SÜNEN EBU DAVUD
MENASİK BAHSİ
Abdurrahman b. Muâz et-Teymî’den; Biz Minâ’da iken Resûlullah (S.A.V.) bize bir hutbe irâd etti de işitme gücümüz (öyle) genişledi ki söylediği şeyleri evlerimizin içinde iken bile işitebiliyorduk. Halk’a hac’la ilgili görevlerini anlatmaya başladı. Nihayet (söz sırası) cemrelere geldi. (Bu sırada sesinin daha uzaklara erişmesini sağlamak maksadıyla) şehâdet parmaklarının uçularını kulak deliklerine) koydu, sonra (onlara); “fiske taşları (büyüklüğünde taşlar atınız)” dedi. Sonra Muhacirlere emretti, bu emir üzerine (muhacirler) Mescidin ön tarafına indiler; Ensâra da emir verdi. Onlar da Mescidin arkasına konakladılar. Bundan sonra da diğerleri yerlerini aldılar, demiştir.
İzah:
Nesâî, menâsik; Ahmet b. Hanbel, V, 374.
Veda Haccında Resûl-i Ekrem Efendimiz’in Minâ’da halka hitaben yaptığı bir konuşması bir özür sebebiyle bu konuşmayı dinlemeye gidemeyip de çadırlarında kalan kimseler tarafından bile rahatça işitilip dinlenebilmiştir. Bu durum Resul-i Ekrem için bir mucizedir. Söz konusu hutbenin Zilhiccenin 8. günü irâd edilmiş olması ihtimali bulunduğu gibi, bayramın birinci gününde veya daha sonraki teşrik günlerinde irad edilmiş olması ihtimali de vardır. Bu hutbenin bayram günlerinde okunduğu kabul edilirse metinde geçen “Nihayet (söz sırası) cemrelere geldi” cümlesini “Resul-i Ekrem'(S.A.V.) cemrelerin yanına geldi” şeklinde düzeltmek gerekir.
Bir başka tâbirle cümlesindeki fiili, “attı” anlamında kullanılmıştır.Buna göre bu cümle, Resûl-i Ekrem Efendimizin cemrelere taş atışım beyan eden ve râviye ait bir cümle olur.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar