Sahih-i Buhari – 5. ALTMıŞ YAŞINA KADAR YAŞAMıŞ OLAN KİMSENİN ALLAH’IN HUZURUNDA MAZERETİ KALMAZ

← Sahih-i Buhari - 4. ARZULARıN ÇOK OLMASI (TUL-İ EMEL)Sahih-i Buhari – 5. ALTMıŞ YAŞINA KADAR YAŞAMıŞ OLAN KİMSENİN ALLAH’IN HUZURUNDA MAZERETİ KALMAZSahih-i Buhari - 6. ALLAH RIZASI İÇİN İŞLENEN AMEL →
5. ALTMıŞ YAŞINA KADAR YAŞAMıŞ OLAN KİMSENİN ALLAH'IN HUZURUNDA MAZERETİ KALMAZ

5. ALTMıŞ YAŞINA KADAR YAŞAMıŞ OLAN KİMSENİN ALLAH’IN HUZURUNDA MAZERETİ KALMAZ

لقوله: {أولم نعمِّركم ما يتذكَّر فيه من تذكَّر وجاءكم النَّذير} /فاطر: 37/: يعني الشيب .

Onlar orada: Rabbimiz! Bizi çıkar, (önce) yaptığımızın yerine iyi işler yapalım! diye feryat ederler. Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi? (Niçin inanmadınız?) Şimdi tadın (azabı) Zalimlerin yardımcısı yoktur. (Fatır, 37)

عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: (أعذر الله إلى امرئ أخَّر أجله حتى بلَّغه ستين سنة ).

[ 6419 ] Ebu Hureyre radiyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: “Altmış yaşına kadar gelmiş uzun ömürlü insan için Allah’ın huzurunda özür beyan etme (daha fazla yaşasaydım demek gibi) hakkı kalmaz”.

حدثنا علي بن عبد الله: حدثنا أبو صفوان عبد الله بن سعيد: حدثنا يونس، عن ابن شهاب قال: أخبرني سعيد بن المسيَّب: أن أبا هريرة رضي الله عنه قال :

سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: (لا يزال قلب الكبير شاباً في اثنتين: في حب الدنيا وطول الأمل ).

قال الليث: حدثني يونس وابن وهب: عن يونس، عن ابن شهاب قال: أخبرني سعيد وأبو سلمة .

[ 6420 ] Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatıyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den: “Yetişkin insanın kalbi genç olarak her zaman dünya sevgisi ve arzu isteklerle doludur” buyurduğunu işittim.

قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: (يكبر ابن آدم ويكبر معه اثنتان: حبُّ المال وطول العمر). رواه شُعبة، عن قتادة .

[ 6421 ] Enes radiyallahu anh rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: “İnsanoğlu büyüdükçe mal-mülk sevgisi ve uzun yaşama arzusu da artar”.

AÇIKLAMA:

Bu bab başlığı ile ilgili en-Nesefi’nin rivayeti şöyledir: Tefsir ehli bu hususta ihtilafa düşmüşlerdir. Çoğunluğa göre burada yaşlılık kastedilmiştir. Zira insan altmış ve sonrasında ihtiyarlamış olur ki bu onun, beyhude oyun ve şakayı andıran çocukluk dönemini çoktan geride bıraktığının bir alametidir. Ali bununla Resulullah s.a.v.’in kastedildiğini söylemiştir.

Onlar yine ayetteki “ömür vermek” kelimesi hakkında da ihtilaf edilmiştir:

Taberi Mesruk’tan naklen bunu kırk yaş olarak yorumlamıştır. Sanki bu “Sonunda erginlik çağına erince ve kırk yaşına varınca (Ahkaf, 15)” ayetine dayanmışlardır. Kimileri de bunu konuyla ilgili gelen rivayetlere istinaden bu ayeti altmış yaş olarak yorumlamıştır. Bu rivayetlerin bazı tariklerinde ayetin muradının bu şekilde olduğu açıkça belirtilmiştir.

“Allah’ın huzurunda mazeret hakkı kalmaz” ifadesinde “mazeret” kelimesi özrü ortadan kaldırmak anlamına gelmektedir. Buna göre mana: “O kimse için özür beyan etmeye hiç imkan kalmamıştır” demektir. Yani adam: Şayetdaha uzun ömür verilmiş olsaydı bana emredilenleri yerine getirecektim der; buna cevaben de ona: “Ozür beyan etmek için sana yeterince zaman ve imkan tanındı, artık özrünü kabul etmek için hiç imkan yoktur, denilir. “

Yeterince zaman ve imkan verilip de itaat ve ibadetlerini yEirine getirmediği için özür beyan etme yolu kapanmış olan kimseye ancak tövbe etmek ve büsbütün ahirete yönelmek kalır.

İbn Battal şöyle der: Burada altmış yaşın sınır noktası olarak belirlenmesi, bunun tevekkül ve huşu yaşından ibaret olan olgunlukçağına yakın olmasındandır. Bu, özürden sonra gelen bir özür olup kullarını cehaletten marifete çıkarmak amacıyla Allahu Teala’dan onlara gösterilen bir lütuftur.

Allahu Teala onların özürlerini kabul etmiş ve onları açık delil olmadan azaba mahkum etmedi. Gerçi onlar dünya sevgisi ve uzun yaşama arzusu üzerine yaratılmış olsalar bile yine de onlar yapmakla yükümlü olanları yerine getirmek ve sakınmakla uyarılanlardan kaçınmak için bu konuda nefisleriyle mücadele etmeye emredilmişlerdir.

Hadis-i şerifte, altmışını tamamlayanların müddetlerini doldurdukları intibaını veren bazı işaretler vardır. Örneğin Tirmizı’nin hasen bir tarikle rivayet ettiği bir hadiste Ebu Hureyre’nin (r.a.) Resulullah Sallallahu aleyhi ve Sellem’e istinaden “Ümmetimin yaşları altmış ila yetmiş arasında olacaktır. Onların pek azı yetmişi geçecektir” dediği yer almaktadır.

← Sahih-i Buhari - 4. ARZULARıN ÇOK OLMASI (TUL-İ EMEL)Sahih-i Buhari – 5. ALTMıŞ YAŞINA KADAR YAŞAMıŞ OLAN KİMSENİN ALLAH’IN HUZURUNDA MAZERETİ KALMAZSahih-i Buhari - 6. ALLAH RIZASI İÇİN İŞLENEN AMEL →

Check Also

Sahih-i Buhari – DEVAM: 3. ZİRAAT AMACIYLA KÖPEK BULUNDURMA

DEVAM: 3. ZİRAAT AMACIYLA KÖPEK BULUNDURMA