Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

NİKAH BAHSİ

13. Mut’a Nikahı

Zührî’den; demiştir ki: Biz (birgün) Ömer b. Abdilazîz’in yanında (bulunuyor) idik, derken kadınların mut’a nikâhını konuşmaya başladık. Rabî’ b. Sebre denilen bir adam: Ben babamın; gerçekten Resulullah! (s.a.v..) Veda Haccında onu yasakladı, dediğine şâhid oldum, dedi.

İzah:

Müslim, nikâh, Nesâî, nikâh; îbn Mâce, nikâh; Ahmed b. Hanbel, III, 404.

İslamiyetin ilk devirlerinde zaruret icabı geçici olarak mübah kılınan mut’a nikahı hicretin onuncu yılında Veda Haccmda yasaklanmıştır.

Bu hadis-i şerîf Müslim’in Sahih’inde ve İmam Ahmed’in Müsned’inde şu manaya gelen lafızlarla rivayet olunmuştur:

“Rabia b. Sebre’nin babası Mekke’nin Fethinde Resulullah,(s.a.v.) iIa birlikte gaza etmiş ve (şun­ları) söylemiştir:

Orada onbeş gece kaldık. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.) bize kadın­larla mut’a yapmaya izin verdi. Derken ben kavmimden bir zat ile birlikte dışarı çıktım, güzellik bakımından ben ondan üstün idim. Arkadaşım çir­kine yakm bir adamdı. İkimizin de kaftanı vardı, fakat benim kaftanım eski, amca oğlumun kaftanı ise yepyeni idi. Mekke’nin alt tarafında, ya­hut üst tarafına vardığımızda bize uzun boylu dişi deve gibi (endamlı) bir kadın rastladı. (Kendisine):

Biz’den birimizle mut’a yapmaya razı olur musun? dedik. Kadın:

Ne verirsiniz? dedi. Biz de kaftanlarımızı yaydık. Kadın her ikimize de bakmaya başladı. Arkadaşım kadının yanıbaşına baktığım görünce:

Bunun kaftanı eskidir, benim kaftanım ise yepyenidir, dedi. Kadın ise iki veya üç defa:

Onun kaftanının zararı yok, dedi sonra kadınla ben mut’a yaptım ve Resülallah (s.a.) mut’ayı haram edinceye kadar yanından çıkmadım. [Müslim, nikâh; Ahmed b. Hanbel, III, 405.]

Müslim’in diğer bir rivayetinde de şu ifâde vardır: Fetih yılında Mek­ke’ye girdiğimiz vakit Resûlullahi mut’a yapmamızı emir buyurdu. Artık ondan bizi nehyedinceye kadar mut’adan çıkmadım.[Müslim, nikâh]

Buhârî’nin Sahıh’inde ise Resûlallah’ın mut’ayı ve ehli eşek eti yeme­yi Hayber günü yasakladığı kayd edilmektedir.[Buhârî, nikâh]

Müslim ile İmam Ahmed’in rivayet ettikleri bir başka hadis-i şerifte de Resülallah (s.a.v.) .mut’a nikâhına Evtas yılında sadece üç günlüğüne izin verdiği ve üç gün sonra da yasakladığı ifâde ediliyor.[Müslim, nikâh; Ahmed b. Hanbel, IV, 55.]

Bu rivayetler arasında bir çelişki bulunduğunu zannetmek doğru de­ğildir. Çünkü mut’a nikahı önce hicretin yedinci yılında Hayber’de mubah kılınmış, bir süre sonra yasaklanmıştır. Nihayet hicretin sekizinci yılında Mekke’nin fethi sırasında tekrar mubah kılınmış, bir süre sonra da yasak­lanmıştır. Resûl-i Ekrem Efendimiz bu yasağın kesinleştiğini te’kîd etmek maksadıyla Veda Haccında bu yasağı yeniden ilân etmiştir. Böylece İslâmiyette bu iş son şeklini almış ve bu yasak kesinlik kazanarak yerine otur­muştur.

Müslim ile İmam Ahmed’in rivayetinde geçen Evtas Gününden mak­sat da Mekke’nin Fethedildiği gündür.

Üç şey’in ikişer defa neshedildiği söylenir. Bunlar mut’a nikâhı, ehlî eşek eti yemek, namaz kılarken Beyt-i Makdise yönelmek. Ulemâdan bazı­larına göre mut’a nikâhı zaten geçici olarak helâl kılındığı için onu yürür­lükten kaldıracak bir neshediciye ihtiyâç yoktur. Çünkü bir hükmün yü­rürlükten kaldırıldığından bahsedilmesine ihtiyaç duyulması için o hük­mün daha önce devamlı olarak yerleşmiş olması gerekir.[Ahmed b. Hanbel, III, 404.]

DEVAM

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD