Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

EDEB BAHSİ

122-123. Komşu Hakkı

Âişe (r.anha)’dan (rivayet edildiğine göre); Nebi (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Cibril, komşu hakkında o kadar tavsiyede bulundu ki sonunda (kendi kendine) onu mirasçı kılacak, dedim.”

İzah:

Buhari, edeb, Müslim birr; Tirmizî, birr; İbn Mace. edeb; Ahmed b. Hanbel, 11,85, 160, 259, 305, 445,458, 514. V, 32, 365. VI, 52.91, 125, 187,238.

Metinde geçen “kesinlikle onu bana mirasçı yapacak sandım” sözünden murad “Bana bu husus­ta yakında Allah Man bir emir gelecek sandım” demektir. Bu cümle kom­şu hakkının şiddetle riayet ve muhafazasını ifade için mübalağa mevkiine çıkmıştır. Komşu ismi, müslüman, kâfir, âbid, fâsık, dost, düşman, yaban­cı, hemşehri, faydalı zararlı, akraba ve ecnebi bütün çevre halkına şamil­dir. Bunların hukuku en yakından başlamak üzere sırayla uzaklara doğru gider. Komşuluğun hududu hakkında ihtilaf vardır. Hz. Ali’den bir riva­yete göre; birbirlerinin seslerini duyanlar komşudurlar. Bazıları sabah na­mazını mescidde birlikte kılanlar komşudur, demişlerdir.

Bir rivayete göre [Heytemî, Mecmeuzzevaid, V1Iİ, 168; el Münziri, et-Tergib, XIII, 353.] komşuluk hakkı evin her tarafından kırk haneye ka­dar devam eder. Evzaaî’den de Öyle bir kavil rivayet edilmiştir.

Komşuların hakkı her birine, haline göre muamele yapmak, hayır dile­mek, zarar vermemek, nasihat etmek, gibi şeylerdir. Buradaki emir güzel ahlâka irşad ve nedb içindir.

Hafız İbn Hacer el Askalanî’nin açıklamasına göre sahâbiler: “Ey Allah’ın Resulü, komşunun komşu üzerindeki hakkı nedir?” diye sormuşlar da Hz. Nebi şöyle cevap vermiş:

Komşu senden birşeyi ödünç olarak isterse onu vereceksin. Sen­den yardım dilerse, yardım edeceksin. Hastalanmışa ziyaret edecek­sin. İhtiyacı olursa yardım edersin. Hayırlı bir işi olursa tebrik eder­sin. Başına bir musibet gelirse taziyet ve tesellide bulunursun. Öldü­ğü zaman cenazesine iştirak edersin. Evinin önüne izin almadan ha­va almasına engel olacak şekilde evinden yüksek ev yapmazsın. Ten­cerenin yayacağı yemek kokusuyla onu rahatsız etmezsin. Pişirdiğin yemekten ona da gönderirsen o başka. Meyve alırsan ona da hediye edersin. Şayet hediye etmeyeceksen meyveyi dışarı çıkarmazsın. Komşunun çocuğu da görmez.”

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD