SÜNEN EBU DAVUD
BUYU’ ve İCARE BAHSİ
DEVAM: 3. Şüphelerden Kaçınmak
Ebu Hureyre (r.a)’den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, faiz yemeyen hiçbir kimse kalmayacaktır. Kişi, faiz yemese bile, kendisine onun buharından bulaşacaktır.”
îbn îsa; “Onun tozundan ona bulaşacaktır” dedi.
Diğer tahric: Nesai, buyu’; İbn Mace. ticarat (2278); Ahmed b. Hanbel, II, 494.
AÇIKLAMA:
Bu hadis Musannif Ebû Davud’a iki ayrı hocadan intikal etmiştir. Bunlardan birisi Muhammed b. İsa, diğeri de Vehb b. Bakiyye’dir. Metin, Vehb b. Bakiyye’nin rivayetidir. Onun; “Kendisine onun Buharindan bir şey bulaşacaktır*’ şeklinde rivayet ettiği cümle, Muhammed b. İsa’ mn rivayetinde, ‘ ‘Kendisine, onun tozundan bir şey bulaşacaktır” şeklinde varid olmuştur. Musannif bu farka, hadisin sonunda işaret etmiştir.
îbn Mâce’nin rivayeti de, İbn İsa’nın rivayeti gibidir.
Senedden, Hasen’in hadisi Ebû Hureyre’den işittiği izlenimi ortaya çıkar. Fakat Münziri, Hasen’in Ebû Hureyre’yi görmediğini, onun için hadisin munkatı olduğunu söyler.
Metinde geçen; “faizin Buhari” veya “tozu”ndan maksat, onun eseridir.
Rasûluîlah (s.a.v.), bu hadisi ile ta asırlar öncesinden bugünü görmüş, insanlığın düştüğü bu ekonomik batağı mucizevî bir tarzda haber vermiştir. Gerçekten de Hz. Nebi’in bildirdiği tahakkuk etmiş, faize doğrudan ya da dolaylı olarak dalmayan hemen hemen kalmamıştır. Dinine bağlı olarak bilinen, faizin haram olduğuna inanan birçok insan bile maalesef ya bile bile ya da bilmeden faize bulanmıştır. Çünkü gayri islâmî bir sisteme dayanan ve bu sistemin piyasasında gelişen ekonomi insanlığı kıskacına almış, bütün çıkış kapılarına faizi yerleştirmiştir. Öyle ki, piyasada iş yapmak isteyen tüccar, yatırım yapmak isteyen sanayici, ister istemez faiz müesseselerinin kapılarına gitmek zorunda kalmıştır. Kredi ve banka ile hiçbir ilgi kurmayan esnaf da faizden uzak kalamamaktadır. Çünkü, İslâm’ın koyduğu şartlara uyulmadan yapılan ve yaygınlaşan fasid akidler de faiz hükmündedir. Bu akitlerden uzak kalmak zamanımız tüccarı için imkânsız hale gelmiştir.
Ticaret, sanayi ve banka ile hiçbir ilgisi olmayan çiftçi, işçi, memur da yakasını bu iletten kurtaramamaktadır. Ürününe karşılık aldığı bedel, çalışmasına karşılık aldığı ücret faiz kurumlarından geçmekte, faize bulanmaktadır. Dostunda yediği yemekte, arkadaşından aldığı hediyede faiz bulaşığının olmadığı, hiç kimse tarafından garanti edilemez durumdadır, işte Hz. Nebi (s.a.v.)’in, insanların faiz alıp yemese bile onun tozuna dumanına bulaşacağı yolundaki haberi budur.
Avnü’l-Ma’bûd sahibinin ifadesine göre, AIiyyü’1-Kârî; kişinin, faizin tozuna bulaşmasını şöyle açıklar: “Yani kişiye faizin eseri ulaşır. Bu; faiz muamelesine şahit olmakla, o muameleyi yazmakla, faiz yiyenin ziyafetine iştirak etmekle veya hediyesini kabul etmekle olur. Kişi faizden korunsa bile, onun izlerinden kendisini kurtaramaz.”
Ebû Davud’un bu hadisi, “şüphelerden kaçınmak” babına alması, hadisin bu tarafı ile ilgili olsa gerektir. Çünkü faiz olan, faiz olduğu bilinen şey kesinlikle haramdır. Şüphe ile hiçbir ilgisi yoktur. Şüpheli olan, akitler içerisine gizlenen, herkesin ayırd edemeyeceği ya da başkalarının kazançları vasıtasıyla gelen faizdir. Müslüman yaptığı muameleye çok dikkat etmelidir. Davetine gittiği, sofrasına oturduğu kişileri iyi seçmelidir. Hatta alışveriş ettiği bakkalın ticarî muamelelerini bilmeli ve bakkalını ona göre tesbit etmelidir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar