Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

LİBAS BAHSİ

34. Allah Teala’nın “Mümin Kadınlara Da Söyle Gözlerini (Haramdan) Sakınsınlar”[Nur 31] Ayeti Hakkinda (Gelen Hadisler)

İbn Abbas (r.a)’dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Mümin kadınlara da söyle, gözlerini (haramdan) sakınsınlar”[Nûr 31] âyeti neshedildi de bundan,” Evlenme arzusu kalmamış oturan (ihtiyar) kadınlar…”[Nûr 60] âyet(inin hükmü) dışarıda bırakıldı.

İzah:

Bu hadis-i şerif, Nür sûresinin 60.’âyet-i kerimesi­nin. Nûr sûresinin 31.âyetinin kadınların örtünmesiyle ilgili genel hükmünü tahsis ettiğini ifade etmekte ve hayızdan, do­ğumdan kesilmiş, artık nikâha ümidleri kalmamış olan, kimsenin evlenme arzusunda bulunmayacağı ya^lı kadınların, yabancı erkekler karşısında sokakta örtündüğü örtüyü zinet mahallerini göstermemek kaydıyla çıka­rabileceklerine delâlet etmektedir.

Söz konusu âyet-i kerimenin tamamı şu mealdedir: Evlenme ümidi kalmayan, (yaşlanıp) olurmuş kadınlara, zilletlerini açığa vurmamak şarüyla dış elbiselerini çıkarmaktan dolayı bir vebal yoktur. Ama iffet­li davranmaları Onlar için daha hayırlıdır. Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.[Nûr 59]

Ayet-i kerimeyi tefsir ederken Hafız İbn Kcsîr şöyle diyor: “Yaşlanıp oturmuş kadınlara, dış elbiselerini çıkarmalarından dolayı bir günah yoktur.” âyeti hakkında İbn Mes’ud; başörtülerinin üzerine örttükleri ör­tü veya mantodur, demiştir. İbn Abbas, İbn Ömer, Mücâhid, Saîd, b. Cü-beyr, Ebû Şa’sâ, İbrahim Nehaî, Hasan. Katilde, Zührî, Evzâi ve başkala­rından da böyle rivayet edilmiştir. Ebû Salih söyle der: Dış elbiselerini bı­rakır da erkeklerin arasında gömlek ve başörtüsüyle durabilir. Saîd b. Cü-beyr ve başkalarının söylediğine göre; Abdullah b. Mes’ud’un kıraatmda

( elbiseleri…) kelimesinin önünde bir de “inin” harf-i cerri vardır. Burada kastedilen elbise, başörtüsünün üzerine örtülen bir örtüdür. Yaşlı ka­dının başında sık dokulu bir başörtüsü olduktan sonra bu örtüyü çıkarmasın­da bir beis yoktur. Saîd b. Cübeyr, “Zinueticrini açığa vurmamak şartıyla” âyeti hakkında şöyle der: Üzerindeki zinet görünsün diye üstündeki dış el­bisesini çıkarmak suretiyle açılıp saçilmamalı. İbn Ebû Hâtim’in babası kanalıyla Hz. Aişe (r.a)’den rivayetine göre bir kadın Hz. Aişe’nin yanma girip: Ey müminlerin annesi; kına, boya, küpe, halhal, altın yüzük ve in­ce elbiseler hakkında ne dersin? diye sormuştur. Hz. Aişe şöyle cevapla­dı: Ey kadınlar topluluğu, sizin durumunuz birdir. Açılıp saçılma olmak­sızın Allah Teâlâ size zineti helâl kılmıştır. Yani zinetinizin namahrem olan birine görünmesi sizin için helâl değildir:

Süddî şöyle anlatıyor: Benini, Müslim adında bir ortağım vardı ve bu Huzeyfe İbn Yemân’ın hanımının kölesi idi. Bir gün çarşıya geldiğimde elinde kına izi vardı. Kendisine bunu sordum, hanımefendisinin -ki Hu-zeyfe’nin eşidir- başına kına yaktığını söyledi. Ben bunu hoş karşılama­dım ve: İstersen seni onun yanına götürüp (bunu soralım), dedim. Eve gi­delim, dedi. Beni hanımefendisinin yanına götürdü. Bir de baktım ki yaş­lı başlı bir hanım!. Ben: Müslim senin başına kına yaktığını bana naklet­ti öyle mi? diye sordum. Evei, dedi: şüphesiz ben evlenme ümidi kalma­yan, yaşlanıp oturmuş kadınlardanım. Allah Teâlâ bu konuda senin de işittiğin şeyleri buyurdu.[İbn-i kesir. Hadisleri kur’an-ı kerim tefsiri XI. 5065 – 5966.]

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD