133- Sucular Vb. Minada Kalınması Gereken Gecelerde Mekke’de Kalabilirler Mi?
[ 1743 ] İbn Ömer r.a.: “Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ruhsat verdi” dedi.حدثنا يحيى بن موسى: حدثنا محمد بن بكر: أخبرنا ابن جريج: أخبرني عبيد الله، عن نافع، عن ابن عمر رضي الله عنهما: أن النبي صلى الله عليه وسلم أذن .
[ 1744 ] İbn Ömer r.a.: “Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem izin verdi”حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير: حدثنا أبي: حدثنا عبيد الله قال: حدثني نافع، عن ابن عمر رضي الله عنهما : أن العباس رضي الله عنه استأذن النبي صلى الله عليه وسلم ليبيت بمكة ليالي منى، من أجل سقايته، فأذن له . تابعه أبو أسامة، وعقبة بن خالد، وأبو ضمرة .
[ 1745 ] İbn Ömer r.a. şöyle dedi: “Abbas r.a. hacılara su verme sebebiyle Mina gecelerinde Mekke’de kalmak için Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den izin istedi, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de ona izin verdi”.AÇIKLAMA: ŞEYTAN TAŞLAMAYA DAİR 1746.HADİS AŞAĞIDA
Konu başlığında geçen “vb.” ile kastedilen; hastalık gibi bir özrü bulunanlar yahut da oduncular, çobanlar gibi özür sahipleridir.
Mina’da gecelemenin hükmü Hadis Mina’da gecelemenin gerekli olduğunu ve bunun haccm menasikin-den bulunduğunu gösterir. Çünkü “ruhsat” ifadesi bunun mukabilinin “azimet” olmasını gerektirir. İzin verilmesi, belirtilen gerekçe ile olmuştur. Alimlerin çoğunluğu Mina’da gecelemenin farz olduğunu söylemişlerdir. Şafiî’nin bir görüşüne, Ahmed b. Hanbel’den bir rivayete ve Hanefîlere göre bu sünnettir. Bunun terk edilmesi durumunda kurban kesmenin gerekli olup olmadığı konusundaki görüş ayrılığı da bu meseleye dayanmaktadır. Gecelemek, ancak gecenin çoğunda orada bulunmakla olur.
Mekke’de geceleme izninin sınır ve kapsamı: İzin yalnızca hacılara su verme konusu ile ve Abbas ile mi sınırlıdır, yoksa bu hükümde dikkate alınan diğer niteliklere sahip kimseler için de söz konusu olabilir mi? Bir görüşe göre hacılara su verme görevi olan herkes Mekke’de geceleyebilir. Bir başka görüşe göre Abas’ın ev halkı ile Haşimoğullarına mensup olanlar buna dahildir.
Bir başka görüşe göre hüküm yalnızca Abbas ile sınırlıdır, başkasının hacılara su verme ihtiyacı olsa bile o Mekke’de geceleyemez. Bazıları ise bu iznin Abbas’a özgü olmayıp genel olduğunu kabul etmişlerdir ki doğru olan da budur. İznin gerekçesi de bütün hacılar için su hazırlamaktır.
Bu yalnızca suya mı özgüdür, yoksa yiyecek vb. şeyler de buna dahil midir? Bu konu ihtimale açık bir konudur.
Şafiîler, malının zayi olmasından korkanları, elinden kaçmasından korkulan bir şeye sahip olanları ve bakımını üstlendiği bir hastası bulunanları da sucular gibi görmüşlerdir. Alimlerin çoğunluğu ise yalnızca çobanları buna dahil etmişlerdir. Ahmed b. Hanbel bu görüşte olup, İbnül-Münzir de bunu tercih etmiştir. İmam Ahmed İbn Hanbel’in bilinen görüşü bunun yalnızca Abbas’a özgü olmasıdır. el-Muğnî yazarı da iznin ona özgü olduğunu belirtmiştir.
Malikîler ise şöyle derler: Çobanlar dışındaki kimseler için kurban kesmek gerekli olur. Özürsüz yere Mina’da gecelemeyi terk eden kimsenin her bir gece için bir kurban kesmesi gerekir. İmam Şafiî de şöyle der: Mina’da gecelemeyi terk eden kimse her bir gece için bir fakiri doyurur.
Şafiî’den bir başka rivayete göre -ki Ahmed’den de bu görüş rivayet edilmiştir- bir Qece için para tasadduk edilir, üç gece İçin kurban kesilir.
Ahmed’in meşhur görüşüne ve Hanefîlere göre bu kişiye bir şey gerekmez. Hadiste yer alan diğer hususlar:
1- Maslahatlar ve hükümler konusunda yeni bir durum ortaya çıktığında idareciler ve büyüklerden izin istemek,
2- Bir maslahat söz konusu olduğunda idarecinin izin vermekte gecikmemesi,
3- Mina günleri, zilhicce ayının on birinci, on ikinci ve on üçüncü geceleridir.
134- Şeytan Taşlamak
Cabir şöyle dedi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bayramın ilk günü kuşluk vaktinde şeytanı taşladı. Bundan sonraki günlerde ise öğleden sonra taşladı.
سألت ابن عمر رضي الله عنهما: متى أرمي الجمار؟ قال: إذا رمى إمامك فارمه، فأعدت عليه المسألة، قال: كنا نتحين، فإذا زالت الشمس رمينا .
[ 1746 ] Vebera şöyle dedi: İbn Ömer’e “Şeytanı ne zaman taşlayayım?” diye sordum. İbn Ömer şöyle dedi: “İmam’ın taşladığında sen de taşla.” Ben soruyu tekrar sordum. O şöyle dedi: “Biz taşlamak için zaman kollardık, güneş batıya döndü mü biz de taşlardık.”AÇIKLAMA:
Bu konuda, şeytan taşlamanın vakti veya hükmü ele alınmaktadır.
Şeytan taşlamanın hükmü: Alimler şeytan taşlamanın hükmünde farklı görüşler belirtmişlerdir.
Çoğunluğa göre bu farzdır. Terk edilmesi halinde kurban ile telafi edilmesi gerekir.
Malikîlere göre sünnet-i müekkededir, terki durumunda telafisi gerekir. Ma-likîlerden bir rivayete göre ise büyük şeytanı taşlamak haccın rüknüdür, terk edilmesi halinde hac batıl olur.
Bunun mukabili olan diğer bir görüş ise şudur: Bu, tekbiri muhafaza için meşru kılınmıştır. Kişi şeytan taşlamayı terk ettiği halde tekbiri getirirse bu yeterli olur. İbn Cerir bu görüşü Hz. aişe ve başkalarından nakletmiştir.
İbn Ömer, anlaşıldığı kadarıyla soruyu soran kişinin, emirine muhalefet etmesinden ve bunun bir zarar getirmesinden korktuğu için böyle söyledi. Kişi soruyu tekrarlayınca bildiğini saklaması caiz olmadığından, Hz. Nebi zamanındaki uygulamaları ona bildirdi.
Şeytan taşlamanın vakti
Kurban bayramının birinci günü dışındaki günlerde şeytan taşlamada sünnet olan vakit öğleden sonradır. Alimlerin çoğunluğu bu görüştedir.
Ata ve Tavus buna muhalefet ederek ” Zeval vaktinden önce taşlamak caizdir” demişlerdir.
Hanefîler nefir gününde öğleden önce taşlamaya izin vermişlerdir.
İshak şöyle demiştir: Öğleden önce taşladığında bunu tekrarlar, ancak üçüncü gün bunu yapmışsa yeterli olur.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar