Sahih-i Buhari – SAHİH-İ BUHARİ

SAHİH-İ BUHARİ

KİTABU’L-İ’TİSAM

قال رجل من اليهود لعمر: يا أمير المؤمنين، لو أن علينا نزلت هذه الآية: {اليوم أكملتُ لكم دينكم وأتممت عليكم نعمتي ورضيت لكم الإسلام ديناً}. لاتَّخذنا ذلك اليوم عيداً، فقال عمر: إني لأعلم أي يوم نزلت هذه الآية، نزلت يوم عرفة، في يوم جمعة . سمع سفيان مسعراً، ومسعر قيساً، وقيس طارقاً .

[ 7268 ] Tarık b. Şihab şöyle demiştir: Yahudilerden biri Ömer’e “Ya emire’lmu’minin ‘Bugün size dininizi ikma/ ettim, üzerinize nimeti tamam/adım ve sizin için din olarak İs/amı beğendim'(Maide 3) ayet-i kerimesi bize inseydi, biz o günü bayram günü olarak kutlardık dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer “Ben bu ayetin hangi gün indiğini biliyorum. Ayet Arafe’de bir Cuma günü indi” dedi.

[ 7269 ] Enes b. Malik Müslümanların Ebu Bekir’e bey’atlarının ertesi günü Ömer’in Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in minberine çıkarak şöyle dediğini işitti: Ömer, Ebu Bekir’ den önce teşehhüdde bulundu ve şöyle dedi: İmdi! Allah, Resulü için kendi katındaki sevap ve şerefi, sizin katınızdaki makam ve mansıblara tercih etmiştir. Bu, Allah’ın Nebiinize hidayet ettiğiKitabıdır. Onu alın ki hidayete eresiniz. Çünkü Allah onunla Nebiine hidayet etmiştir.

ضمَّني إليه النبي صلى الله عليه وسلم وقال: (اللهم علِّمه الكتاب ).

[ 7270 ] İbn Abbas şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni bağrına bastı ve: “Allah’ım ona kitabı öğret!” diye dua etti.

حدثنا عبد الله بن صبَّاح: حدثنا مُعتَمِر قال: سمعت عوفاً: أن أبا المنهال حدثه :

أنه سمع أبا برزة قال: إن الله يغنيكم – أو: نعشكم – بالإسلام وبمحمد صلى الله عليه وسلم . قال أبو عبد الله: وقع ها هنا يغنيكم، وإنما هو نعشكم، يُنظَر في أصل كتاب الإعتصام .

[ 7271 ] Ebu Berze şöyle demiştir: “Yüce Allah İslamla ve Muhammed’le ihtiyacınızı gidermiş veya sizi uyandırmıştır.”

Ebu Abdullah şöyle demiştir: Bu rivayette “……” yuğnikum fiili geçmektedir. O aslında “” “ne’aşekum” şeklindedir. I’tisam Bölümünün aslına bakmak gerekir.

[ 7272 ] Abdullah b. Dinar’ın nakline göre Abdullah b. Ömer, Abdulmelik b.

Mervan’a mektup yazarak bey’atta bulunmuş ve şöyle demiştir: “Gücümün yettiği kadar Allah’ın sünneti ve Resulünün sünneti üzere sana boyun eğip, itaat etmeye söz veriyorum.”

Fethu’l-Bari Açıklaması:

“Kitaba ve Sünnete Sarılma.” Başlıkta yer alan “el-i’tisam”, “el-ısme” kökünden türemiş iftial babından bir kelimedir. Bundan maksat Yüce Allah’ın “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın” (AI-i İmran 103) emrine yapışma ve sarılma anlamındadır.

Kirmanı şöyle demiştir: Bu başlık Yüce Allah’ın “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışzn”(AI-i İmran 103) ayet-i kerimesinden alınmıştır. Zira “el-habl” kelimesinden maksat, istiare yoluyla Kitap ve Sünnettir. Bunların ikisinin ortak noktası, hedefe ulaştıran araç olmalarıdır. Hedef sevap ve azaptan kurtuluştur. Ayrıca “elhabl=ip” sulama ve başka amaçları elde etmeye de sebeptir.

“el-Kitab” kelimesinden maksat, okunarak ibadet edilen Kur’an’dır, “sünnet” kelimesi ile kastedilen ise Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in sözleri, fiilleri, takriri ve yapmaya önem verdiği şeylerdir.

“Sünnet” Arapçada “yol” anlamına gelir. UsOVmetodoloji bilginleri ile muhaddisierin teriminde ne anlama geldiği geçmişti. Bazı fıkıh bilginleri bunu müstehapla eş anla!TIlı olarak kullanmışlardır. İbn Battal şöyle demiştir: Allah’ın kitabı veya Nebiinin sünneti ya da bu iki kaynaktaki bir nitelik üzerine alimlerin icmaı olmaksızın hiç kimse için korunmuşluk yoktur. Bundan sonra İbn Battal Nebiden nakledilen (söz, fiil ve takrir) itibarıyla sünnetten söz etmiştir.

Yüce Allah’ın “Bugün size dininizi ikmal ettim” ifadesinin zahiri, dinle ilgili şeylerin bu ayetle birlikte kemale erdiğini göstermektedir. Bu ayet Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in vefatından yaklaşık seksen gün önce inmişti. Buna göre bu ayetten sonra ahkamla ilgili olarak hiçbir şey inmemiştir. Ancak bu düşünce tartışılır. Bir grup bilgin ayette geçen “ikmal” kelimesinden maksadın hükümlerin dayanağı olan ana esaslarla ilgili olduğunu, yoksa bunlardan kaynaklanan detay (fürO) hükümler olmadığını söylemişlerdir. Buradan hareketle ayette kıyası inkar edenlere destek olacak herhangi bir durum yoktur. Onların delillerini birinci görüşü kabul ederek reddetmek de mümkündür. Şöyle ki olayların hükme bağlanmasında kullanılan kıyas, Allah’ın kitabından alınmıştır. Ortada hiçbir şey olmasa ve sadece “Nebi size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının”(Haşr 7) ayetinin genelliği olsa bu bile yeterdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in kıyası emrettiği ve kabul ettiği haberlerde yer almaktadır. Dolayısıyla kıyas “ikmal” niteliğinin genelliği kapsamına girmiş olur.

“Enes b. Malik Müslümanların Ebu Bekir’ e bey’at1arının ertesi güne Ömer’ in Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in minberine çıkarak şöyle dediğini işitti.” Bunun açıklaması Ahkam Bölümünün sonlarında el-İstihlaf başlığı altında geçmişti. Haberin devamı orada daha mükemmel ve tamdır. İmam Buhari bu rivayette “Allah, Resulü için kendi katındaki sevap ve şerefi, sizin katınızdaki makam ve mansıblara tercih etmiştir” ifadesine yer vermiştir. Bu şu demektir: Allah, Resulü için kendi katındaki sevap ve onuru, sizin katınızdaki makamlara tercih etmiştir.

Üçüncü hadis olan İbn Abbas hadisinin açıklaması İlim Bölümünde geçmişti.

Check Also

Sahih-i Buhari – DEVAM: 3. ZİRAAT AMACIYLA KÖPEK BULUNDURMA

DEVAM: 3. ZİRAAT AMACIYLA KÖPEK BULUNDURMA