Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

CENAİZ BAHSİ

DEVAM: 3. Hastayı (Abdestli Olarak) Ziyaret Etmenin Fazileti

Ali (b. Ebî Talib)’den demiştir ki: Geceleyin bir hastayı ziyaret eden kimseyle birlikte mutlaka yetmiş bin melek (daha yola) çıkar. (Bu melekler) sabaha kadar o ziyaretçi için (Allah’dan) af dilerler ve (ayrıca) onun için cennette hazırlanmış meyveler vardır.

İzah:

İbn Mace, cenaiz; Tirmizî, cenaiz, tıb; Ahmed b. Hanbef 1-91, 118, 121, 229.

Metinde geçen sabah; gece yarısından gündüzün ortasına kadar olan süre, mesa (gece) kelimesi de öğle vaktinden gece­nin yarısına kadar olan süre anlamında kullanılmıştır.

Bu hadis-i şerifte, vadedüen mükâfatlar, hastayı sadece Allah rızası için ziyaret edenler içindir. Hastayı zenginliğinden veya şahsi nüfuzundan dola­yı, ya da gösteriş için ziyaret edenlerin bu mükâfattan bir nasibleri yoktur.

Bu mevzuda Ahmed b. Hanbel’in rivayet ettiği bir hadis-i şerifte şu me­aldedir: “Ebû Musa el-Eş’ari, Hasan b. Ali’yi hastalığında ziyaret etmiştir. Ali ona:

“Hasta ziyareti için mi geldin, yoksa görüşüp konuşmak maksadıyla mı geldin?” diye sordu. O da:

“Hasta ziyareti için geldim” deyince:

“Bir müslüman müslüman bir hastayı ziyarete çıkınca kendisiyle bir­likte yetmiş bin melek daha çıkar.”[Ahmed b. Hanbel 1,121.] dedi. Tirmizî’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte şu mealdedir:

“Said bin Ilaka el-Kufî’den rivayet edilmiştir; dedi ki: Ali (r.a) elimden tuttu ve “Yürü bizimle beraber (oğlum) Hüseyin’e ıyadetde bulunalım.” dedi. Ebû Musa’yı Hüseyin (r.a)’in yanında bulduk. Ali:

“Ey Ebû Musa” dedi. “Iyadete (hastayı ziyarete) mi geldin, yoksa (mut­lak) ziyaret midir kasdın?” Ebu Musa

“Hayır, aksine hastayı ziyarete geldim” dedi. Bunun üzerine Ali dedi ki:

“Rasûlullah (s.a.v.)’den işittim, şöyle buyurdu. “Bir müsiüman, bir müs-Iumana sabahleyin iyadette bulunursa behemehal yetmiş bin melek, akşam oluncaya dek onun için istiğfar ederler ve şayet akşamleyin iyadette bulu­nursa, behemehal yetmiş bin melek sabah oluncaya kadar onun için istiğfar ederler ve kendisi için cennette bir mergzar (bahçe) vardır.”

Bu hadis garib-h»sendir. Ali’den müteaddit verililerden rivayet edilmiştir. Kimi mevkuf olarak rivayet ederek onu ref etmemiş (Rasul-i Ekrem’e çıka­ramamıştır. Ebû Fahite’nin adı Said b. Ilaka’dır.[Tirmizî, cenaiz]

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD