Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

EDEB BAHSİ

149-150. “Allah Beni Sana Feda Etsin’ Demenin Hükmü

Hz. Ebu Zer*den demiştir ki: Nebi (s.a.v.) (bana); Ey Ebu Zer! diye seslendi ben de: “Buyur yâ Rasûlullah, emrine icabet edip geldim” cevabını verdim.

İzah:

Lebbeyk: Buyur, emrine icabet ettim, geldim, demektir. Bu kelime lisanımızda kullanılan bir kelime-i icabettir. Fi’l-i semai olarak hazf edilen ve tesniye sigasıyla kullanı­lan mefûlü mutlaklardandır.

Sa’deyk, kelimesi de aynen lebbeyk kelimesi gibidir. Genelde lebbeyk kelimesinden sonra ve ona tabi olarak kullanılır.

el-Ferrâ’nm açıklamasına göre el-feda kelimesi, fa’sı üstün okunduğu zaman; “feda” şeklinde elif-i maksure ile esre okunduğu zamansa; “fıdâ” şek­linde elif-i memdude ile yazılır. Ebû Ali’nin rivayetine göre bu kelimenin fa’sı esreli olarak okunduğu zaman, bir zaruret olmadıkça mutlaka elif-i memdude ile fiadâ? şeklinde yazılır, “feda” şeklinde maksûr (kısa) olarak yazılması ile sadece “fa”sınm fetha ile okunması haline mahsustur.- Cev-herî’ye göre ise “fa”smın esreli okunması halinde bu kelimenin “fidâ” şeklinde maksur olarak yazılması caiz olduğu gibi “fid┑ şeklinde elif-i memdude ile yazılması da caizdir.

Ancak fa’sının üstünlü olarak okunması halinde sadece “feda” şeklin­de maksur olarak okunur veya yazılır.

Bir dua cümlesi olarak: “Allah beni sana feda etsin” cümlesi iki ma­naya gelir:

1. Allah, benim yapacağım harcamayla seni sıkıntı ve musibetlerden kurtarsın, anlamına gelir. Yani bu cümlede feda kelimesi insanın canını sıkıntılardan kurtarmak için harcadığı maldır.

Nitekim; “Oruca güç yetiremeyenlerin fidye vermesi, bir yoksulu doyurması lâzımdır.”[Bakara 184] âyet-i kerimesinde fidye bu manada kullanıl­mıştır.

Binaenaleyh âyetin manası “Oruca gücü yetmeyenlerin orucun sıkıntı­sından ve oruç tutmamanın azabından kendilerini kurtarmaları için bir miskini doyuracak kadar mal harcamaları gerekir” demektir. Bu görüş Ragıb-i İsfehanî’ye aittir.

2. Bir sıkıntıyı giderebilmek için bir şeyin yerine başka bir şeyi koy­mak anlamına gelir. “Ve fidye olarak ona büyük bir kurbanlık verdik”[Saffat 107] âyet-i kerimesinde olduğu gibi…

Bu açıklamadan da anlaşılacağı gibi, bu âyet-i kerimenin manası “Biz Hz. İsmail’i kurban olma zorluğundan kurtarmak için onun yerine büyük bir kurbanlık gönderdik” demektir. Bu görüş de Ebu’l-Beka’ya aittir.

Bütün bunlar, gösteriyor ki bir kimsenin diğer bir kimseye “Allah be­ni sana feda kılsın” demesi caizdir. Nitekim İmam Buharî, Sahih’inde bu­nu ifade eden hadisler için özel bir bâb açmıştır.[Buhari, edeb]

Hafız İbn Hacer’in açıklamasına göre, Ebu Bekir b. Ebi Asım, bu cüm­leyi kullanmanın caiz olduğuna delalet eden bütün haberleri toplamış ve; “kişinin, bir sultana, bir büyüğüne, bir âlime veya din kardeşlerinden sev­diği bir kimseye böyle demesi kesinlikle caizdir.” demiştir.

Hatta onu ağırlamak ve gönlünü almak için söylemişse, bu sözden do­layı sevap da kazanır. Eğer bu sözü söylemek dinen sakıncalı olsaydı, Hz. Nebi bu sözü söyleyen kimseyi bundan nehyederdi. Oysa Hz. Pey­gamber, bu sözü söyleyen kimseyi bundan nehyetmemiş; ayrıca ben bu sözü söylemenin caiz olmadığını söyleyen bir kişi dahi bilmiyorum” demiştir.”

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD