SÜNEN EBU DAVUD
AKDİYE BAHSİ
DEVAM: 12. Sulh
Kâ’b b. Mâlik’in haber verdiğine göre; Kendisi, Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında, İbn Ebî Hadred’de olan alacağını, (ondan) mescidde sert bir şekilde istemiş, ikisinin sesleri de evinde bulunan Rasûlullah (s.a.v.) işitecek kadar yükselmiş. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) onlar(ın yanın)a çıkmak isteyip odasının (önünde gerili bulunan) perdesini açarak Kâ’b b. Mâlik’e; “Ey Kâ’b!” diye seslenmiş. (O da), “Buyur ya Rasûlallah” diye cevap verince, ona “alacağının yarısını düş” diye eliyle işaret etmiş. Kâ’b da: “Ey Allah’ın Rasûlu, (bu tavsiyeyi derhal) yerine getiriyorum” diye cevap vermiş.
Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) (borçluya dönerek): “Kalk, (kalan) borcunu (derhal) öde” buyurmuştur.
Diğer tahric: Buhari, salât, husûmât, sulh; Müslim, müsâkât; Nesâî, kudât; İbn Mâce, sadakat; Dârimî, buyu’; Ahmed b. Hanbel, VI, 390.
AÇIKLAMA:
Neylü’I-Evtâr müellifi Şevkânî’nin de ifade ettiği gibi, alacaklı Kâ’b b. Mâlik ile borçlu İbn Ebî Hadred arasındaki münakaşa konusu, borcun miktarı olabileceği gibi borcun ödeme süresi de olabilir. Münakaşa konusunun, borcun miktarı üzerinde olduğu kabul edilirse Hz. Nebi, Kâ’b’a, “yarısını düş” derken “borcunun yarısından vazgeç” demek istemiştir.
Bu durumda hadis, davalının, aleyhindeki iddiayı reddetmesi halinde de taraflar arasında sulh yapılabileceğine delâlet etmektedir. Bir önceki hadisin şerhinde de açıkladığımız gibi İmam Ebû Hanîfe ile İmam Ahmed, İmam Mâlik ve alimlerin çoğunluğu bu görüştedirler.
Eğer ihtilâf konusunun ödeme süresinin sona erip ermediği meselesi olduğu kabul edilirse; o zaman bu hadiste, davalının aleyhindeki iddianın doğruluğunu kabul etmemesi halinde yapılan sulhun caiz olacağına dair bir delil yoktur. Sulh konusundaki görüşleri bir önceki hadisin şerhinde açıklamıştık.
Metinde geçen “yarısını düş” sözü bir tavsiye niteliğinde olmakla beraber; “borcunu öde” sözü vücûb ifade eden bir emirdir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar