SÜNEN EBU DAVUD
SUNNE BAHSİ
DEVAM: 8. Halifeler (Hakkında Gelen Hadisler)
(Ebû Bekre’nin) babasından (rivayet edildiğine göre) Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bir gün (sahâbilerine: “Bu gece) hanginiz rü’yâ gördü?” diye sormuş
(Ravi, hadisin bundan sonraki kısmında bir önceki 4634. hadisin) manasını rivayet etmiş, (fakat bir önceki hadiste, Hz. Peygamberin yüzünde görüldüğünden bahsedilen) memnuniyetsizliği zikretmemiştir.
(Ancak sözü geçen memnuniyetsizlik yerine şu sözleri) söylemiştir: Rasûlullah (s.a.v.) buna üzüldü. Yani bu (rüya) onu üzdü. Bunun üzerine (şöyle) buyurdu: (Anlatılan rüyanın delâlet ettiği mana) Nebi halifeliğidir. (Bu halifelik bir gün sona erecek) sonra (yerine sultanlık gelecektir. İşte o zaman) Allah (bu) mülkü (n idaresini) istediği kimseye verir.”
İzah:
Bu hadis-i şerifler, Hazret-i Nebiden sonra ümmeti Muhammed içerisinde en faziletli kimsenin, Hz. Ebu Bekir olduğuna, Hz. Ömer’in de Hz. Osman (r.a.)’dan daha faziletli olduğuna delâlet etmektedir.
Hz. Nebiin, söz konusu rü’ya üzerinde yaptığı yoruma göre, rüyada gökten indiği görülen terazi, Hz. Nebiin sünneti üzerinde devam eden halifelik idaresidir. Bu idare Hz. Osman devrine kadar başarıyla hedefine doğru ilerleyecek, fakat Allah’ın takdir ettiği bir süre sonra kaldırılacak ve yerine saltanat gelecektir.
Bezlu’l-Mechûd yazarının da açıkladığı gibi (4635) numaralı hadisin son cümlesinde geçen “sonra” kelimesi, terâhî ifâde ettiğinden bu cümleyi hemen Hz. Ömer’den sonra hilâfet kalkacakmış şeklinde anlamak doğru değildir. Zira bilindiği üzere “sümrne: sonra” kelimesi, “fâ-i ta’kı-biyye” gibi değildir. Yani hemen Hz. Ömer’in hilafetinden sonra halifelik kalkacak manasına, gelmemektedir. Bilakis “Sümme” kelimesinin ifade ettiği süre sınırsızdır.
Bu sebeple, cümleyi, tercümede de parantez içerisinde belirttiğimiz gibi, “Halifelik dönemi birgün sona erecek ve halifelik saltanata dönüşecek” şeklinde anlamak hadisin zahirine daha uygun düşer.
Hz. Nebiin, bu rüyayı dinledikten sonra, yüzünde beliren memnuniyetsizlik hususunda, bazı görüşler ileri sürülmüştür. Bazılarına göre Hz. Nebiin bu üzüntüsü, bu rüyadan, Hz. Ömer’den sonra birtakım fitnelerin ortaya çıkacağını ve daha sonra bunu büyük fitnelerin ta’kib edeceğini, anlamasından ileri gelmiştir.
Bazılarına göre ise bu üzüntü birçok hakikatlere ışık tutacak mâhiyetteki bu rüyanın, böyle kısaca sona erip, sayesinde birçok hakikatleri öğrenme fırsatının kaçmış olmasından ileri gelmiştir.
Daha önce de açıkladığımız gibi hakkı temsil eden ehl-i sünnet ulemasına göre, dört halifenin fazilet itibariyle sıralandırılması, halifelik makamına gelişlerindeki sıraya göredir ve halifelik Hz. Osman’la değil, Hz. Ali ile sona ermektedir. Buna göre, Hz. Ebû Bekir’in hilâfeti iki buçuk yıl, Hz. Ömer’inki dokuz yıla yakın, Hz. Osman’ınki oniki yıl ve Hz. Ali’ninki altı yıldır.
“Benden sonra halifelik otuz senedir” mealindeki (4646) numaralı hadis-i şerif de buna delalet etmektedir.
Çünkü, Hz. Ali, Hz. Nebi’in dâr-ı bakaya irtihallerinin, tam otuzuncu senesi dâr-ı bakaya irtihâl etmiştir.[Giritli Sırrı Paşa, Şerh-i Akâid Tercemesi, II, 270.]
Ancak, halifeliği sadece bu dört zata hasredip ondan sonra gelenlerin hiçbirini halifeliğe lâyık görmemek doğru değildir. Çünkü ulema, Hz. Hasan, Ömer îbn Abdülaziz gibi pek çok kimselerin de Hz. Nebiin halifeliğine hakkıyle layık olduklarında ittifak etmişlerdir. Nitekim 4631 numaralı hadis, Hz. Ömer İbn Abdulaziz’in de, bu halifelerden biri olduğunu açıkça ifade etmektedir. Ancak, bunların, dört halifeden farkları, halifeliği, onlar kadar mükemmel temsil edememiş olmaları, onlar kadar kabul görmemiş olmalarıdır.
Hafız Sûyütî’nin talebesi Alkamî’ye göre, hadis-i şerifte belirtilen otuz sene, Hz. Hasan’ın yaklaşık yedi ay süren halifeliği ile tamamlanmaktadır.el-Mübarekfürî. Tuhfetu’l-Ahvezî. VI, 477.
(4646) numaralı hadiste tekrar karşımıza çıkacak olan bu mevzuya şimdilik şu hadisle son veriyoruz:
“Dinimizin evveli nübüvvet ve rahmettir. Bu, yüce Allah’ın dilediği zamana kadar devam ettikten sonra kalkacaktır. Daha sonra nübüvvet yolu üzerinde gidecek olan halifelik olacaktır. Bu da yüce Allah’ın dilediği zamana kadar devam edecek ve sonra kalkacaktır. Daha sonra uzunca bir krallık olacaktır. Bu da Vüce Allah’ın dilediği zamana kadar devam ettikten sonra kalkacaktır. Bundan sonra tekrar nübüvvet yolu üzerine gidecek olan halifelik olacaktır. Peygamberin sünneti üzerine kurulan bu halifelik, yer ve gök halkına rahmet vesilesi olacaktır. Bu devrin yüzü suyu rahmetine gök yağmurunu, yer yüzü de bitkisini esirgemeyecektir. Her taraf, bolluk ve bereket içinde kalacaktır.”[Ahmed b. Hanbel, IV. 273.] Hattâbi (r.a.)’in açıkladığı gibi mevzumuzu teşkil eden bu (4635) numaralı hadisin senedinde, rivayetleri delil sayılmayan Ali b. Zeyd b. Ced’ân el-Kureşi vardır.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar