SÜNEN EBU DAVUD
SALATU’T-TATAVVU BAHSİ
8. İkindi Namazından Önce (Kılınan Sünnet) Namaz
İbn Ömer (r.a.)’den; demiştir ki: Resûlullah sallellahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “İkindi’nin farzından önce dört rekat (namaz) kılan kimseye Allah rahmet etsin.”
İzah:
Tirmizî, mevâkît’us-salât, Ahmed b. Hanbel II, 118; İbn Mâce, ikame 109.
Kadın veya erkek her kim ikindi namazından önce dört rekat nafile namaz kılarsa Cenab-ı Nebi (s.a.v.)’in bu
duası bereketiyle Allah (c.c.) hazretlerinin rahmetine mazhar olacağı bu hadis-i şeriften anlaşılmaktadır.
Esasen “rahimellah” sözü, “Allah Rahmet etsin” mânâsında bir dua cümlesi olabileceği gibi, “Allah kesinlikle ona rahmetle muamele edecektir” mânâsında ihbarî bir cümle olması da mümkündür. Her iki halde de ikindi namazının sünnetine teşvik vardır. Nitekim Ebû Ya’Ia’nın Ümmü Habîbe’den rivayet ettiği bir hadiste de ihbârî bir cümle ile şöyle buyurulmaktadır: “İkindi namazının farzından önce dört rekat namaz kılmaya devam eden
kimseye Allah (c.c.) hazretleri cennette bir ev hazırlamıştır.” Ancak Irakî’-nin tahkikine göre Ebû Ya’lâ’mn bu rivayetinin senedinde kimliği belli olmayan Muhammed b. el-Müezzin vardır.
Müslümanlar hayırda yarış kabilinden bu hadisle amel etmişler ve edeceklerdir. Her ne kadar, ulemânın büyük çoğunluğu ikindi namazının sünnetinin müekked olmayan bir sünnet olduğunu söylemişlerse de Resûl-i Ekrem (s.a.v.)’in teşvikine dört elle sarılmakta hayat ve huzur vardır. Resûl-i Ekrem (s.a.v.)’in bazan bu sünneti dört rekat olarak kılmayı terk ederek iki rekat kılması (bk. 1272 no’lu hadis) ise, bu sünnetin gayr-ı müekked olduğunu ve bazan yapılıp bazan terk edilebileceğini gösterir. Hanefî ulemâsı ile İshak, konumuzu teşkil eden bu Ebû Dâvûd hadisini delil getirerek ikindi namazının sünnetinin bir selâmla kılınacağını söylerken bunların dışında kalan ilim adamları 1272 np’lu hadisle Tirmizî’nin rivayet ettiği şu hadis-i şerifi delil getirerek iki selânnla kılınacağını söylemişlerdir: “Resûlullah (s.a.v.) ikindinin farzından önce dört rekat kıldı ve arasını Melâike-i Mukarribine, müslüman-lardan ve müzminlerden onlara tabi onlara selâm vermekle ayırdı.”[Tirmizî, mevâkîtu’s-salât]
Halbuki buradaki selâmdan maksad, Hanefîlerin dediği gibi teşehhüd-de tehiyyat okumaktır.[Mubârekfûrî, Tuhfetu’l-ahvezî, II, 503.]
Hanefî ulemâsının ve İshâk’ın delili olan ve konumuzu teşkil eden Ebû Dâvûd hadisi, her ne kadar senedinde Muhammed b. Mihran bulunduğu için tenkid edilmişse de bu râviyi İbn Hibbân ve İbn Adiyy gibi hadis âlimleri tezkiye ederek güvenilir bir râvi olduğunu söylemişlerdir. Ayrıca Tirmizî de bu hadisin hasen, İbn Hibbân ile İbn Huzeyme de sahih olduğunu söylemişlerdir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar