Sahih-i Buhari – 448. YÜCE ALLAH’IN: "KİTAPTA MERYEM’İ DE AN. HANİ O KENDİ AİLESİNDEN DOĞU TARAFıNDA BİR YERE ÇEKİLMİŞTİ."[Meryem, 16] AYETİ

← Sahih-i Buhari - 47. YÜCE ALLAH'IN: "EY KİTAP EHLİ DİNİNİzDE AŞIRI GİTMEYİN. ALLAH'A KARŞI HAK OLANDAN BAŞKASıNı SÖYLEMEYİN. MERYEM OĞLU İSA MESİH YALNıZ ALLAH'IN RESULÜ, MERYEM'E ULAŞTIRDIGI KELİMESİ VE KENDİNDEN BİR RUHTUR. ARTIK ALLAH'A VE RESULLERİNE İMAN EDİN DE (ALLAH) ÜÇTÜR, DEMEYİN. KENDİ FAYDANIZ İçİN BUNDAN VAZGEÇİN. ALLAH ANCAK BİR TEK İLAHTIR. ÇOCUĞU OLMAKTAN MÜNEZZEHTİR. GÖKLERDE VE YERDE NE VARSA HEPsİ ONUNDUR. VEKİL OLARAK ALLAH YETER." [Nisa, 171]Sahih-i Buhari – 448. YÜCE ALLAH’IN: "KİTAPTA MERYEM’İ DE AN. HANİ O KENDİ AİLESİNDEN DOĞU TARAFıNDA BİR YERE ÇEKİLMİŞTİ."[Meryem, 16] AYETİSahih-i Buhari - DEVAM: 48. YÜCE ALLAH'IN: "KİTAPTA MERYEM'İ DE AN. HANİ O KENDİ AİLESİNDEN DOĞU TARAFıNDA BİR YERE ÇEKİLMİŞTİ."[Meryem, 16] A YETİ →
448. YÜCE ALLAH'IN: "KİTAPTA MERYEM'İ DE AN. HANİ O KENDİ AİLESİNDEN DOĞU TARAFıNDA BİR YERE ÇEKİLMİŞTİ."[Meryem, 16] AYETİ

باب: {واذكر في الكتاب مريم إذ انتبذت من أهلها} /مريم: 16 /.

448. YÜCE ALLAH’IN: “KİTAPTA MERYEM’İ DE AN. HANİ O KENDİ AİLESİNDEN DOĞU TARAFıNDA BİR YERE ÇEKİLMİŞTİ.”[Meryem, 16] AYETİ

نبذناه: ألقيناه: اعتزلت. {شرقيا} /مريم: 16/: مما يلي الشرق. {فأجاءها} /مريم: 23/: أفعلت من جئت، ويقال: ألجأها اضطرها. {تساقط} /مريم: 25/: تسقط. {قصيا} /مريم: 22/: قاصيا. {فريا} /مريم: 27/: عظيما . قال ابن عباس: {نسيا} /مريم: 23/: لم أكن شيئا. وقال غيره: النسي الحقير . وقال أبو وائل: علمت مريم أن التقي ذو نهية حين قالت: {إن كنت تقييا} /مريم: 18 /. قال وكيع، عن إسرائيل، عن أبي إسحاق، عن البراء: {سريا} /مريم: 24/: نهر صغير بالسريانية .

“Onu … sığınmaya mecbur etti. “[Meryem, 23] Onu oraya sığınmaya -başka çaresi olmadığından- mecbur etti diye açıklanmıştır.

“Büsbütün unutulsaydım {nesiyya)”[Meryem, 23] buyruğunu İbn Abbas hiçbir şey olmasaydım diye açıklamıştır. Başkaları ise bunun hakir ve değersiz şeyanlamına geldiğini söylemişlerdir. Ebu Vail dedi ki: Meryem takva sahibi olan bir kimsenin kötülükten çekinebilecek birisi olduğunu bildiğinden: “Eğer takva sahibi bir kimse isen”[Meryem, 18] demiştir. Vekt, İsrail’den, o Ebu İshak’dan, o el-Bera’dan “Seriyy”[Meryem, 24], Süryanice’de küçük ırmak demektir.

عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: (لم يتكلم في المهد إلا ثلاثة: عيسى، وكان في بني إسرائيل رجل يقال له جريج، كان يصلي، جاءته أمه فدعته، فقال: أجيبها أو أصلي، فقالت: اللهم لا تمته حتى تريه وجوه المومسات، وكان جريج في صومعته، فتعرضت له امرأة وكلمته فأبى، فأتت راعيا فأمكنته من نفسها، فولدت غلاما، فقالت: من جريج، فأتوه فكسروا صومعته وأنزلوه وسبوه، فتوضأ وصلى ثم أتى الغلام، فقال: من أبوك يا غلام؟ قال: الراعي، قالوا: نبني صومعتك من ذهب؟ قال: لا، إلا

من طين. وكانت امرأة ترضع ابنا لها من بني إسرائيل، فمر بها رجل راكب ذو شارة، فقالت: اللهم اجعل ابني مثله، فترك ثديها وأقبل على الراكب، فقال: اللهم لا تجعلني مثله، ثم أقبل على ثديها يمصه – قال أبو هريرة: كأني أنظر إلى النبي صلى الله عليه وسلم يمص إصبعه – ثم مر بأمة، فقالت: اللهم لا تجعل ابني مثل هذه، فترك ثديها، فقال: اللهم اجعلني مثلها، فقالت: لم ذاك؟ فقال: الراكب جبار من الجبابرة، وهذه الأمة يقولون: سرقت، زنيت، ولم تفعل ).

[ 3436 ] Ebu Hureyre’den rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: “Beşikte sadece üç kişi konuşmuştur. (Bunlardan biri) İsa’dır. {Diğerine gelince} İsrailoğulları arasında Cureyc adında bir adam vardı. Namaz kılıyordu. Annesi yanına gelip onu çağırdı. (Kendi kendisine): Ona karşılık mı vereyim, yoksa namaza mı devam edeyim dedi. Annesi: Allahlım sen ona fahişelerin yüzlerini göstermeden canını alma.

Cureyc manastırında iken bir kadın karşısına çıktı, onunla konuştu. O kadından yüz çevirdi. Daha sonra bir çobanın yanına gitti. Çobanın kendisi ile beraber olmasına imkan tanıdı. Bir çocuk doğurdu. Kadın: Bu, Cureyc’dendir, dedi. İnsanlar onun yanına gittiler, manastırını yıktılar, oradan onu indirdiler, ona ağır sözler söylediler. Abdest aldıktan sonra namaz kıldı. Sonra çocuğun yanına giderek: Ey çocuk, baban kimdir, diye sordu. Çocuk: Çobandır dedi. Bu sefer manastırını yıkanlar: Senin manastırını altından bina edelim, dediler. O: Hayır çamurdan başkasını kabul etmem, dedi.

(Üçüncülerine gelince) İsrailoğullarından bir kadın çocuğunu emziriyordu. Bineği üzerinde yakışıklı bir adam geçti. Annesi: Allah’ım, benim oğlumu da bunun gibi kıl, dedi. Çocuğu annesinin memesini bırakarak bineği üzerindeki adama dönüp: Allah’ım, beni onun gibi yapma, dedi. Sonra da annesinin memesini emmeye koyuldu.

Ebu Hureyre dedi ki: Şu anda ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in parmağını emişini görüyor gibiyim.

Daha sonra bir cariyenin yanından geçti(ler). Annesi: Allah’ım, oğlumu bu cariye gibi kılma, dedi. Çocuk annesinin memesini bırakarak: Allah’ım, beni onun gibi kıl, dedi. Annesi: O nedenmiş, diye sordu. Çocuk dedi ki: Bineği üzerindeki adam zorbalardan bir zorba idi. Bu cariyeye ise hırsızlık yaptın, zina ettin diyorlar. Oysa o bunları yapmamıştır.”

حدثني إبراهيم بن موسى: أخبرنا هشام، عن معمر. حدثني محمود: حدثنا عبد الرزاق: أخبرنا معمر، عن الزهري قال: أخبرني سعيد ابن المسيب، عن أبي هريرة رضي الله عنه قال :

قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ليلة أسري بي: (لقيت موسى قال: فنعته، فإذا رجل – حسبته قال – مضطرب رجل الرأس، كأنه من رجال شنوءة، قال: ولقيت عيسى – فنعته النبي صلى الله عليه وسلم فقال – ربعة أحمر، كأنما خرج من ديماس – يعني الحمام – ورأيت إبراهيم وأنا أشبه ولده به، قال: وأتيت بإناءين، أحدهما لبن والآخر فيه خمر، فقيل لي: خذ أيهما شئت، فأخذت اللبن فشربته، فقيل لي: هديت الفطرة، أو: أصبت الفطرة، أما إنك لو أخذت الخمر غوت أمتك ).

[ 3437 ] Ebu Hureyre r.a.’dan dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem İsra’ya götürüldüğü gece(yi anlatırken) dedi ki: Musa ile karşılaştım. (Ebu Hureyre) dedi ki: Onu şöylece anlattı: Onun -zannederim şöyle dedi- aşırı olmamak üzere cüsseli birisi olduğunu gördüm. Saçları hafif dalgalı idi. Sanki Şenuelilerden bir adamı andırıyordu. (Devamla) buyurdu ki:

İsa ile de karşılaştım. -Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun niteliklerini anlatarak şöyle buyurdu: “Orta boylu, teni kırmızıya çalıyordu. Sanki hamamdan çıkmış gibi idi. İbrahim’i de gördüm. Onun soyundan gelen çocukları arasında ona en çok benzeyen kişi benim. (Devamla şöyle) buyurdu:

Bana birisinde süt, diğerinde şarap bulunan iki kap getirildi. Dilediğini alabilirsin, denildi. Ben süt’ü alıp, içtim. Bana: Sen fıtrata doğru iletildin -ya da: fıtratı isabet ettirdin- denildi. Eğer şarabı almış olsaydın, senin ümmetin azmış olacaktı.”

← Sahih-i Buhari - 47. YÜCE ALLAH'IN: "EY KİTAP EHLİ DİNİNİzDE AŞIRI GİTMEYİN. ALLAH'A KARŞI HAK OLANDAN BAŞKASıNı SÖYLEMEYİN. MERYEM OĞLU İSA MESİH YALNıZ ALLAH'IN RESULÜ, MERYEM'E ULAŞTIRDIGI KELİMESİ VE KENDİNDEN BİR RUHTUR. ARTIK ALLAH'A VE RESULLERİNE İMAN EDİN DE (ALLAH) ÜÇTÜR, DEMEYİN. KENDİ FAYDANIZ İçİN BUNDAN VAZGEÇİN. ALLAH ANCAK BİR TEK İLAHTIR. ÇOCUĞU OLMAKTAN MÜNEZZEHTİR. GÖKLERDE VE YERDE NE VARSA HEPsİ ONUNDUR. VEKİL OLARAK ALLAH YETER." [Nisa, 171]Sahih-i Buhari – 448. YÜCE ALLAH’IN: "KİTAPTA MERYEM’İ DE AN. HANİ O KENDİ AİLESİNDEN DOĞU TARAFıNDA BİR YERE ÇEKİLMİŞTİ."[Meryem, 16] AYETİSahih-i Buhari - DEVAM: 48. YÜCE ALLAH'IN: "KİTAPTA MERYEM'İ DE AN. HANİ O KENDİ AİLESİNDEN DOĞU TARAFıNDA BİR YERE ÇEKİLMİŞTİ."[Meryem, 16] A YETİ →

Check Also

Sahih-i Buhari – DEVAM: 3. ZİRAAT AMACIYLA KÖPEK BULUNDURMA

DEVAM: 3. ZİRAAT AMACIYLA KÖPEK BULUNDURMA