ZÜHD BAHSİ
63- KİŞİ ÜSTÜNDE AİLESİNİN VE NEFSİNİN DE HAKLARI VARDIR
Ebû Cuhayfe (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir:
Rasûlullah, Selman ile Ebû’d Derdâ arasında kardeşlik kurdu, Selman Ebû’d Derdâ’yı ziyaret etti ve karısı Ümmü’d Derdâ’yı perişan bir durumda gördü, Selman neden böylesin diye sordu. Kadın:
Kardeşin Ebû’d Derdâ’nın dünyadan hiçbir arzusu kalmamıştır diye cevap verdi. Kadın diyor ki: Ebû’d Derdâ gelince misafirine yemek hazırlayıp önüne koydu ve siz yiyiniz ben oruçluyum dedi. Selman:
Sen yemedikçe ben de yemem dedi. Bu sefer o da yedi. Gece olunca Ebû’d Derdâ namaz için kalkmak istedi fakat Selman o’na yat dedi, o da yattı bir süre sonra yine kalkıp namaz kılmak istedi yine Selman o’na yat dedi o da yattı. Sabah namazının vakti girince Selman o’na şimdi kalk dedi. İkisi de kalkıp namazlarını kıldılar. Sonra Selman şöyle dedi:
Kendinin kendinde hakkı vardır, Rabbinin hakkı vardır, misafirinin hakkı vardır, ailenin hakkı vardır. Her hak sahibine hakkını ver. Sonradan Rasûlullah (s.a.v.)’e gelerek durumu o’na anlattılar da Rasûlullah (s.a.v.):
”Selman doğru söylemiş ve doğru yapmıştır dedi.”
Diğer tahric: Buhârî, Savm
Tirmizî: Bu hadis sahihtir. Ebû’l Umeys’in ismi Utbe b. Abdullah’tır. Abdurrahman b. Abdullah el Mes’ûdî’nin kardeşidir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar