SÜNEN EBU DAVUD
SUNNE BAHSİ
DEVAM: 13. Nebiin Biri Diğerine Tercih Edilemez
Abdullah b. Ca’fer (r.a.’dan rivayet edilmiştir): Rasûlullah (s.a.v.): “Hiçbir Nebie benim, Yunus İbn Metta’dan daha hayırlı olduğumu söylemek gerekmez” buyurdu.
İzah:
Buhari, enbiya; tefsir .sure, tevhid, Tirmizi, salat
Metta, Yunus (A.S.)’ın babasının ya da annesinin ismidir. Bir önceki hadıs-i serttin şerhinde de açık açıkladığımız gibi Nebilikleri ve tebliğ ettikleri dinlerin hak olması yönünde Nebiler arasında bir ayırım yapmak ya da birini diğerine tercih etmek doğru değildir.
Bu husus, bütün hak Nebiler için böyle olmakla beraber Nebi s.a.v.’in bu hususta sadece kendisinin Hz. Yunus*tan üstün görülmesinden endişe ederek ümmetini özellikle Yunus a.s. üzerinde uyarmak istemesi, ümmetinin: “Sen Rabbinin hükmüne sabret, balık sahibi (Yunus gibi olma! Hani o sıkıntıdan yutkunarak (Allah’a) seslenmiştir… ‘[Kalem 48] ayet-i kerimesine bakarak kendisini Hz. Yunus’tan daha üstün .görü:) Hz. Yunus’a da bir hata isnad etmelerinden korkmasından kaynaklannaktadır.
Aslında Allah Celle ve A’la, son Nebi Muhammed s.a.v.’i, diğer Nebilerde olmayan, pek çok meziyetlerle bezeyerek, onu, diğer Nebiler’den üstün kılmıştır. Çünkü o son Nebidir. Yüce Allah Ahzab suresinin 40. ayetinde onun Nebilerin sonuncusu olduğunu, Sebe suresinin 28. ayetinde de onun bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderildiğini haber vermiştir.
Böyle iken, Hz. Nebi, tabiatında bulunan eşsiz tevazu icabı kendisinden bahsederken devamlı olarak tevazu göstermiş, yüksek meziyetlerin ifade etmekten kaçınmıştır.
İşte mevzumuzu teşkil eden hadis-i şerif te bu tevazünün eseri olarak söylenmiştir.
Bu çeşit hadis-i şeriflerden biri de şu mealdedir: ‘Benimle, benden önce gelen Nebilerin durumu, tıpkı şu bina ynpan adamın durumu gibidir ki bu adam güzelce bir bina yaptı onu süsledi, tamamladı. Yalnız köşelerinden birinde bir kerpiçlik ver eksik kaldı. İnsanlar binanın çevresini dolaşmaya başladılar. Onu çok beğendiler ama: Keşke şu kerpiç tc yerinde olsaydı, dediler. İşte o kerpiç benim, ben Nebilerin sonLncusuyum.”[Buhari, menakıb; Müslim, fediül; Tirmizi. edeb; Menakıb; Ahmed b. Hanbel, II; 137.]
Fakat gerçeği de saklamaktan korktuğu için kendisinin diğer peygamberler arasındaki yerini açıklamaktan geri durmamıştır. Bu maksatla söylemi.1, olduğu hadislerden bazıları şu mealdedir:
“Ben kıyamet günü Adenıoğlunun efendisiyim. Kabri ilk yarılan ben olacağım. İlk şefaat eden ve şefaati kabul edilen de benim.” [Bk. 4673 numaralı hadis.]
“Ben kıyamet günü, Ademoğlunun, en hayırlısıyım, ama övünmen, Hamd bayrağı benim elimdedir, yine övünmem. O gün gerek Adem gerek ondan başka bütün Nebiler, hep benim bayrağım altındadırlar. İlk şefaat eden ve şefaati kabul edilecek olan benim, fakat yine övünmem.[Bk. İbn Mace, zühd]
Binaenaleyh, nasıl ki, bir insanın bazan kendisi hakkında bilgi verirken gerçeği söylemesi ve yanlış bilgi vermekten korktuğu için bazı meziyetlerini söylemek zorunda kalarak, sözkonusu meziyetlerini ifade ettikten sonra özel hayatında devamlı surette kendisinden tevazu ile bahsetmesi bir çelişki sayılmazsa, Hz. Nebiin de, Nebilik görevini yaparken, kıyamet ahvalini açıklamak ve kendisinin orada diğer Nebiler arasındaki yerini belirtmek mecburiyetinde kalınca gerçeği söylemiş olmak için, bazı üstünlüklerini dile getirdikten sonra, özel hayatı da kendi üstünlüklerini belirtmekten kaçınması da bir çelişki sayılamaz. Bu mev-zuyu 4673 numaralı hadisin şerhinde açıklayacağız inşallah.
Bu mevzuda İbn Kuteybe (r.a.) şöyle diyor:
“Demek ki Rasülullah (s.a.v.) beni ondan üstün tutmayınız, sözüyle tevazu yolunu kasdetmiştir.
Beni amel bakımından ondan üstün tutmayın. Onun amelinin benden çok olması mümkündür. Beni bela ve imtihan bakımından da üstün tutmayın. Şüphesiz o benden daha çok bela ve musibetlere maruz kalmıştır demek istemiş olması da mümkündür.” Bu mevzuyu 4673 numaralı hadisin şerhinde tekrar ele alacağız inşallah.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar