bn Mace – Hadis 1322

SÜNEN İBN-İ MACE KİTABU İKAMETİ’S-SALAT <<1322>> ((172)) باب ما جاء في صلاة الليل والنها مثنى مثنى 172- GECE VE GÜNDÜZ (NAFİLE) NAMAZIN İKİŞER İKİŞER (REK’AT) KILINMASI HAKKINDA GELEN (HADISLERl BABI

حَدَّثَنَا علي بْن مُحَمَّد. حَدَّثَنَا وَكِيع. ح وحَدَّثَنَا مُحَمَّد بْن بشار، وأبو بكر بْن خلاد. قالا: حَدَّثَنَا مُحَمَّد بْن جعفر. قالا: حَدَّثَنَا شعبة، عَن يعلى بْن عطاء؛

– أنه سمع علياً الأزدي يحدث أنه سمع ابن عمر يحدث عن رَسُول اللَّهِ صَلَى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسلَّمْ أنه قال ((صلاة الليل والنهار مثنى مثنى)).

زيادة النهار: قد تكلم عليها الحافظ. وضعفوها. والحديث بدون هذه الزيادة صَحِيْح.

Abdullah bin Ömer (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Gece ve gündüz (nafile) namazı ikişer ikişer (rek’at)dır.» Diğer tahric: Ahmed, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbn-i Hibban, ibn-i Huzeyme ve Darekutni de bunu rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA:Bu hadise göre gündüz nafilelerinde de gece nafileleri “‘gibi ikişer rek’atin sonunda selam vermek daha üstündür. Ancak bunu İbn-i Ömer (r.a.)’den rivayet eden Nafi’ Abduliah bin Dinar ve bir cemaatın rivayetinde; ”…ve gündüz … ” kaydı yoktur. Yalnız Ali el-Ezdi’nin İbn-i Ömer (r.a.)’den olan rivayetinde bu ilave farkı vardır. Bu konuda İbn-i Abdi’l-Berr şöyle der:

“…ve gündüz… ” kaydını Ali el-Ezdi’den başka hiç kimse İbn-i Ömer (r.a.)’den rivayet etmemiştir. Üstelik bu kayda itiraz etmişlerdir. Yahya bin Main bunu zayıf sayarak: Nafi AbduIIah bin Dinar ve bir cemaat bu hadisi;والنهار ‘gündüz’ kaydı olmaksızın İbn-i Ömer (r.a.)’den rivayet etmişler, demiştir. Nesai de: Bu hadisin senedi güzeldir. Fakat İbn-i Ömer (r.a.)’ın arkadaşlarından bir cemaat el-Ezdi’ye muhalefet ederek;والنهار ‘gündüz’ ziyadesini zikretmemişlerdir, der.

İbn-i Huzeyme, İbn-i Hibban ve el-Hakim bunu sahih görmüşlerdir. Beyhaki de: ‘Bu hadis sahihtir, Aii el-Ezdi’yi Müslim hüccet saymıştır. Sika ravinin ziyadesi makbuldür. Buhari’den bu hadisin durumu sorulunca: Bu hadis sahihtir, diye cevap vererek el-Ezdi’nin tarikiyle bunu rivayet etmiş ve: Bu hadis Muhammed bin Sirin tarikiyle de İbn-i Ömer (r.a.)’den merfu’ olarak rivayet edilmiş, bunun senedindeki ravilerin tümü sika zatlardır, demiştir.’ der.” Hadisin başka senedIeri ve şahidIeri vardır. El-Hafız bunların bir kısmını et-Telhis’te zikretmiştir. GECE VE GÜNDÜZ NAFİLELERİNİN KAÇAR REK’ ATINDAN SONRA SELAM VERİLECEĞİ HUSUSUNDA ALİMLERİN GÖRÜŞLERİ 1- Hanefiler’den Ebu Yusuf ve Muhammed’e göre gece namazında her iki rek’atın sonunda ve gündüz nafilelerinin her dört rek’atından sonra selam vermek efdaldır. 2- Ebu Hanife’ye göre gece ve gündüz nafilelerinin her dört rek’atından sonra selam vermek daha efdaldır. Ebu Hanife’nin delillerinden birisi Müslim’ın Muaz (r.a.)’dan rivayet ettiği şu mealdeki hadistir: “Muaz (r.a.) Aişe (r.anha)’ya: Resulullah (s.a.v.) kuşluk namazını kaç rek’at kılardı? diye sormuş. Aişe (r.anha) : Dört rek’at kılardı ve Allah’ın dilediği kadar fazlalaştırırdı, diye cevap vermiştir,” Diğer bir delili de Ebu Davud’un Aişe (r.anha)’dan rivayet ettiği şu mealdeki hadistir: “Nebi (s.a.v.)’in gece namazı hakkında Aişe (r.anha)’ya soru sorulmuş, kendisi şöyle cevap vermiştir: Resiılullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yatsı namazını cemaatla kıldıktan sonra aile efradının yanına döneıdi. Diirt rek’at (nafile) kıldıktan sonra yatağına girerdi.” Hanefi alimleri bu babta rivayet edilen İbn-i Ömer (r.a.)’ın hadisine yukarıda anlatılan gerekçe ile cevap vermişlerdir. 3- Şafii ve Ahmed’e göre tüm nafilelerde her iki rek’at’ın sonunda selam vermek efdaldır. Bu İmamların delillerinden birisi İbn-i Ömer (r.a.)’ın buradaki hadisidir. Buhari; “Nafile namaz ikişer rek’attır” babında şöyle der: “Ammar, Ebu Zerr, Enes, Cabir bin Zeyd, İkrime ve Zühri’nin tüm nafilelerde her iki rek’atın sonunda selam vermenin efdal olduğunu söyledikleri zikredilmiştir. Yahya bin Said el-En, ari demiştir ki: Memleketimizde benim yetiştiğim bütün fıkıhçılar gündüz nafilelerinde her iki rek’atten sonra selam verirlerdi.” 4- Maliki mezhebine göre bütün nafilelerde her iki rek’at’tan sonra selam vermek matlubtur. Dört rek’atın sonunda selam vermek ise mekruhtur. El-Menhel yazarı alimlerin görüşlerine mesned olan delilleri “Gündüz namazı” babında zikretmiştir. SONRAKİ

Check Also

İbn Mace – Hadis 0421

← İbn Mace - Hadis 0059İbn Mace – Hadis 0421SÜNEN İBN-İ MACE TAHARE <<421>> ((48)) …

Nesai Kübra – 1322

← 1320Nesai Kübra – 13221335 →
Allah Yolunda Akşam Vakti Yolculuğun Fazileti

NESAİ SÜNEN-İ KÜBRA KİTABU’L-CİHAD <<1322>>

فضل روحة في سبيل الله

12- Allah Yolunda Akşam Vakti Yolculuğun Fazileti

أنبأ محمد بن عبد الله بن يزيد قال حدثنا أبي قال حدثنا سعيد بن أبي أيوب قال حدثني شرحبيل بن شريك المعافري عن أبي عبد الرحمن الحبلي أنه سمع أبا أيوب الأنصاري يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم غدوة في سبيل الله أو روحة خير مما طلعت عليه الشمس وغربت

[-:4312:-]Ebu Eyyub el-Ensarl, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in : “Allah yolunda bir sabah veya akşam yürüyüşü, üzerine güneşin doğduğu ve battığı her şeyden daha hayırlıdır” dediğini nakleder. Mücteba: 6/15; Tuhfe: 3466 Diğer tahric: Müslim (1883), Ahmed, Müsned (23586).

أنبأ محمد بن عبد الله بن يزيد عن أبيه قال حدثنا عبد الله بن المبارك عن محمد بن عجلان عن سعيد المقبري عن أبي هريرة عن النبي صلى الله عليه وسلم قال ثلاثة كلهم حق على الله عونه المجاهد في سبيل الله والناكح الذي يريد العفاف والمكاتب الذي يريد الأداء

[-:4313:-]Ebu Hureyre, Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in : “Şu üç kişiye Allah’ın yardım etmesi haktır: Allah yolunda cihad eden, zinadan korunmak için evlenen kimse ve borcunu ödemek isteyen mükateb köle” dediğini nakleder. Mücteba: 6/15; Tuhfe: 13039 Diğer tahric: İbn Mace (2518), Tirmizi (1655), Ahmed, Müsned(7416), İbn Hibban (4030)

أنبأ عيسى بن إبراهيم قال أنبأ بن وهب عن مخرمة عن أبيه قال سمعت سهيل بن أبي صالح قال سمعت أبي قال سمعت أبا هريرة يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم وفد الله ثلاثة الغازي والحاج والمعتمر

[-:4314:-]Ebu Hureyre’nin naklettiğine göre, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “Allah’ın elçileri üç çeşittir: Allah için gazaya çıkan, hac yapanlar ve umre yapanlar” buyurdu. Mücteba: 5/113, 6/16; Tuhfe: 12594 3591’de aynı senet ve metinle geçmişti.

أنبأ محمد بن سلمة والحارث بن مسكين قراءة عليه وأنا أسمع عن بن القاسم قال حدثني مالك عن أبي الزناد عن الأعرج عن أبي هريرة أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال تكفل الله لمن جاهد في سبيله لا يخرجه من بيته إلا الجهاد في سبيله وتصديق كلمته بأن يدخله الجنة أو يرده إلى مسكنه الذي خرج منه مع ما نال من أجر أو غنيمة

[-:4315:-]Ebu Hureyre’nin naklettiğine göre, Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Allah, kendi yolunda cihad eden, evinden kendisini onun yolunda cihadla onun kelimesini tasdikten başka hiç bir şey çıkaramayan kimseyi cennete koyacağına veya içinden çıktığı evine, kazandığı ecir veya ganimetle beraber döndüreceğine kefil olmuştur” buyurdu. Mücteba: 6/16; Tuhfe: 13833 Diğer tahric: Buhari (3123, 7457, 7463), Müslim 1876 (104, 105, 107), Ahmed, Müsned (9173), İbn Hibban (4610).

أنبأ قتيبة بن سعيد قال حدثنا الليث عن سعيد عن عطاء بن ميناء مولى بن أبي ذباب سمع أبا هريرة يقول سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول انتدب الله لمن يخرج في سبيله لا يخرجه إلا الإيمان بي والجهاد في سبيلي أنه ضامن حتى أدخله الجنة بأيهما كان إما بقتل وإما وفاة أو أرده إلى مسكنه الذي خرج منه نال ما نال من أجر أو غنيمة

[-:4316:-]Ebu Hureyre, Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in : “Allah kendi yolunda (gazaya) çıkan kimseye kefil olmuştur. (Buyurur ki): Onu Gazaya çıkaran, sadece Bana iman etmesi Benim yolumda cihad etme isteğidir. Şu halde o, kendisini ya şehitlikle cennete koymamı veya alabildiği kadar ecir veya ganimet alarak içinden çıktığı evine döndürmemi benim üzerime garantilemiştir” buyurduğunu nakleder. Mücteba: 6/16, 8/119; Tuhfe: 14211 Diğer tahric: Buhari (3123, 7457, 7463), Müslim 1876 (104, 105, 107), Ahmed, Müsned (9173), İbn Hibban (4610).

أنبأ عمرو بن عثمان بن سعيد بن كثير بن دينار قال حدثنا أبي عن شعيب عن الزهري قال أخبرني بن المسيب أن أبا هريرة قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول مثل المجاهد في سبيل الله والله أعلم بمن يجاهد في سبيله كمثل الصائم القائم وتوكل الله للمجاهد في سبيله بأن يتوفاه فيدخله الجنة أو يرجعه سالما بما نال من أجر أو غنيمة

[-:4317:-]Ebu Hureyre, Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in: “Allah yolunda (gazaya) çıkan kimse -ki Allah, Kendi yolunda cihad edeni en iyi bilir. Gündüz oruç tutup geceyi ibadetle geçiren gibidir. Allah, yolunda cihad edene, şehit olup Cennete koyma veya ecir veya ganimetle salim bir şekilde evine döndürmeyi garantilemiştir” buyurduğunu nakleder. Mücteba: 6/17; Tuhfe: 13153 Diğer tahric: Buhari (2787), İbn Hibban (4621, 4622). Hadis 4320’de tekrar gelecek.

أنبأ محمد بن عبد الله بن يزيد قال حدثنا أبي قال حدثنا حيوة وذكر آخر قالا حدثنا أبو هانئ الخولاني أنه سمع أبا عبد الرحمن الحبلي يقول سمعت عبد الله بن عمرو يقول سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول ما من غازية تغزو في سبيل الله فيصيبون غنيمة إلا تعجلوا ثلثي أجرهم من الآخرة ويبقى لهم الثلث فإن لم يصيبوا غنيمة تم لهم أجرهم

[-:4318:-]Abdullah b. Amr, Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)’in: “Allah yolunda savaşan müfrezeler bir ganimet elde ederlerse, üçte iki mükafatlarını bu dünyada almış olurlar, üçte biri ise ahirete kalır. Eğer hiçbir ganimet elde edemezlerse ecirlerinin tamamı ahirete kalır” buyurduğunu nakleder. Mücteba: 6/17; Tuhfe: 8847 Diğer tahric: Müslim 1906 (153, 154), Ebu Davud (2497), İbn Mace (2785), Ahmed, Müsned (6577)

أخبرني إبراهيم بن يعقوب قال حدثنا الحجاج قال حدثنا حماد بن سلمة عن يونس عن الحسن عن بن عمر عن النبي صلى الله عليه وسلم فيما يحكي عن ربه قال أيما عبد من عبادي خرج مجاهدا في سبيل الله ابتغاء مرضاتي ضمنت له إن رجعته أن أرجعه بما أصاب من أجر أو غنيمة وإن قبضته غفرت له ورحمته

[-:4319:-]ibn Ömer, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in, Rabbinden naklederek: “Kullarımdan herhangi birisi sırf benim rızamı kazanmak için cihad etmek maksadıyla çıkarsa, onu sağ salim geri çevirmek istersem, elde edeceği sevap veya ganimetle evine geri döndürmeyi veya şehid edip ruhunu kabzedersem, affederek rahmetime alacağımı garanti ederim” buyurduğunu bildirir. Mücteba: 6/18; Tuhfe: 6688 Hadisi Kütüb-i Sitte sahiplerinden sadece Nesai rivayet etmiştir. Ayrıca: Ahmed, Müsned (5977).

← 1320Nesai Kübra – 13221335 →

Check Also

Nesai Kübra – 2673

"Şeytan Sizi Fakirlikle Korkutur ... " (Bakara 268)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir