bn Mace – Hadis 2015

SÜNEN İBN-İ MACE KİTABU’N-NİKAH <<2015>> ((63)) باب لا يحرم الحرام الحلال 63- HARAM, HELAL’I HARAM ETMEZ, BABI

حَدَّثَنَا يحيى بن معلى بن منصور. حَدَّثَنَا إسحاق بن مُحَمَّد الفروي. حَدَّثَنَا عبد اللَّه بن عمر، عن نافع، عن ابن عمر،

– عن النَّبِيّ صَلَى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَم قَالَ: ((لا يحرم الحرام الحلال)).

في إسناده عبد اللَّه بن عمر، وهو ضعيف.

(Abdullah) bin Ömer (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Haram, helali haram etmez.» Not: Zevaid’de şöyle denilmiştir: Bu hadisi Nafi’den rivayet eden Abdullah zayıftır. AÇIKLAMA:Zevaid türünden olan bu hadis ile kastedilen mananın ne olduğu kesinlikle bilinmemektedir. Sindi: Bundan maksat şu olabilir: Bir erkek bir kadınla zina ederse ve bu hararnı işlerse, bundan dolayı bu kadın o erkeğe haram olmaz. Yani bu suçtan sonra erkek bu kadınla evlenebilir. Kadın onun helalı olabilir. Hadisten kastedilen mana şu olabilir: Bir erkek bir kadınla zina ederse, bu gayri meşru birleşme, nikah ile olan birleşmeye benzemez. Yani bir adam bir kadınla evlendiği zaman kadının usul ve furuu, adama haram olur. Adam kadını boşasa bile, onun usul ve furuu ile evlenemez. Örneğin adam, kayın anası, kayın nenesi, üvey kızı ve üvey torunu ile evlenemez. Fakat zina ile birleşme nikahla birleşme gibi değildir. Mesela bir adam bir kadınla zina ederse, bundan sonra aynı kadının usul ve furuu ile evlenebilir. Yani aynı kadının anası ile veya nenesi ile veyahut kadının kızı ile evlenebilir, şeklinde yorum yapılabilir, demiştir. Sindi’nin ikinci yorumu Malik’in meşhur kavIine ve Şafii ile Ebu Sevr’in görüşlerine uygundur. Çünkü bunlara göre zina ile olan birleşme, nikah ile birleşme gibi değildir. Kişi zina ettiği kadının anası veya kızı ile evlenebilir. Sahabiler ile tabiilerin cumhuru, Hanefiler, Süfyan–i Sevri, Evzai ve Ahmed’e göre gayri meşru birleşme de nikah hükmündedir. Yani bir adam bir kadınla zina ederse, artık onun anası,nenesi gibi usulu ve kadının kızı gibi furu’u ile evlenemez. SONRAKİ

Check Also

İbn Mace – Hadis 0421

← İbn Mace - Hadis 0059İbn Mace – Hadis 0421SÜNEN İBN-İ MACE TAHARE <<421>> ((48)) …

Nesai Kübra – 2015

← 2014Nesai Kübra – 20152018 →
Dağlamak

NESAİ SÜNEN-İ KÜBRA KİTABU’T-TIB <<2015>>

الكي

66- Dağlamak

أخبرنا إسماعيل بن مسعود قال ثنا خالد عن شعبة عن أبي إسحاق أنه سمع أبا الأحوص يحدث عن عبد الله قال أتى قوم رسول الله صلى الله عليه وسلم يستأمرونه أن يكووا صاحبهم فمكث ثم كلموه فسكت فقال أرضفوه أحرقوه وكره ذلك

[-:7557:-]Abdullah (b. Mes’ud) bildiriyor: Bir topluluk, Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e gelip arkadaşlarını dağlamak için izin isteyince, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) susup cevap vermedi. Bir daha izin istediklerinde, yine sustu ve sonra: “Ateşte ısıtılmış taşla onu yakınız” buyurdu. Böylece dağlamalarını kerih gördü. Tuhfe: 9518 Diğer tahric: Abdurrezzak (19517); İbn Ebi Şeybe (8/66); Ahmed, Müsned (3701); İbn Hibban (6082)

وأخبرنا يعقوب بن ماهان عن هشيم قال أنبأ منصور ويونس عن الحسن عن عمران بن حصين قال نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن الكي فاكتويت فما أفلحنا ولا أنجحنا

[-:7558:-]İmran b. Husayn der ki: Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) dağlamak suretiyle tedaviyi yasakladı. Ben (bir hastalıktan dolayı) dağlanarak tedavi olmaya çalıştım, ama ne hastalıktan kurtuldum ne de tedavide başarılı oldum. Tuhfe: 10809 Diğer tahric: Ebu Davud (3865); İbn Mace (3490); Tirmizi (2049); Ahmed, Müsned (19831); İbn Hibban (6081).

أخبرني عبيد الله بن فضالة بن إبراهيم قال أنا عبد الله قال ثنا سعيد قال حدثني يزيد بن أبي حبيب عن سويد بن قيس التجيبي عن معاوية بن خديج التجيبي قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم إن كان في شيء شفاء ففي شرطة محجم أو شربة عسل أو كية ولا أحب أن أكتوي

[-:7559:-]Muaviye b. Hadic et-Tuceybl’nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Eğer bir şeyde şifa varsa hacamat olmakta, bal şerbeti içmekte, ateşle dağlamakta vardır. Ben ateşle dağlamayı sevmiyarum” buyurdu. Tuhfe: 11377 Bu Hadisi Kütüb-i Sitte sahiplerinden Sadece Nesai rivayet etmiştir.

أخبرنا عبد الله بن أحمد بن عبد الله بن يونس قال ثنا عبثر بن القاسم قال ثنا حصين عن سعيد بن جبير عن بن عباس قال لما أسري بالنبي صلى الله عليه وسلم جعل يمر بالنبي والنبيين معهما القوم والنبي والنبيين معهما الرهط والنبي والنبيين ليس معهما أحد حتى مر بسواد عظيم قلت من هؤلاء قيل موسى وقومه ولكن ارفع رأسك وانظر وإذا سواد عظيم قد سد الأفق من ذا الجانب ومن ذا الجانب فقيل هؤلاء أمتك وسوى هؤلاء من أمتك سبعون ألفا يدخلون الجنة بغير حساب فدخل النبي صلى الله عليه وسلم ولم يسألوه ولم يفسر لهم فقالوا نحن هم وقال قائلون هم أبناؤنا ولدوا في الإسلام فخرج النبي صلى الله عليه وسلم وقال هم الذين لا يكتوون ولا يسترقون ولا يتطيرون وعلى ربهم يتوكلون فقام عكاشة بن محصن فقال أنا منهم يا رسول الله قال نعم ثم قام رجل آخر فقال أنا منهم فقال سبقك بها عكاشة

[-:7560:-]İbn Abbas anlatıyor: Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) Mirac’a çıkarıldığında beraberinde büyük toplumlar bulunan bir ve birkaç peygambere, yine beraberinde on veya daha az kişi bulunan bir ve birkaç peygambere, beraberinde hiç kimse bulunmayan bir ve birkaç peygambere uğramıştı ki, sonunda çok büyük bir kalabalığa uğradı. (ibn Abbas der ki: Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) olayı şöyle anlattı) “Ben: «Bunlar kimlerdir?» diye sorunca, «Musa ve kavmidir, ama sen başını kaldır ve bak» dediler. Baktığımda, şu yandan ve bu yandan tamamen ufku kaplamış bir kalabalık gözüme ilişti. Bana: «Bunlar senin ümmetindir, bunlardan başka ümmetinden yetmişbin kişi hesapsız bir şekilde cennete girecektir» denildi.” Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) (bu sözleri söyleyip evine) girdi. Hesapsız cennete gireceklerin kimler olduğunu kendisine kimse sormamıştı. Kendisi de bir açıklamada bulunmadı. Sahabeden bazıları: “Onlar biziz!” derken, bir kısmı da: “Onlar; islam üzere doğan çocuklarımızdır” dediler. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) çıkıp: “Onlar dağlanarak tedavi olmayan, kulak hırsızlığı yapmayan, uğursuzluk inancına sahip olmayan ve Allah’a tevekkül eden kimselerdir” buyurdu. Ukkaşe b. Mıhsan ayağa kalkıp: “Ey Allah’ın Resulü! Ben onlardan mıyım?” diye sorunca, Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): “Evet!” karşılığını verdi. Sonra bir başkası kalkıp: “Ben de onlardan mıyım?” deyince; Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Ukkaşe seni geçti!” buyurdu. Tuhfe: 5493 Diğer tahric: Buhari (6541); Müslim (220, 374); Tirmizi (2446); Ahmed, Müsned (2448); İbn Hibban (6430)

أخبرنا الحسين بن حريث قال أنا جرير عن منصور عن مجاهد قال أنا العقار بن المغيرة عن أبيه فلم أحفظه فمكث بعد ذلك فأمرت حسان مولى لقريش أن يسأله فأخبرني أنه سأله فقال سمعت أبي يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ما توكل من اكتوى أو استرقى

[-:7561:-]Mücahid bildiriyor: Akar b. el-Muğire, babasından bir hadis nakletti, ama ben bunu aklımda tutamadım. Kureyş’in azatlılarından Hassan adlı birini hadisi sorması için yolladığımda, babasından, Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu duyduğunu nakletti: “Kim dağlanmak suretiyle tedavi olmaya çalışırsa ve muska taşıyarak tedavi olmak isterse Allah’a tevekkül etmemiş demektir.” Tuhfe: 11518 Diğer tahric: İbn Mace (3489); Tirmizi (2055); Ahmed, Müsned (18217); İbn Hibban (6087).

← 2014Nesai Kübra – 20152018 →

Check Also

Nesai Kübra – 2673

"Şeytan Sizi Fakirlikle Korkutur ... " (Bakara 268)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir