SÜNEN EBU DAVUD
CİHAD BAHSİ
117. İslam’ı Telkin Etmeden Esiri Öldürmenin Hükmü
Sâ’d’dan; demiştir ki: Rasûlullah (s.a.v.), Mekke’nin fethi günü dört erkek iki kadının, dışında (Mekke’de bulunan tüm) halk’a eman verdi. (Ravi Mus’âb) bunların (hepsinin) isimlerini verdi ve (bu isimler arasında) İbn Ebî Şerh’i de zikretti. Sonra hadisi (sonuna kadar) rivayet etti. (Ravi Sa’d rivayetine devam ederek) dedi ki:
İbn Ebi Şerh’e gelince o, Osman b. Affân’ın yanında gizlendi. Rasûlullah (s.a.v.), halkı kendisine bey’at (etmeleri) için çağırınca (Osman b. Affân) onu ta Rasûlullah (s.a.v.)’in yanına kadar getirdi ve; “Ey Allah’ın elçisi Abdullah ile de bey’atlaş” dedi. Bunun üzerine (Hz. Peygamber) başını kaldırıp (Abdullah’a) üç.defa baktı bu bakışların hiç birinde de (Osman r.a)’ın ba(sözü) nü kabule yanaşmadı ancak üçüncü (defa baktık)dan sonra onunla bey’atlaştı. Sonra ashabına dönüp: “İçinizde Abdullah’ın (benimle) bey’atlaşmasın(ı istemediğimden (dolayı) ellerimi sakındığımı görünce kalkıp da onu öldürecek anlayışlı birisi yok muydu?” buyurdu. (Orada bulunanlar da:)
Ey Allah’ın Rasûlü, biz senin içindekini ancak bize gözle işaret edersen (o zaman) anlayabiliriz dediler. (Hz. Peygamber de); “Bir peygamber’e hain gözlere sahip olmak yakışmaz.” buyurdu.
Ebû Dâvûd der ki: Abdullah, Osman’ın sütkardeşiydi, Velid b. Ukbe ise Osman’ın anne bir kardeşiydi ve Osman ona şarap içtiğinden dolayı hadd vurmuştu.
İzah:
Nesâî, Tahrîmu’d-dem
Fahr-i kâinat efendimiz Mekke’ye girince Mekkelilere hitâben yaptığı bir konuşmada;
“Kim Ebû Süfyân’ın evine girerse o, emindir. Kim silahı bırakırsa o da emindir, kim kapısını kaparsa o da emindir.” buyurmuş [Müslim, cihâd] ve isimlerini sayarak istisna ettiği kişilerin dışında tüm Mekkelilere emân vermiştir. Hadis ve siyer ulemâsının verdikleri bilgilere göre bu emân’ın dışında kalan kimselerden bazıları şunlardır:
1. Abdullah b. Sa’d b. Ebisserh; onu Hz. Osman evinde himaye etmişti. Metinde de açıklandığı gibi daha sonra Hz. Peygamberin huzuruna gelip müslümân oldu.
2. Abdullah b. Hatal; Bunu da Ebu Berze öldürdü.
3. İkrime b. Ebî Cehl: İkrime gemiye binerek kaçtı. Bir ara gemi fırtınaya tutuldu. Bunun üzerine gemide bulunan bazı kimseler;
Hak dînine ihlasla sarılın çünkü burada ilahlarınızın (putlarınızın) size hiç bir faydası olmaz, deyince îkrime;
Vallahi denizde beni ihlasdan başka bir şey kurtaramazsa burada da kurtaramaz. Allahım sana söz veriyorum, eğer beni bu tehlikeden kurtarırsan Muhammed’e gidip eline yapışacağım. Mutlaka beni affeder, dedi. Gemiden kurtulunca gidip müslümân oldu.[Nesâî, tahrimü’d-dem]
4. El-Huveyris b. Nakid: Bunu Hz. Ali öldürdü
5. Mekîs b. Subabe: Bunu da müslümanlar çarşıda yakalayıp öldürdü.
6. Hebbar b. Esved; Hz. Peygamberin kızı Zeyneb Medine’ye hicret ederken devesini ürküterek bir kayanın üstüne düşmesine ve karnındaki çocuğunun düşmesine sebeb olan kimsedir. Bu zat daha sonra müslümân oldu.
7. Ka’b b. Zübeyr: Bu zatta sonradan müslümân oldu.
8. Vahşi b. Harb: Bu da müslümanhkla müşerref oldu.
9. Safvan b.Ümeyye:, Bu zat da Umeyr b.Vehbel Cümehi’ye sığınarak onun delaletiyle Hz. Peygamberin huzuruna geldi ve müslüman oldu.
10. Haris b. Talatıle: Bu herif Hz. Peygamberi hicvederjji. Kendisini Hz. Ali öldürdü.
11. Abdullah b. ez-Zebâri; Bu zat kendisinin öldürüleceğini işitince Necrân’a kaçıp buraya yerleşti. Fakat bir süre sonra kalbine İslam sevgisi düştü. Bunun üzerine Hz. Peygamber’in huzuruna gelip müslüman oldu.
Hz. Peygamberin emân vermediği kadınlar da şunlardı:
1. Ebû Süfyân’ın karısı Hind binti Utbe’dir. Bu kadın Unut savaşında Hz. Hamza’nın şehadetinden sonra, karnım yardırıp ciğerlerini çıkarttırmış, ağzında çiğnemiş, yutamayınca da yere atmış, şehidlerin, burun ve kulaklarını kestirerek halhal ve gerdanlıklar yapmış ve böylece hıncını almıştı.[bk. Koksal A. İslam Târihi, VIII, 304.]
Hind kocası Ebu Süfyan’a gelerek:
Ben gidip Muhammed’e bey’at etmek istiyorum deyince Ebu Süfyan;
Dün senin bu sözünü yalanlar bir şekilde davrandığını görmüştüm, dedi. Hind de;
Vallahi şu mescidde, bu geceden öncesine kadar Allah’a hakkıyla ibâdet olunduğunu görmedim. Vallahi onlar geceyi namaz kılarak geçiriyorlar, dedi. Ebu Süfyan da;
Sen yapacağın şeyi muhakkak yaparsın kavminden bir adamı yanına al da bey’at etmeye onunla birlikte git, dedi. Hind tanınmamak için peçe-lenmiş, kılık değiştirmişti.
Babam anam sana feda olsun. Sen bizi ne kadar güzel şeylere davet ettin, diyerek müslüman oldu.
2. Fertena (veya Kureyna); Bu kadın, Fetih günü Mekke’den kaçmıştı. Sonradan emân diledi. Kendisine eman verilince kılık kıyafet değiştirerek gelip müslüman oldu.
3. Kureybe (veya erneb); Bu kadın fetih günü yakalanarak öldürüldü. Aslında bu iki kadın tbn Hatal’ın cariyesi idiler, tbn Hatal kafayı çeker, peygamberimizi hicv ve tahkir eden şiirler söyler onları bu cariyelere okuturdu.
Kureyş müşrikleri de İbn Hatal’ın ve bu şarkıcı karıların yanlarına gelirler, içki içerlerdi, İbn Hatal’ın söylediği hicv şiirleri okunurdu. Koksal M. Asım, İslam Tarihi VIII, 258
Her ne kadar mevzumzu teşkil eden hadis-i şerifte bu kendisine eman verilmeyen kimselerin dördü erkek, ikisi kadın olmak üzere altı kişi oldukları rivayet edilmişse de, bu rivayet sözü geçen kişilerin daha fazla olamayacağı anlamına gelmez. Çünkü râvi hatırlayabildiklerini rivayet etmiştir.
Hz. Osman Abdullah b. Ebi Şerh’e eman verdiği halde Hz. Peygamberin; “İçimizde… onu öldürecek anlayışlı biri yok muydu?” diyerek onun öldürülmesini arzu etmiş olması;”müslümanların-kısas ve diyet açısından-kanları müsâvîdir. Onların en azı veya en aşağı tabakadaki ferdi bile ahd ve emân verme hakkına sahiptir.”[bk.-Nesâî, Kasâme; îbn Mâce, diyat; Ebû Dâvûd, 4530 numaralı hadîs.] mealindeki hadis-i şerife aykırı değildir. Çünkü Hz. Osman, ona eman vermeden önce Hz. Peygamber onun öldürülmesini istemiş ve kanını heder etmişti. Bilindiği gibi Hz. Peygamberin kanını heder ettiği bir kimseye, başka birisi eman veremez. Metinde geçen; “Bir peygambere hain gözlere sahip olmak yakışmaz.” sözü, “Bir peygamberin göz ederek konuşması ona yakışmaz.” anlamında kullanılmıştır. Çünkü göz ederek konuşmak karşısındakileri aldatmaktır. Bu bir peygambere yakışmaz.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar