SÜNEN EBU DAVUD
ZEKAT BAHSİ
DEVAM: 4. Kenzin Ne Olduğu Ve Zînet Eşyasının Zekatı
Abdullah b. Şeddâd b. el-Hâdî’den rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Nebi (s.a.v.)’in hanımı Âişe’nin huzuruna girdik. Âişe dedi ki: Resûlullah (s.a.v.) yanıma girdi. Eller (parmaklar)imde büyük gümüş yüzükler gördü de: “Bu nedir? ya Âişe!” dedi. Ben de: Onları senin için süsleneyim diye yaptım, ya Resûlullah! dedim. Resûlullah (S.A.V.): “Onların zekâtını veriyor musun?” diye sordu. Ben de: Hayır (dadim) veya Allah’ın dilediği bir şey söyledim. O da: “O ateş(e girmen) için sana yeter”, buyurdu.
İzah:
Hakim, el-Müstedrek, I, 390.
“Fetehat” kelimesi, “fetha” veya “feteha”nin çoğuludur.”Fetha” veya “Feteha” ise, büyük yüzük veya câhiliyyet devrinde kadınların, el parmaklarına taktıkları kaşsız yüzük manasında kullanılmaktadır.
“Verik”, “verk” veya “virk” gümüş demektir.
Hadisin “Hayır, veya Allah’ın dilediği bir şey söyledim” fıkrasının manası, cevab olarak ya “hayır” dedim, ya da o anda Allah’ın dilediği bir kelime söyledim anlamındadır.
“O ateş(e girmen) için sana yeter” fıkrasından maksat ise “Cehennemde ta’zib edilmen için yalnız onun zekâtını vermemen, sana kâfidir” demektir. Bu söz, ziynet eşyasının zekâtını vermeyene büyük bir tehdittir.
Bu hadis de önceki hadisler gibi ziynet eşyasının zekâta tabi olduğunu söyleyenlerin delillerindendir.
Hadisi Darekutnî, Muhammed b. Atâ’dan tahrîc etmiş ve onun meçhul olduğunu söylemiştir. Beyhakî onun Muhammed b.Atâ değil de Muhammed b. Amr b. Atâ olduğunu ve Dârekutnî’nin onu dedesine nisbet etmesinden dolayı onun meçhul olduğunu zannettiğini söylemiştir. Nitekim Ebû Dâvûd da bu hadisin senedinde onu Muhammed b. Amr b. Atâ olarak zikretmiştir.
İbnü’l-Kattân da Beyhakî’nin ifâdesine yakın bir ifade kullandıktan sonra “Muhammed b. Amr b. Aîâ sikadır,” demektedir.
Hâkim de bu hadisi müstedrek’de, aynı zattan yani Muhammed b. Amr. b. Atâ’dan o da Abdullah b. Şeddâd b. el-Hadi’den tahriç edip Şeyhayn’ın şartlarına göre sahih olduğunu ancak onu tahric etmediklerini söylemiştir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar