17. NAMAZDA YAPILACAK DUA
أنه قال للنبي صلى الله عليه وسلم: علمني دعاء أدعو به في صلاتي، قال: (قل: اللهم إني ظلمت نفسي ظلما كثيراً، ولا يغفر الذنوب إلا أنت، فاغفر لي مغفرة من عندك، وارحمني، إنك أنت الغفور الرحيم ).
[ 6326 ] Ebu Bekr r.a.’den aktarıldığına göre namazda yapacağı bir dua öğretmesini istediği zaman Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem:“Allahım! Ben nefsime çok zulmettim. Günahları ancak sen bağışlarsın. Fazlınla bana mağfiret et ve beni affet. Sen Gafur ve Rahim olansın” duasını öğretmiştir.
عن عائشة: {ولا تجهر بصلاتك ولا تخافت بها}. أنزلت في الدعاء .
[ 6327 ] Aişe r.anha’dan nakledildiğine göre “Namaz kılarken sesini yükseltme, gizli de okuma, ikisi ortasında bir yol tut”(İsra 110) ayeti dua ile ilgilidir.حدثنا عثمان بن أبي شيبة: حدثنا جرير، عن منصور، عن أبي وائل، عن عبد الله رضي الله عنه قال : كنا نقول في الصلاة: السلام على الله، السلام على فلان، فقال لنا النبي صلى الله عليه وسلم ذات يوم: (إن الله هو السلام، فإذا قعد أحدكم في الصلاة فليقل: التحيات لله – إلى قوله – الصالحين، فإذا قالها أصاب كل عبد لله في السماء والأرض صالح، أشهد أن لا إله إلا الله، وأشهد أن محمداً عبده ورسوله، ثم يتخير من الثناء ما شاء ).
[ 6328 ] Abdullah İbn Mes’ud şöyle demiştir: “Biz namazda Allah’a selam olsun, falana selam olsun derdik. Bir gün Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem “Bizzat Allah selamdır” dedi. “Namazda oturduğunuz zaman tahiyyat duasını okuyun. Eğer bunu okursanız gökte ve yerdeki tüm salih kullara selamınız ulaşır. Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna şehadet ederim. Bundan sonra da istediğiniz duayı yapabilirsiniz”.AÇIKLAMA:
Taberi Hz. Ebu Bekr’in naklettiği hadisin bir kimseye mu’min demek için günahsız olmayı ve hata yapmamayı gerekli görenlerin kanaatinin yanlışlığını ortaya koyduğunu; zira Hz. Ebu Bekr’in iman ehlinin en büyüklerinden olduğunu belirtmiştir. Görüldüğü üzere Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona “Allahım! Ben nefsime çok zulmettim. Günahları ancak sen bağışlarsın” demesini öğütlemiştir.
Kirmani de bu duanın veciz ifadeli dualardan olduğunu söylemiştir. Çünkü bu duada kusurlar itiraf edilmekte ve en büyük nimet istenmektedir. Mağfıret günahların örtülüp silinmesidir. Rahmet ise güzelliklerin bahşedilmesidir. Yani ilki cehennemden kurtuluşu ikincisi cennete ulaşmayı istemek anlamına gelir. Bu da nihayi kurtuluşun kendisidir.
İbn Ebi Cemre ise özetle bu hadisin namazda dua etmenin Şari’ tarafından talep edildiğini, söz konusu duanın diğer dualardan üstün olduğunu, insanların bir takım şeyler bildikleri konularda dahi daha bilgili olanlardan bir şeyler öğren mesi gerektiğini, kişinin secde halindeyken Allah’a en yakın durumda olmasından hareketle namazda dua etmenin önemini gösterdiğini söylemiştir.
Yine ibadetin nasıl yapılacağının mertebe itibariyle üstün olanlardan öğrenileceği de bu hadisten çıkarılabilir.
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Hz. Ebu Bekr’e bu duayı öğretmesi ahiretin dünyaya tercih edilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Muhtemelen Hz. Ebu Bekr’in hali Nebi Sallallahu aleyhi ve Sellem’e bunu düşündürmüş olmalıdır. “Allahım! Ben nefsime çok zulmettim. Günahları ancak sen bağışlarsın” sözü günahların affı konusunda Allah’a muhtaç olduğumuzu açıkça ilan etmektedir. Bunun hiçbir çıkış yolu bulunmamaktadır. Hadis zor durumda kalanların dualarının müstecab olmasının daha muhtemelolduğuna ve ayrıca nefsin köreltilip kusurların itiraf edilmesine de delalet etmektedir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar