Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

CİHAD BAHSİ

DEVAM: 145. Ordu İçerisinden Gönderilen Seriyye Birliklerine Nefel Verilmesi

İbn Ömer’den demiştir ki: Rasûlullah (s.a.v.) (düşman üzerine baskın yapmak üzere) gönderdiği seriyyeler içerisinden bazı kimselere ordunun genel olarak hissesine düşen pay’ın dışında özel olarak nefel verirdi. (İbn Ömer dedi ki): Ancak (ganimet payı ile nefelin) her ikisinin de (verilmesinden önce) humus (un ganimetlerden çıkarılması) gerekir.”

İzah:

Bilindiği gibi “nefel” gazilere ganimet hissesinden fazla olarak verilen mükafattır.

Humus: Yoksullara, muhtaçlara ve yolculara verilmek üzere ganimet­ten ayrılan beşte bir mikdardır. Bu husus Elimize geçen ganimetin beşte biri Allah’a, Peygambere, onun akrabalarına öksüzlere, yoksulara ve yolculara aittir.” (Enfal 41) ayet-i kerimesine dayanmaktadır.

2741 numaralı hadis-i şerifin şerhinde de açıkladığımız gibi Mekke’nin fethinden önce hicretin sekizinci senesinde Şaban ayında, Ebû Katade baş­kanlığında Necid taraftarlarına baskına giden bu akıncı birliğine dağıtılan ganimet malları ile nefel olarak verilen mükafatların hepsinin seri yy e kuman­danı Hz. Ebû Katade tarafından mı yoksa Hz. Peygamber tarafından mı ve­ya birinin kumandan tarafından da diğerinin Hz. Peygamber tarafından mı verildiği hususundaki rivayetler oldukça farklıdırlar. Nitekim tercümesini sun­duğumuz ve mevzuumuzu teşkil eden 2745 ve 2746 numaralı hadislerde ga­nimetlerin kimin bölüştürdüğünden hiç bahsedilmeyip, sadece Hz. Peygam­berin nefel olarak verdiği mükafattan bahsedilirken, 2743 numaralı hadis-i şerifte de nefelin kumandan tarafından ganimetlerin de Hz. Peygamber ta­rafından dağıtıldığı ve seriyyeye iştirak eden askerlerden herbirinin eline top­lam olarak onüç deve düştüğü ifade edilmektedir. Bir başka ifadeyle riva­yetler arasındaki ihtilafları bu hadis-i şeriflerde de görmek mümkündür. An­cak konumuzu teşkil eden 2744 numaralı hadis-i şerif rivayetler arasın­daki ayrılıkları uzlaştıracak niteliktedir.

Bu hadis-i şerifte ganimetlerin ve nefel olarak verilen mükafatların as­lında seriyye kumandanı tarafından dağıtıldığı ve Hz. Peygamberin de onun bu uygulamasını tasdik ve takrir ettiği ifade edilmektedir. Bu ifade gerek ga­nimetlerin gerekse nefellerin hem seriyye kumandanının hem de Hz. Pey­gamberin eliyle dağıtıldığı anlamına gelir ki, bu mevzudaki rivayetlerin hep­sim de uygun düşer.

Ayrıca bu hadisler, sözkonusu seriyyenin elde ettiği ganimetlerin tüm ordu mensupları arasında değil sadece seriyyeye katılan onbeş kişilik asker­ler arasında dağıtıldığını ifade etmektedirler. Bu durum, bazı rivayetlerin ka­falarda doğurmuş olduğu “Acaba bu seriyyenin elde ettiği 200 deve 4000 kişilik ordu mensubu arasında dağıtıldığı halde nasıl olup ta herbirine oniki-şer deve düşüyor?” şeklindeki sorulan kafalardan sildiği gibi bu sorulara cevap aramaya da ihtiyaç bırakmıyor.

Ayrıca 2746 numaralı hadis-i şerifte ganimetler dağıtılmadan önce ga­nimetlerde bulunan Allah’ın ve peygamberin hakkı olan beşte bir (humus) un ganimetlerdan çıkarıp ayrılması icabettiği ifade ediliyor.

Avnu’l-Ma’bûd yazan el-Azimabadî’nin açıklamasına göre ganimetlerden öncelikle humus ayrılır sonra harpte fevkalade yararlılıklar gösterecek olan­lara vadedilmiş olan nefel ayrılır. Daha sonra da kalan ganimetler usulüne göre gaziler arasında paylaştırılır. Mezhep imamlarının bu mevzudaki gö­rüşlerini 2737 numaralı hadis-i şerifin şerhinde açıkladığımızdan burada bu kadarla yetiniyoruz.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD