu sefer de eli şişmiş. Rasûl-ü Zişan Efendimiz bunu görünce, yarayı tekrar dağlamış, fakat eli yine şişmiş Hz. Sa’d bu durumu görünce “Benû Kureyza’dan intikam alındığını görmeden canını almaması için Allah’a dua etmiş. Bu dua üzerine kanı kesilmiş. Benû Kurayza hakkında hükmünü verip de erkeklerinin kati, kadın ve çocuklarının esir, mallarının da taksim edildiğini görünceye kadar bir damla bile kam akma-mıştır. Hz. Nebi de “Bu hükmünle Allah’ın hükmüne uygun bir hüküm vermiş oldun” buyurarak onu taltif etmiştir.
Kurayza oğullarının, nüfusu dörtbin kişi kadardı. Hz. Sa’d’ın hükmü İle katledildiler. Öldürme işi sona erince Hz. Sa’d’ın damarı çatladı ve bununla hayatı sona erdi.[Tirmizî, siyer; Darimî. siyer; Ahmed b. Hanbel 111,350.]
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar