SÜNEN EBU DAVUD
SALAT BAHSİ
21. Mescidde Yitik İlanının Keraheti
Ebu Hureyre (radiyellahu anh) demiştir ki; Resulullah, (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’i şöyle buyururken işittim: “Kim mescid’de yitiğini ilan eden birini işitirse, “Allah onu sana buldurmasın” desin. Çünkü mescidler, bunun için bina edilmemiştir.”
Diğer tahric: Müslim, mesacid; İbn Mace, mesacid; Nesai, mesacid; Ahmed b. Hanbel, II, 349.
AÇIKLAMA: Hadis-i şerif kaybedilen bir malı halka ilan etmek için mescidde sesi yükseltmeyi men etmektedir. Hadisin metni sadece kayıp bir malı ilan etmeyi mevzuu bahs etmekte ise de ibadet dışındaki her türlü muamelenin hükmü aynıdır. Tirmizi’nin rivayet ettiği bir hadiste, Efendimiz “Mescidde mal alıp satan birini görürseniz, Allah kar ettirmesin” deyiniz. Mescidde kayıp ilan eden birini gördüğünüzde de “Allah onu sana buldurmasın” deyiniz” [Tirmizi, buyu’; Darimi, salat] buyurmuştur.
Görüldüğü gibi, Tirmizi’nin rivayet ettiği bu hadis, mescidde alış-veriş yapmayı da men etmektedir.
İhtiyaç olmadığı halde Kur’an okurken, zikir yaparken sesi yükseltmeyi men eden haberler de mevcuttur. Bu haberlerde bazıları ve bu konularda muteber fıkıh kitaplarında yazılanlardan bir kısmı aşağıya çıkartılmıştır:
Ebu Davud’un, Ebu Sa’id el-Hudri’den rivayet ettiğine göre Resulullah (s.a.v.), mescidde itikafa girmişti. Ashabın sesli olarak Kur’an okuduklarını duydu, örtüyü kaldırdı ve “Hepiniz Rabbinize sesleniyorsunuz. Birbirinize eziyet etmeyiniz. Kıraatte sesinizi yükseltmeyiniz” buyurdu. [Ebu Davud, tatavvu; Ahmed b. Hanbel, III, 94.]
İbn Mace’nin rivayet ettiği binhadiste Efendimiz; “Küçük çocuklarınızı, delilerinizi, alış-verişlerinizi, husumetlerinizi ve seslerinizi yükseltmeyi mescidden uzaklaştırınız” buyurmuştur. İbn Mace, mesacid
Bu konuda Hatib’in Cabir’den rivayet ettiği başka bir hadis de şudur: “Okurken biri birinize (karşı) sesinizi yükseltmeyiniz.” bk. Muvatta, nida; Ahmed b. Hanbel, II, 36, 67, 129, IV, 344.
Yukarıya tercümelerini aldığımız hadisler ve bunlara benzer diğer meşhur rivayetler mescidde Kur’an okurken veya zikrederken sesi yükseltmeyi nehyetmektedir. Resulullah’ın ilim sofrasından ilim ve feyz alan ashab ve onlardan sonra gelen büyük şahsiyetlerden de mescidde sesi yükseltmeyi nehyeden birçok haber nakledilmiştir.
Ibn Mes’ud (r.a.) mescidde toplanıp sesli olarak salavat ve tehlil okuyan bir gruba rastlamış ve “Biz Resulullah’ın zamanında böyle şey bilmezdik, siz bid’atçilerden başka bir şey değilsiniz” diyerek onları mescidden çıkarmıştır. bk. el-Menhel, IV, 89.
Ömer b. Hattab (r.a.) mescidin yanına “Butayha” denilen bir yer ayırmış ve, “Kim bağırıp çağırmak, sesini yükseltmek veya şiir söylemek isterse oraya çıksın” demiştir.
Said b. Müseyyeb bir gün gece yarısından sonra mescidde teheccüd kılarken halife Ömer b. Abdilaziz içeriye girmiş, sesi güzel olan halife, seslice okumaya başlamış, Said, hizmetçisine: “Şu namaz kılana git söyle, ya sesini kıssın ya da mescidden çıksın” demiş ve namaza durmuş. Hizmetçi o zatın yanına gelip de onun halife olduğunu görünce bir şey demeden geri dönmüş. Said b. Müseyyeb selam verince, “Ben sana, şu namaz kılanı, yaptığından nehyet demedim mi?” diye çıkışmış. Hizmetçi, onun halife Ömer b. Abdul-Aziz olduğunu söylemiş, Said tekrar, “git ve ona, sana söylediğimi söyle” demiş. Hizmetçi de gidip “Said, ya sesini kısmanı ya da mescidden çıkıp gitmeni söylüyor” demiş. Bunun üzerine Halife sesini alçaltmış, selam verince de ayakkabılarım alıp gitmiştir. bk. el-Menhel, IV, 89.
Bu konuda muteber fıkıh kitaplarından bazılarında da şunlara rastlıyoruz: “Mescidde, fıkıh öğrenenlerin dışında sesi yükseltmek haramdır” (ed-Duru’l-Muhtar, – Hanefi-)
“İmam, cemaatin ihtiyacından fazla olarak sesini yükseltirse kötülük yapmış demektir.” (el-Bahru’r-Raik,- Hanefi-)
“Mescidde, Kur’an okurken sesi yükseltmek, namaz kılanların ve zikredenlerin kafasını karıştırmaktan korkulursa mekruh, karıştırırsa ittifakla haramdır.” (Muhtasara İmam Halil. – Maliki-)
“Namaz kılanın kafasını karıştıracak şekilde açıktan okumak haramdır.” (İbn İmad, -Maliki-)
Şafii ve Hanbeli alimlerinden de yukarıdakilere benzer şeyler nakledilmektedir.
Yukarıya aldığımız hadis-i şerifler, ashabın haberleri ve fıkıh kitaplarından aktardığımız ibareler camide Kur’an okurken ihtiyaç olmadığı halde sesi yükseltmenin, sesli olarak zikir yapmanın ve bağırıp çağırmanın caiz olmadığını, bunun açıkça bid’at olduğunu ortaya koymaktadır.
Ömer b. Abdülaziz gibi salih bir halifeyi sesli Kur’an okuduğu için camiden çıkartan Said b. el-Müseyyeb, sesli zikir yapan müslümanlan mescid-den kovan Ibn Mes’ud bugün olsalardı ve hiçbiı ihtiyaç yokken bağırıp çağıran vaizleri, ses ve teganni gösterisi yapan imamları, müezzinleri ve mevlidhan-ları görselerdi acaba ne yaparlardı? Bırakın bunlara vazife yaptırmayı, camiye sokarlar mıydı?
Hadis-i şerif, camide ses çıkarıp cemaati rahatsız etmeyi nehyediyor. ihtiyaç sahiplerinin, saflar arasında dolaşarak cemaati rahatsız etmemeleri kaydıyla mescidde yardım istemeleri ise, caizdir.
İbn Mace’den naklettiğimiz hadisde, çocukların da mescidden uzaklaştırılması emredilmektedir. Mescide konulmaması istenen çocuk, mescidi kirletecek veya hareketleriyle cemaati meşgul edecek kadar küçük olan çocuk olsa gerektir. Çünkü Resulullah efendimiz, yedi yaşına gelen çocuğu namaza alıştırmayı emretmiştir. Nitekim Dürru’l-Muhtar’da “Mescidi pisletmeleri kuvvetle muhtemel olan deli ve çocukların mescide sokulması haram, aksi takdirde mekruhtur” denilmektedir.
Ayrıca safların tanziminde erkek çocukların kadınların saflarından önce yer almaları çocukların da camiye gelebileceklerine işaret etmektedir.
Şafii ve Hanbeliler, “Mescidin kıymetini idrak edemeyen çocukların, orayı pisletmelerinden emin olunamayacağı için mescide sokulmaları mekruhtur” derler. Bu ifadeden, mescidi kirletmeyeceği bilinen çocukların mescide girmelerinin caiz olduğu anlaşılır. Yedi yaşına gelen bir çocuğun mescidi kirletmesi beklenemeyeceğine göre, Efendimizin bu hadisi ile çocuklara yedi yaşına gelince namaz kılmayı emreden hadisi arasında bir tezat söz konusu değildir.
Namaz dışında lüzumlu olan gerekli ilanların cami hoparlörlerinden halka duyurulmasında bir beis yoktur. Çünkü bu, ihtiyaca binaen yapılan bir ilandır. Bilhassa köylerimiz için bir zarurettir. Dikkat edilmesi gereken husus, ilanı özel meselelere hasretmemektir.
Bazı Hükümler
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar