SÜNEN EBU DAVUD
SALAT BAHSİ
75. İmamdan Evvel Başını Kaldıran Veya İndirenleri Tehdid
Ebu Hureyre (r.a.)’den; dedi ki: Resulullah ( Sallallahu aleyhi ve Sellem ) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz başını, imam secdede iken kaldırınca Allah’ın onun başını eşek başına , yahud da [şek raviye aittir] suretini eşek suretine çevireceğinden korkmaz mı?”
Diğer tahric : Buharî , ezan; Müslim, salat; Tirmizî , cuma; Nesaî , İkame; İbn Mace , ikame; Darimi , salat; Ahmed b. Hanbel , II, 260, 271,425,456 , 469, 472, 504.
AÇIKLAMA: Bu hadis-i şerif daha imam secdeden kalkmadan önce, secdeden başını kaldıran kimseler için büyük bir tehdid manası taşıdığı gibi, imamdan önce secdeye veya rükü’a varanlar için de aynı şekilde bir tehdiddir . Çünkü secdeye eğilmek secdeye varabilmek için bir vesile olduğundan secdenin hükmünü taşır. Usul-i fıkıhta malum olduğu üzere, vesileler gayelerinin hükümlerine tabidirler.
İbn Hacer Buhari Şerhi’nde bu hadis-i şerifi açıklarken şunları söylemektedir: Bu hadis-i şerifi et- Tayalisî , Hammad b. Seleme’den ; İbn Hüzeyme de Hammad b. Zeyd’den rivayet etmiştir. Müslim’in rivayetleri de Yunus ve er- Rabi’a dayanmaktadır. Gerek Tayalisî’nin gerekse İbn Hüzeyme’nin Hammad’dan gelen rivayetlerinde “baş” tabiri geçtiği halde, Yunus’un rivayetinde “suret”, Rabî’in rivayetinde ise, “yüz” tabiri geçmektedir.
Hadis-i şerifin muhtelif rivayetlerinde görülen bu zahirî ve küçük farklılıklar ravilerin dikkat derecesindeki farklılıktan ileri gelmektedir. Kadı Iyaz bu küçük farklılıklara bakarak “aslında bu tabirler arasında esaslı bir fark yoktur. Çünkü yüz baştadır. İnsanın suretinin ancak tecelli ettiği organ da yüzdür…” demiştir.
Hadis-i şerifte geçen suret değişikliğinin hakiki manada olacağını söyleyen alimlerin başında İbn Hacer ve Bedrüddin Aynî gelmektedir.
Kadı Ebu Bekr İbnü’l – Arabi’nin , “Allah’ın eşek başına çevirdiği bir kimse bu ümmette mevcut değildir. Çünkü bu ümmet meshden emindir. Bu cümleden murad , olsa olsa , eşeğin huyu olan ahmaklık ve inatçılıktır” şeklindeki sözlerini Bedrüddin -i Aynî “ahir zamanda meshin (şekil ve şemail değişmesi) vuku bulacağını sahabeden bir cemaat haber vermiştir” diyerek reddettiği gibi, şimdiye kadar böyle bir değişikliğin vuku bulmadığını ileri sürenlerin sözlerini de “bu sözün doğru olduğunu kabul etsek bile cezanın Allah Teaala’nın dilediği bir zamana kadar geciktirilmesi mümkündür. Nitekim ashab -ı kirama dil uzatan bazı sapıkların ölürken eşek ve domuz şekline girdiğini bazı kitaplardan okuyoruz” diyerek reddetmiştir. Nitekim îbn Mace’nin Hz. Aişe’den rivayet ettiği şu hadis-i şerif de bu görüşü te’yid etmektedir: “Bu ümmetin en son gelenlerinde hasf da mesh de kazf de olacaktır”[ İbn Mace , fiten ] Bu hadis-i şerif Resul-i Ekrem (s.a.v.)’in ümmetine karşı beslediği hudutsuz şefkatini, bu sebeble de insanlığın iki cihanda saadetinin te’minatı olan dinî ahkamın bütün inceliklerini ve bu ahkama bağlı olarak doğacak bütün mükafat ve mücazatı beyan ediyor. Ayrıca bu hadis imama uymayan kişilere karşı büyük bir tehdidi de dile getiriyor.
İbn Mes’üd (r.a.) imamdan önce başını kaldıran bir zata bakmış da; “Sen ne yalnız kaldın, ne de imama uydun” demiştir, ibn Ömer’den de buna benzer bir söz rivayet edilir. Hatta îbn Ömer (r.a.), imamdan evvel başını kaldıran kimseye namazı yeniden kılmasını emretmiştir. Ulemanın büyük çoğunluğuna göre başını imamdan önce kaldırmak haram ise de bundan dolayı namazın iadesi gerekmez.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar