SÜNEN EBU DAVUD
ZEKAT BAHSİ
DEVAM: 17. Zekât Olarak Verilmesi Caiz Olmayan Meyveler
Avf b. Mâlik’ten; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) elinde bir asâ ile yanımıza mescide girdi. Bizden bir adam (zekât olarak getirdiği) âdi bir kuru hurma salkımı asmıştı. Resûlullah (s.a.v.) asâ ile hurma salkımını dürttü ve şöyle buyurdu: ”Bu zekâtın sahibi dileseydi, bundan iyisini zekât olarak verebilirdi. Bu zekâtın sahibi kıyamet günü âdi kuru hurma yiyecektir.”
İzah:
Nesaî, zekât; İbn Mâce, zekât
Kına, hurma salkımı anlamına gelmekte ve “kana, kmv, kunv.” şeklinde de ifade edilmektedir. “Haşef” ise âdi-bozuk kuru hurmadır.
İbn Mâce’nin el-Berâ b. Âzib’ten rivayet ettiği bir hadiste57 Mescid-i Nebevî’nin içindeki iki direk arasına gerilen bir ipe zekât hurma salkımları asıldığı ve fakirlerin onlardan yediği bildirilmektedir. îşte böyle zekât olarak getirilip asılan hurma salkımlarının âdi-bozuk olduğunu gören Resûlullah (s.a) normal hurmadan zekât verebildiği halde âdi hurmadan zekât veren adama ceza olarak âhiret gününde âdi-bozuk hurma yedirileceğini bildirmiştir.
Bu hadis, malın âdisini zekât olarak vermenin caiz olmadığına delâlet etmektedir. Ancak 1567 no’lu hadisin açıklamasında geçtiği gibi şayet malın hepsi âdi ve kötü ise, ondan zekât verilebilir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar