SÜNEN EBU DAVUD
EDEB BAHSİ
DEVAM: 87. Şiir Hakkında Gelen Hadisler
Hz. Said b. el-Müseyyeb Hz. Ebu Hureyre’den de (bir önceki 5013. hadisin) manasını (rivayet etmiştir. Ancak bu rivayette ravilerden Ma’mer bir önceki hadisten fazla olarak şunu da) ilave etmiştir: (Hz. Ömer camide şiir okunuşuna karşı bakışlarıyla gösterdiği tepkiye, Hz. Hassan’ın) Rasûlullah (s.a.v.)’in bu hususta vermiş olduğu izne dayanmak suretiyle karşılık vereceğinden korktuğu için O’na (mescidde şiir söylemesi hususunda) izin verdi.
İzah:
Buharî, edeb; Müslim, fedailüssahâbe; Nesâî, mesacid; Ahmed b. Hanbel, V, 222.
Hassan b. Sabit (r.a)’ın kendisinden rivayet edilen eder. bir hadis-j şerifte açıklandığı üzere Rasûlullah (s.a.v.) O’na: “Onları hicvet (korkma) Cibril seninle beraberdir.” buyurmuştur. Buharî, edeb; Müslim, Fedailüssahabe
Edebiyat meraklısı kimselerin gerek kendilerinin gerek başkalarının şiirlerini söylemeleri caiz olup olmadığı meselesi müctehidleri iki kısma ayırmıştır: Bir takımları şiir söylemenin mutlak surette caiz olduğunu söylemişlerdir. Şa’bî, Amr ibn Sa’d Becelî, Muhammed İbn Şirin, Said İbn el-Müseyyeb, Kasim, Sevrî, Evzâî, Ebu Hanife, Malik, Şafiî, Ahmed b. Hanbel, Ebu Yusuf, Muhammed, İshak, Ebu Sevr, Ebu Ubeyd (r.a.) bu görüştedirler. Sözü geçen fıkıh imamlarına göre, Hicivden, fuhuşdan, müslümanlardan birinin şeref ve haysiyyetine taarruzdan uzak olan şiirleri söylemekte bir sakınca yoktur. Delilleri ise “Ey Allahım, Hassan’i rû-hü’l Kudüs ile te’yid buyur.” mealindeki hadis-i şerifle konumuzu teşkil eden hadisin şerhi esnasında geçen hadislerdir.
Mesrûk ile, İbrahim Nehaî, Salim İbn Abdullah, Hasan-ı Basrî ve Amr ibn Şuayb (r.a.) ise şiirin rivayetini de söylenmesini de mekruh görmüşlerdir. Delilleri ise “Şairlere gelince; onların ardınca ancak sapıklar gider.”[Şuarâ 224] mealindeki âyet-i kerime ile “Birinizin içinin irin ile dolup harap olması şiirle dolu olmasından daha hayırlıdır.”[Ebu Davud, hadis nu. 5009.] Mealindeki hadistir.
Şiir söylemekte bir sakınca olmadığını söyleyen fıkıh imamlarınca buradaki nehy her şiire şâmil olmayıp sadece fuhş-u kelâm ile karışık olan şiirlere şamildir.
Nitekim Rasulü Ekrem (s.a.v.)’in çok kere şiir dinlemiş olmaları, veznini değiştirerek bile olsa başkalarının şiirlerini okumaları ve Özellikle, Hz. Hassan’ı her fırsatta şiire teşvik buyurmaları da bu görüşü te’yid etmektedir.
Her ne kadar müşriklere karşı şiirle sebb ve hicivde bulunmak caiz ise de , kâfirlerin de buna karşılık vererek, ehl-i İslama küfretmeleri ihtimal dairesine gireceğinden, bunu müslüm anların başlatması caiz görülmemiştir. Fakat tecavüzü müşrikler, başlatırlar da aynı silahla müdafaa zarureti hasıl olursa o zaman bunda bir sakınca yoktur. Çünkü “müşriklerle, mallarınız, canlarınız ve dillerinizle mücadele ediniz.” buyurulmuştur.
Mevzumuzu teşkil eden hadis-i şeriften anlaşıldığına göre Hz. Ömer mescidde şiir söylemenin caiz olmadığı görüşünde imiş. Hz. Hassan b. Sabit’i şiir söylerken görünce bunu tasvib etmemiş ve tasvib etmediğini bakışlarıyla belli etmiş. Hz. Ömer’in bakışlarındaki manayı sezen Hz. Hassan: “Ben’bu mescidde senden daha hayırlısı varken de şiir söylerdim” diyerek Hz. Ömer’e karşı kendini savunmaya başlamış. Hz. Ömer onun, kendisini savunmaya kararlı olduğunu ve bu hususta Hz. Peygamberin kendisiai tasvib ettiğini ileri sürerek kendisine cevap vermeye hazır olduğunu gördüğü için Hz. Nebi’e dayanılarak kendisine cevap verileceği ve neticesiz kalacağı belli olan bir münakaşaya girmek istememiştir.
Bezlü’l-Mechud yazarına göre gerçekte bu konuda, Hz. Ömer’in görüşü daha isabetli idi. Çünkü Hz. Nebi devrinde mescidde şiir söylemeyi gerektiren sebepler vardı. Hz. Ömer devrinde bu sebeplerden hiç birisi kalmamıştı.
Hassan b. Sabit el-Ensari (r.a.) Muhadramindendir (yani hem cahi-liyyet döneminde hem de İslamiyet döneminde yaşamıştır). 120 sene yaşamış bunun yarısını cahiliyye devrinde yarısını da İslamda geçirmiştir. Babasıyla iki ceddinin de yüzyirmişer sene yaşadıkları rivayet olunur. Künyesi Ebu’l-Velid, yahut Ebû Abdurrahman’dır.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar