SÜNEN EBU DAVUD
ET’İME BAHSİ
13. Yemeği Kötülemenin Çirkinliği
Ebû Hureyre (r.a)’den şöyle dediği rivayet olunmuştur: Rasûlullah (s.a.v.) hiçbir zaman bir yemeği kötülememiştir. (Önüne gelen bir) yemekten hoşlanırsa onu yerdi, hoşlanmazsa yemezdi.
İzah:
Buhari, et’ime, menâkıb; Müslim, eşribe; Tirmizî, birr; Ahmed b. Hanbel, II, 467, 474, 479, 481, 495.
Bu hadis-i şerifte Rasûl-i Zîşan Efendimiz’in, önüne gelen bir yemeği kötülemediği ifade edilmektedir.
Hadis-i şerif sarihlerinin açıklamasına göre, Hz. Nebi’in bu tutumu mubah yemekler içindi. Fakat haram yemekler karşısındaki tutumu böyle değildi. Onları yemenin kötülüğünü anlatır ve ümmetini onları yemekten menederdi. Bu bakımdan âlimler mubah bir yemeği kötülemenin mekruh olduğunu söylemişlerdir.[Aliyyü’I-Kârî, Aynü’I-İIim, I, 272.]
Âlimlerden bazıları, Allah’ın yarattığı bir nimet olarak herhangi bir yemeği kötülemenin caiz olmadığını; fakat bir yemeğin, insanların pişirmesi ya da hazırlamasından doğan kusurunu söylemekte bir sakınca olmadığını söylemişlerdir. Ancak Hafız İbn Hacer’in açıkladığı gibi, yemeğin pişirilmesi veya hazırlanması ile ilgili olarak yemeğe yöneltilen bir tenkid eğer onu hazırlayanın kalbini kıracaksa o zaman bu neviden olan tenkidler de caiz olmaz.
Bu mevzuda İmam Nevevî şöyle diyor: “İnsanın önüne gelen bir yemeği; bu tuzludur, ekşidir, tuzu kıttır, iyi pişmemiştir gibi sözlerle tenkit etmekten kaçınması yemek âdabındandır.” İbn Battal da: “Dinen yenmesi meşru kılınan hiçbir yemekte ayıp ve kusur yoktur. Binaenaleyh helâl bir yemeği tenkidden kaçınmak İslâm âdabındandır” demektedir.
Ancak insanın tabiatı bazı helâl yemekleri yemekten hoşlanmayabilir. Böyle bir durumda o yemeği yememesi gayet tabiidir. Kişi hoşlanmadığı bir yemekle karşılaşınca Hz. Nebi’in yaptığı gibi hareket eder, yani tenkit yöneltmeden yemeği yemekten kaçınabilir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar