Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

MELAHİM BAHSİ

DEVAM: 18. Kıyametin Kopması

Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a)’den; Rasûlullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Şüphesiz ben ümmetimin Rableri katında, onlara yarım gün geciktirmesinden aciz olmadığını umarım.”

Sa’de: “Yarım gün ne kadardır?” denildi Sa’d: “Beş yüz sene” cevabını verdi.

İzah:

Bu terceme AIiyyü’l-Kari’nin açıklamasına uygun olarak yapılmıştır. Maksat, kıyametin anılan müd­detten önce kopmayacağını ifâde etmektir. Rasûlullah (s.a.v.) bu sözüyle, “ümmetimin Allah katında, yarım gün (beş yüz sene) geçmeden onlar üze­rine kıyameti koparmayacak kadar yakınlığı verdir.” demek istemiştir.

İbn Melek ve Tıybî gibi alimler de hadisi Aliyyü’l Kârî’nin anladığı gibi anlamışlardır. Aliyyü’1-Kari, bu manayı İbn Melek’in de tercih etti­ğini bizzat keadisi ifade etmiştir. Bu anlayışa göre manâ; “Kıyamet beş yüz sene sonra kopacak” değil, “Beş yüz seneden önce kopmayacak” şek­linde anlaşılır.

Rasûlullah hadiste “beşyüz sene” değil de “Yarım gün” tabirini kullan­mıştır. Ravi Sa’d b. Ebi Vakkas bunu, “beşyüz sene” diye izah etmiştir. Ravi bu izahı: “Şüphesiz rabbinin katında bir gün, sizin saydıklarınız­dan bin sene gibidir.” (Hacc 47)

Ve gökten yere kadar, olan bütün işleri Allah düzenler, sonra işler si­zin hesabınıza göre bin yıl kadar tutan bir gün içinde ona yükselir.” (es-Secde, 32-5) ayetlerine dayanarak yapmıştır.

Alkâmî ise hadisi başka bir şekilde anlayıp izah etmiş, Avnu’l-Ma’bûd müellifi de bu izahı tercih etmiştir.

Alkâmînin izahına göre, hadisin tercemesi şu şekilde olacaktır: “Ben Alkamî’nin izahına göre, hadisin tercemesi şu şekilde olacaktır: “Ben ümmetimin (zenginlerinin mahşerde) Rableri önünde (cennete girmekte fakirlerden) yarım gün sonraya bırakılmaya (sabırda) aciz olmayacakları­nı umarım.”

Bu anlayışa göre de yarım gün ahiret günlerindendir ve beşyüz seneye denktir. Bu izaha göre hadis kıyamete hamledilmiştir.

Hadisin kıyametin yaklaşması babında yer alması, Ebû Davud’un da hadisi AIiyyü’l-Kari’nin anladığı gibi anladığına delalet etmektedir.

Tîbî’de karşı anlayışı tenkid etmiş ve bunun vehm olduğunu söylemiştir.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD