Kısası Yapılmayan Yaralamalar
18012- İbn Cüreyc der ki: Ata (b. Ebi Rebah)’a: “Mudihada kısas olur mu?” diye sorduğumda: “ibnu’z-Zübeyr’den önce böylesi bir yaralamada kısası uygulayanı duymuş değiliz” cevabını verdi.
(Mudiha: Kemik altına ve beyin zarına ulaşan yaralamalardır)
18013- Yahya b. Said bildiriyor: “ibnu’z-Zübeyr mudıha türü yaralamalarda kısas uyguladı.”
18014 .. Ebu Bekr b. Muhammed b. Amr der ki: “Adamın biri birinin uyluğunu kırdı. Konuyu Medine’de sorduğumda sorduklarımın çoğu kısas uygulamamı söyledi. Ben de kısası uyguladım.”
18015- Ata (b. Ebi Rebah) der ki: “Munakkile ile caife türü yaralamalarda kısas yapılmaz.”
(Munakkile: Kemiği kırıp yerinden oynatan yaralamalardır. Caife: Baş ve karın gibi bölgelerde derine ulaşan veya delip geçen yaralamalardır)
18016- İbn Cüreyc der ki: Ata (b. Ebi Rebah)’a: “Çenenin, belinı kolun ve burnun kırılmasında kısas olur mu?” diye sorduğumda: “Bütün bunlarda kısas olmaz” cevabını verdi.
18017- İbn Cüreyc bildiriyor: Ata (b. Ebi Rebah): “Kısas uygulaman sonucunda aldığın yaranın aynısını karşı tarafa vereceksen kısası uygularsın. Ancak aynısı yapılamayacaksa bu durumda kısas yapılmaz” dedi. Ona:” Gözün çıkarılmasında?” diye sorduğumda: “Kısas olur” dedi. Ona: “Dişte?” diye sorduğumda: “Kısas olur” dedi. Amr’a Ata’nın bu sözünü zikrettiğimde: “Çok güzel demiş” karşılığını verdi.
18018- Zühri der ki: “Caife ile Me’mume türü yaralamalarda kısas uygulanmaz. “
(Me’mume: Kemik altına ve beyin zarına kadar ulaşan yaralamalardır. 2 Haşime: Kemiği kıran yaralamalardır)
18019- İbn Şihab der ki: “Me’mume türü yaralamalarda kısas uygulanmaz. “
18020- Katade der ki: “Haşİme2, ınunakkile, caife, me’mume türü yaralamalarda, sakat el ile ayaktaki yaralamalarda kısas uygulanmaz. Bu tür yaralamalarda diyet ödenir.”
18021- ikrime’nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Çolak elde. topal ayakta olan yaralamalar ile kemik kırılmalarında kısas olmaz. Bunlarda diyet ödenir.”
18022- Amr b. Şuayb, Resulullah’tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aynısını bildirir.
Tahric: İbn Amr hadisinden mevsul olarak Darakutni (3/91:37) rivayet etti.
18023- Eş’as’ın bildirdiğine göre Hasan(-ı BasrI) ile Şa’bi: “Baş dışında diğer bölgelerde olan kemik yaralamalarında kısas uygulanmaz” demişlerdir.
18024- Şa’bi der ki: “Kemikteki yaralamalarda kısas olmaz.”
18025- Başka bir kanalla ibrahım(-i Nehai)’den aynısı rivayet edilmiştir.
18026- ibrahım(-i NehaI) bildiriyor: “(Kadı) Şureyh’in bir koruması birine kamçıyla vurunca Şureyh ona kısas uyguladı.”
Süfyan der ki: “Ancak arkadaşlarımız tokat ve benzeri şeylerde, kamçı ve sopayla vurmada kısasın olmadığını, bu tür şeylerde hükümet-i adl olduğunu söyler.”
18027- İbn Şübrüme der ki: “Munakkile, carre, me’mume gibi yaralamalar ile kemik kırılmalarında kısas olmaz.”
18028- İbn Uyeyne bildiriyor: İbn Şübrüme: “Tokat için kısas olmaz” dedi. İbn Ebi Leyla da: “Tokatta kısas yapılmaz” dedi.
18029- Ma’mer’in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) ile Katade: “Tokat ile dürtmede kısas olmaz” demişlerdir.
18030- Tarık b. Şihab der ki: Halid b. el-Velld’in amcası bizim kabileden birine tokat attı. Adamın amcası Halid’e geldi ve: “Yüce Allah sizlerin yüzünü bizim yüzlerimizden daha üstün kılmış değildir. Bir üstünlük varsa bu, Yüce Allah’ın Peygamberine (Sallallahu aleyhi ve Sellem) verdiği üstünlüktür” dedi. Halid de adamın (tokat yiyen) yeğenine: “Gel sen de tokat at!” deyince, adam: “Sert bir tokat at!” diyerek araya girdi. Adamın yeğeni vurmak için elini kaldırınca da ona: “Bunun karşılığını Allah’a bırak, atma” dedi.
Tahric: Beyhaki rivayet etti.
18031- Abdurrezzak der ki: Süleyman’a ait bir azatlının Ma’mer’e şöyle dediğini işittim: “Süleyman b. Habıb yerinde kırmızı, siyah veya yeşil bir iz bırakan tokat için diyet olarak altı dinara hükmetti.”
Sonraki sayfa için aşağıdaki link’i kullan:
Yöneticilere Kısas Uygulama
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar