SÜNEN EBU DAVUD
CİHAD BAHSİ
DEVAM: 96. Savaş Gününde Harpten Kaçmak
Abdullah b. Ömer’den rivayet olunduğuna göre, Kendisi Rasûlullah (s.a.)’in (düşmana baskın yapmak üzere gönderdiği) seriyyelerinden birinde imiş. (Hz. Abdullah bu seriyyede bulunduğu sırada başından geçen olayları) şöyle anlattı:
“Askerler tamamen bozguna uğradılar. Ben de bu bozguna uğrayanlar arasında idim. (Bu kargaşalıktan kurtulup da bir kenara) çıkınca; “(şimdi) ne yapacağız? Biz harpten kaçtık (Allah’ın) gazab(ı) ile geri döndük” demeye başladık ve; “Medine’ye girelim (gündüzün) orada kalalım, (geceleyin) bizi hiç bir kimse görmeden (evlerimize) gideriz.” dedik. Ve (Medine’ye gir(meye kesinlikle karar ver)dik. (fakat) hemen arkasından da;
“Eğer biz Rasûlullah (s.a.)’e (varıp da) durumumuzu arzetseydik, (daha hayırlı olurdu. O zaman) eğer bize tevbe gerekiyor idiyse (tevbe eder ondan sonra tevbekâr olarak Medine’de) kalırdık. Eğer bundan başka bir şey (yapmamız gerekiyor) idiyse (Medine’den) gider (o görevi yerine getirir)dik.” dedik. Bunun üzerine sabah namazından Önce Rasûlullah (s.a.)(i beklemek) için oturduk. (Evinden) çıkınca kendisine (doğru) ayağa kalktık ve; Biz (savaştan) kaçanlarız! dedik.
“Hayır! Bilakis siz tekrar savaş’a dönen kimselersiniz.” buyurdu. Biz de yaklaşıp elini öptük. Bunun üzerine; “Ben de müslüman birliğinden bir kimseyim.” buyurdu.
İzah:
Tirmizî, cihâd; Ahmed b.Hanbel, 11,70,86,100,111.
‘……’ kelimesi: Meyletmek, kaçmak için yer aramak maksadıyla sağa sola gidip gelmek, geri dönmek, hamle yapmak gibi manalara gelir. Eğer metinde geçen cümlesindeki dan maksat düşman askerleriyse o zaman kelimesi, “hamle yapti…” anlamına gelir. Ve bu cümleye, “düşman bizim üzerimize bir hamle yaptı biz de bozguna uğradık.” şeklinde mana vermek icâbeder.
Fakat metnin daha aşağısında gelen, “harpten kaçtık” ve, “Hz. Peygamberin huzuruna vardık” mealindeki cümleler, sözü geçen cümledeki kelimesiyle, müslüman askerlerin kasdedildiğini ortaya koyuyor ki o zaman bu kelimeye, “kaçmak geri dönmek, düşman karşısında durmayıp geri çekilmek” manası vermek gerekir. Nitekim “İşte onların varacağı yer cehennemdir. Oradan kaçacak bir yerde bulamazlar.”[Nisa 121] mealindeki âyet-i kerimede de “hasa” kelimesi bu mânâda kullanılmıştır. el-Cevherî’nin şu sözü de bu gerçeği ifâde etmektedir: “Hasa, kelimesi dost birliklerin yenilgisini anlatmak için kullanılır. “İnhezeme” kelimesi de düşman birliklerinin yenilgisini ifade etmek için kullanılır.”[Aliyyü’l-kârî, Mirkatü’l-Mefâtîh IV, 238.]
Metinde geçen, “Ben de müslüman birliğinden bir kimse)yim” cümlesindeki kelimesi aslında cemaat, takım, birlik manalarına geldiği gibi: Ordunun bozulması halinde onu takviye etmesi ve hezimete uğrayan askerlere bir sığınak olması için ordunun arkasında bulundurulan özel birlikler anlamına da gelir. Hz. Peygamber bu cümlede geçen kelimesini ikinci manada kullanmış ve “Siz aslında savaştan kaçmadınız, tekrar savaşa dönmek için, müslüman birliklerin bozulmaları halinde onları korumakla görevli olan özel bir birliğe sığınmış oldunuz. İşte ben o birliğin fertlerinden biriyim.” demek istemiştir. Hadis sarihlerinin açıklamasına göre Hz. Peygamber bu sözüyle kendisine sığınan müslüman askerlerin kafasında doğan, “Acaba biz bu savaştan kaçmakla; “Kim o gün savaşmak için bir tarafa çekilmek, ya da başka bir birliğe katılmak dışında arkasını döner (de savaştan firar eder)se o Allah’dan bir gazaba uğrar, onun yeri cehennemdir. O, ne kötü bir varılacak yerdir.”[Enfâl 16.] ayet-i keri-mesindeki tehdide hedef olma korkusunu gidermek istemiş ve onların bu hareketleriyle ayet-i kerimedeki, “savaşmak için bîr tarafa çekilen ve başka bir birliğe katılan” cümleleriyle bu tehdidin dışında bırakılan kimselerin içine girmiş olduklarını ifade buyurmuştur.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar