SÜNEN EBU DAVUD
EDEB BAHSİ
DEVAM: 108-109. (Kalbe Gelen) Kuşkunun (Vesvesenin) Önlenmesi Hakkında (Gelen Hadisler)
Hz. Ebu Hureyre’den demiştir ki: (Hz. Nebi’in) sahabîle-rinden bazı kimseler (gelip): “Ey Allah’ın Rasulü, biz içimizde söylenmesini (bile) büyük (bir suç) gördüğümüz birşey(ler) hissediyoruz, biz onu söyleyince (dünyanın tümüyle) bizim olmasını (bile) istemeyiz” dediler. (Bunun üzerine Hz: Nebi): Demek böyle birşey hissetiniz öyle mi? dedi.
Evet, dediler. (Hz. Nebi): İşte bu, açık bir imandır, buyurdu.
İzah:
Müslim, iman
Hattabî (r.a)’nin açıklamasına göre metinde geçen İşte bu açık bîr imandır” sözü “işte şeytanın sizin kalbinize attığı vesveselerden rahatsız olup onları kabul etmeyerek onları reddedişiniz imanın ta kendisidir. Artık şeytanın bu çabaları sizin kalbinize erişemeyecek ve size bir zarar veremeyecek” anlamına gelmektedir. “Vesvese açık bir imandır” manasına değildir. Nitekim bir numara sonra gelecek hadis-i şerifte “şeytanın vesvese vermek için kurduğu hilesini reddeden Allah’a hamdolsun” buyurulması da bunu gösterir.
Netice olarak şunu söyleyebiliriz: Şeytanın vesvese vermek için imanlı kalpleri seçtiğinde şüphe yoktur. Binaenaleyh şeytanın bir kemseye vesvese vermeye çalışması o kimsenin iman sahibi olduğunun bir alâmeti olduğu gibi, şeytanın verdiği vesvese leri gidermeye çalışmak da bir iman işidir. Mümin şeytandan gelen vesveseleri gidermeye çalışmak da bir iman işidir. Mümin şeytandan gelen vesveselerden allah’a sığınmalı ve endişeye kapılmadan o vesveseyi ilmi delilerle gidermelidir. Nitekim bir önceki hadisin şerhinde açıklamıştık.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar