Sahih-i Buhari – 1. YÜCE ALLAH’IN: "SİZE RIZIK OLARAK VERDİĞİMİZ ŞEYLER’İN TEMİZ OLANLARINDAN YİYİN."(Bakara, 57, 172; A’raf, 160; Taha, 81) BUYRUĞU

← Sahih-i Buhari - 13. ELİ DAR KİMSENİN AİLESİNİN NAFAKASINI KARŞILAMASISahih-i Buhari – 1. YÜCE ALLAH’IN: "SİZE RIZIK OLARAK VERDİĞİMİZ ŞEYLER’İN TEMİZ OLANLARINDAN YİYİN."(Bakara, 57, 172; A’raf, 160; Taha, 81) BUYRUĞUSahih-i Buhari - 2. YEMEKTEN ÖNCE BESMELE ÇEKMEK VE SAĞ ELLE YEMEK →
1. YÜCE ALLAH'IN: "SİZE RIZIK OLARAK VERDİĞİMİZ ŞEYLER'İN TEMİZ OLANLARINDAN YİYİN."(Bakara, 57, 172; A'raf, 160; Taha, 81) BUYRUĞU

وقول الله تعالى: {كلوا من طيبات ما رزقناكم} /البقرة: 57، 172/ و/الأعراف: 160/ و/طه:81/. وقوله: {أنفقوا من طيبات ما كسبتم }

1. YÜCE ALLAH’IN: “SİZE RIZIK OLARAK VERDİĞİMİZ ŞEYLER’İN TEMİZ OLANLARINDAN YİYİN.”(Bakara, 57, 172; A’raf, 160; Taha, 81) BUYRUĞU

/ البقرة:267/. وقوله: {كلوا من الطيبات واعملوا صالحاً إني بما تعملون عليم} /المؤمنون: 51 /.

Yine yüce Allah’ın: “Kazandıklarınızın hoş ve temiz olanlarından (tayyibat) infak edin.”(Bakara, 267) buyruğu ile: ”Temiz olan şeylerden (Tayyibat) yiyin ve salih amel işleyin. Çünkü şüphe yok ki ben yaptıklarınızı çok iyi bilenim.”(Mu’minun, 51) buyrukları

عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: (أطعموا الجائع، وعودوا المريض، وفكُّوا العاني). قال سفيان: والعاني الأسير .

[ 5373 ] Ebu Musa el-Eş’ari r.a.’dan rivayete göre “Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: “Aç olana yemek yediriniz. Hasta olanı ziyaret ediniz. Esir olanı da esaretten kurtarınız.”

Süfyan dedi ki: el-‘Ani: Esir demektir.

[ 5374 ] Ebu Hureyre r.a.’den, dedi ki: “Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in aile halkı, ruhu kabzedilinceye kadar üç gün (arka arkaya) doya doya yemek yememişlerdir.”

أصابني جهد شديد، فلقيت عمر بن الخطاب، فاستقرأته آية من كتاب الله، فدخل داره وفتحها عليَّ، فمشيت غير بعيد فخررت لوجهي من الجهد والجوع، فإذا رسول الله صلى الله عليه وسلم قائم على رأسي، فقال: (يا أبا هر). فقلت لبيك رسول الله وسعديك، فأخذ بيدي فأقامني وعرف الذي بي، فانطلق بي إلى رحله، فأمر لي بعس من لبن فشربت منه، ثم قال: (عد فاشرب يا أبا هر). فعدت فشربت، ثم قال: (عد) فعدت فشربت، حتى استوى بطني فصار كالقدح، قال: فلقيت عمر، وذكرت له الذي كان من أمري، وقلت له: فولَّى الله ذلك من كان أحق به منك يا عمر، والله لقد استقرأتك الآية، ولأنا أقرأ لها منك. قال عمر: والله لأن أكون أدخلتك أحب إلي من أن يكون لي مثل حمر النعم .

[ 5375 ] Ebu Hureyre’den, dedi ki: “Aşırı derecede bitkin düşmüştüm. Ömer b. el-Hattab ile karşılaştım. Ondan Allah’ın kitabından bir ayeti bana okumasını istedim. O da evine girdi ve o ayeti bana okuyup hatırlattı. Fazla uzağa gitmeden aşırı bitkinlik ve açlıktan yüzüstü yere düştüm. Ansızın Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i başımın ucunda dikilir gördüm.

Ey Ebu Hureyre, dedi. Ben: Buyur ey Allah’ın Rasulü, emret dedim. Elimden tuttu, beni ayağa kaldırdı. Benim niçin bu hale düştüğümü anladı. Alıp evine götürdü ve bana büyükçe bir kapta süt getirilmesini emir buyurdu. Ben de ondan içtim. Daha sonra: Tekrar iç ey Eba Hureyre, diye buyurdu. Ben de tekrar içtim. Arkasından: Tekrar, diye buyurdu. Ben de tekrar içtim. Nihayet karnım düzeldi, hatta bir ok gibi dümdüz oluverdi.

Ebu Hureyre devamla dedi ki: Sonra Ömer ile karşılaştım ve ona başımdan geçenleri anlattım, şunları da söyledim: Ey Ömer, bu işi senden daha layık olan bir kimse üstlendi. Allah’a yemin ederim benim senden okumanı istediğim ayeti kerimeyi ben senden daha iyi biliyordum.

Ömer dedi ki: Allah’a yemin ederim, seni içeriye almış (ve karnını doyurmuş) olmayı kırmızı develere sahip olmaktan daha çok severim. “

AÇIKLAMA:

“Tayyibat” kelimesi “tayyibe”nin çoğul u olup, zararı olmayan, temiz, eziyet verici bir yanı bulunmayan ve helal olup kendisinden lezzet alınan şeyler hakkında kullanılır. Yüce Allah’ın şu buyruğu birinci türden olanları söz konusu etmektedir: “Senden kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: Size bütün iyi ve temiz şeyler (tayyibat) helal kllındı.’ (Maide, 4) Bu ayetin tefsirinde tercih edilen açıklama budur. Eğer maksat helal olsaydı, cevapta sorudan fazlası yer almazdı.

Yüce Allah’ın: “O vakit tertemiz (tayyib) toprakla teyemmüm edin.'(Maide, 6) buyruğu ikinci türdendir. Bugün tayyib bir gündür ve bu tayyib bir gecedir, sözü de üçüncü tür anlama, başlıktaki ikinci ayet dördüncü tür anlama örnektir. Zekat bölümünde bu ayetin tefsirine dair açıklamalarda ticaretten maksadın helal olduğu da geçmiş bulunmaktadır.

İbn Battal dedi ki: Tevil bilginleri yüce Allah’ın: “Ey iman edenler, Allah’ın size helal kıldığı o en temiz ve en güzel şeyleri (tayyibat) haram kılmayın.”(Maide, 87) buyruğunun kendisine lezzetli yiyecekleri ve mubah lezzetleri haram kılan kimseler hakkında indiği hususunda görüş ayrılığı yoktur.

“Esiri kurtarınız.” Esiri esaretten kurtarınız.

“Aşırı derecede bitkin düşmüştüm.” Yani açlıktandolayı bu halde idim. Bitkin düşmek anlamında olmak üzere cehd ile cühd lafızlarının kullanıldığına dair açıklama daha önceden geçmiş bulunmaktadır. Maksat zorluk ve meşakkattir. Her şey hakkında kendisine göre söz konusu olur.

“Ondan bir ayeti okumasını istedim.” Yani yararlanmak amacıyla Kur’an-ı Kerim’in muayyen bir ayetini bana okumasını istedim ..

“Bana bir uss “büyükçe bir kase”getirilmesini emir buyurdu.”

“Ta ki karnım düzeldi.” Yani sütle dolduğundan dolayı dümdüz oldu. “Kıdh (ok) gibi.” Kıdh, tüyü olmayan ok demektir.

“Kırmızı tüylü develer”. Kırmızı tüylü develer, diğer türlere göre daha üstündür.

← Sahih-i Buhari - 13. ELİ DAR KİMSENİN AİLESİNİN NAFAKASINI KARŞILAMASISahih-i Buhari – 1. YÜCE ALLAH’IN: "SİZE RIZIK OLARAK VERDİĞİMİZ ŞEYLER’İN TEMİZ OLANLARINDAN YİYİN."(Bakara, 57, 172; A’raf, 160; Taha, 81) BUYRUĞUSahih-i Buhari - 2. YEMEKTEN ÖNCE BESMELE ÇEKMEK VE SAĞ ELLE YEMEK →

Check Also

Sahih-i Buhari – DEVAM: 3. ZİRAAT AMACIYLA KÖPEK BULUNDURMA

DEVAM: 3. ZİRAAT AMACIYLA KÖPEK BULUNDURMA