Sahih-i Buhari – 80. NEBİ Sallallahu aleyhi ve Sellem’İN: " KOLAYLAŞTIRIN, ZORLAŞTIRMAYIN" BUYRUĞU AYRICA O İNSANLARIN YÜKÜNÜ HAFİFLETMEYİ VE ONLARI RAHATLATMAYI SEVERDİ

← Sahih-i Buhari - 79. DİNDE BİLGİ SAHİBİ OLMAK İÇİN HAKK(A DAİR SORU SORMAK)DAN UTANILMAMASISahih-i Buhari – 80. NEBİ Sallallahu aleyhi ve Sellem’İN: " KOLAYLAŞTIRIN, ZORLAŞTIRMAYIN" BUYRUĞU AYRICA O İNSANLARIN YÜKÜNÜ HAFİFLETMEYİ VE ONLARI RAHATLATMAYI SEVERDİSahih-i Buhari - 81. İNSANLARA KARŞI GÜLEÇ OLMAK →
80. NEBİ Sallallahu aleyhi ve Sellem'İN: " KOLAYLAŞTIRIN, ZORLAŞTIRMAYIN" BUYRUĞU AYRICA O İNSANLARIN YÜKÜNÜ HAFİFLETMEYİ VE ONLARI RAHATLATMAYI SEVERDİ

باب: قول النبي صلى الله عليه وسلم: (يسروا ولا تعسروا ). وكان يحب التخفيف واليسر على الناس .

80. NEBİ Sallallahu aleyhi ve Sellem’İN: ” KOLAYLAŞTIRIN, ZORLAŞTIRMAYIN” BUYRUĞU AYRICA O İNSANLARIN YÜKÜNÜ HAFİFLETMEYİ VE ONLARI RAHATLATMAYI SEVERDİ

لما بعثه رسول الله صلى الله عليه وسلم ومعاذ بن جبل قال لهما: (يسرا ولا تعسرا، وبشرا ولا تنفرا، وتطاوعا). قال أبو موسى: يا رسول الله، إنا بأرض يصنع فيها شراب من العسل، يقال له البتع، وشراب من الشعير، يقال له المزر؟ فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم: (كل مسكر حرام ).

[ 6124 ] Said İbn Ebu Burde’den, o babasından, o dedesinden (Ebu Musa el-Eş’ari’den) dedi ki: “Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, kendisini Muaz İbn Cebel ile birlikte gönderince, kendilerine: Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, müjdeleyin, uzaklaştırmayın. Birbirinizle de uyumlu hareketlerde bulunun, buyurdu.

Ebu Musa dedi ki: Ey Allah’ın Rasulü, bizler baldan yapılan ve kendisine elbit’ adı verilen bir şarabın yine arpadan yapılan ve kendisine el-mizr adı verilen bir şarabın (içkinin) yapıldığı bir ülkede bulunuyoruz. (Bunların hükmü nedir?) dedi. Bu sefer Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Sarhoşluk verici herbir şey haramdır, buyurdu.”

قال النبي صلى الله عليه وسلم: (يسروا ولا تعسروا، وسكنوا ولا تنفروا ).

[ 6125 ] Enes İbn Malik r.a.’dan, dedi ki: “Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, sükuna kavuşturun ve nefret ettirip uzaklaştırmayın, buyurdu.”

[ 6126 ] Aişe r.anha’dan, dedi ki: “Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, iki iş arasında dilediğini seçmekte serbest bırakılmışsa, -günah olmadığı takdirde- mutlaka onların en kolay olanını yapardı. Eğer günah ise insanlar arasında ondan en uzak kişi o olurdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hiçbir şey dolayısı ile kendi adına asla intikam almış değildir. Allah’ın haramlarının çiğnenmesi hali müstesna. O takdirde Allah için onların intikamını alırdı (cezalandırırdı).”

كنا على شاطيء نهر بالأهواز، قد نضب عنه الماء، فجاء أبو برزة الأسلمي على فرس، فصلى وخلى فرسه، فانطلقت الفرس، فترك صلاته وتبعها حتى أدركها، فأخذها ثم جاء فقضى صلاته، وفينا رجل له رأي، فأقبل يقول: انظروا إلى هذا الشيخ، ترك صلاته من أجل فرس، فأقبل فقال: ما عنفني أحد منذ فارقت رسول الله صلى الله عليه وسلم، وقال: إن منزلي متراخ، فلو صليت وتركت، لم آت أهلي إلى الليل. وذكر أنه صحب النبي صلى الله عليه وسلم فرأى من تيسيره .

[ 6127 ] el-Ezrak İbn Kays’tan, dedi ki: “Ehvaz’da, bir nehir kıyısında idik. Nehrin suyu kurumuş, çekilmişti. Ebu Berze el-Eslemi bir at üzerinde geldi. Namaza durup atını serbestçe salıverdi. At da çekip gidince, namazını bıraktı ve atın arkasından gitti. Nihayet ata yetişip onu yakaladı. Sonra da gelip namazını tamamladı. Aramızda da kendisine göre görüşleri olan bir adam vardı. Bu kişi: Şu yaşlı adama bakınız. Bir at için namazını bıraktı, dedi.

Daha sonra Ebu Berze ona yönelerek: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den ayrıldığımdan bu yana hiçbir kimse beni azarlamamıştı. Daha sonra şunları ekledi: Benim evim oldukça uzaktır. Eğer namazımı kılıp da atımı bıraksaydım, geceye kadar ailemin yanına varamazdım. Sonra da Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile arkadaşlık yaptığını ve onun yaptığını gördüğü kolaylıkları anlattı.”

حدثنا أبو اليمان: أخبرنا شعيب، عن الزُهري (ح). وقال الليث: حدثني يونس، عن ابن شهاب: أخبرني عبيد الله بن عبد الله بن عتبة: أن أبا هريرة أخبره :

أن أعرابياً بال في المسجد، فثار إليه الناس ليقعوا به، فقال لهم رسول الله صلى الله عليه وسلم: (دعوه، وأهريقوا على بوله ذنوباً من ماء، أو سجلاً من ماء، فإنما بعثتم ميسرين ولم تبعثوا معسرين ).

[ 6128 ] Ebu Hureyre’den rivayete göre; “Bir bedevi gelip mescidde küçük abdest bozdu. İnsanlar üzerine atılmak üzere ona doğru kalktılar, ama Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara: Ona ilişmeyiniz, onun sidiği üzerine de bir kova su dökünüz. Şüphesiz sizler kolaylaştırıcılar olarak gönderildiniz, zorlaştırıcılar olarak gönderilmediniz, buyurdu.”

AÇIKLAMA:

“Kolaylaştırın.” Bu, kolaylaştırma emridir. Bundan maksat kimi zaman teskin etmek, kimi zaman da kolaylık sağlamak yolunu seçmektir. Çünkü nefret ettirip uzaklaştırmak çoğunlukla zorluk ile karşılaşan kişi hakkında sözkonusu olur. Bu da teskinin zıttıdır. Müjdelemek de çoğunlukla sükunet halinde olan için sözkonusudur. Bu da nefret ettirmenin zıttıdır.

Ebu Musa ile Muaz İbn Cebel (r.a.)’ın Yemen’e gönderilme zamanlarıyla ilgili açıklamalar, Megazi bölümünün son taraflarında geçmiş bulunmaktadır. Eşribe (içecekler) bölümünde de el-bit’ denilen içkiye dair açıklamalar geçmişti.

Taberi der ki: Kolaylaştırmanın emredilmesi, ağır gelen nafileler hakkındadır. Böylelikle bu nafileler kişiye usanç verip büsbütün onları terke sebep teşkil etmesin yahut gücü yetmeyen kimsenin farz namazı oturarak kılması, yolcunun ramazanda oruç açması gibi ruhsat verilen hususlarda amelini beğenerek büsbütün ecrinin boşa çıkmasına ve bu halin de kendisi için meşakkat teşkil etmesine sebep olmasın.

Başkası ise mutlaka ikisinden birisi kaçınılmaz ise, iki zarardan daha hafif olanın işleneceği hususunu ek olarak açıklamıştır. Mescidde küçük abdest bozan bedevi olayında görüldüğü gibi

Üçüncü hadis olan Aişe r.anha’nın dediği şekilde ’’Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem iki işten birisini seçmek hususunda serbest bırakılırsa … ” hadisi olup buna dair açıklamalar “Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in niteliği, sıfatı” bölümünde geçmiş bulunmaktadır.

Başlıktaki dördüncü hadis, Ebu Berze’nin rivayet ettiği hadistir.

“Aramızda kendine has görüşü olan bir adam vardı.” Bu kişinin adını tespit edemedim. Bu hadis Namaz bölümünün son taraflarında (1211.hadiste) şu lafızla geçmiş bulunmaktadır: “Haricilerden bir adam şöyle demeye koyuldu … ” İşte dayanak olarak alınan ifade de budur. “Görüş”ten maksat da Haricilerin görüşüdür. Bozuk görüşlü birisi vardı, demektir. Hadisin şerhi de belirtilen yerde geçmiş bulunmaktadır.

Başlıktaki beşinci hadis, Ebu Hureyre’nin mescidde küçük abdestini bozan bedevi arabın olayı ile ilgili hadistir. Bu hadise de daha önce “Rıfk” başlığında işaret edilmiş ve şerhinin de Taharet bölümünde geçtiği belirtilmiş idi.

Bu hadislerden anlaşıldığına göre, ibadet ve başka şeylerde aşırıya kaçmak ve itidal sınırını aşmak, yerilmiş bir şeydir. Bütün bu hususlarda övülen şey, devamlı yapılabilecek ve kişinin kendisini beğenmekten ve diğer helak edici hallerden yana emin hissettiği kadarıdır.

← Sahih-i Buhari - 79. DİNDE BİLGİ SAHİBİ OLMAK İÇİN HAKK(A DAİR SORU SORMAK)DAN UTANILMAMASISahih-i Buhari – 80. NEBİ Sallallahu aleyhi ve Sellem’İN: " KOLAYLAŞTIRIN, ZORLAŞTIRMAYIN" BUYRUĞU AYRICA O İNSANLARIN YÜKÜNÜ HAFİFLETMEYİ VE ONLARI RAHATLATMAYI SEVERDİSahih-i Buhari - 81. İNSANLARA KARŞI GÜLEÇ OLMAK →

Check Also

Sahih-i Buhari – DEVAM: 3. ZİRAAT AMACIYLA KÖPEK BULUNDURMA

DEVAM: 3. ZİRAAT AMACIYLA KÖPEK BULUNDURMA